11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/2889 E. , 2023/6800 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Demir San. ve Tic. Ltd Şti.'nin hissedarı olduğunu, anılan şirketin 24.02.2016 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, re'sen terkin işleminin ilanı ile şirket tüzel kişiliği sona erdiğinden tasfiye işlemlerinin yapılamadığını, şirketin vergi borçları, ticari borçları ve adına kayıtlı malvarlığı bulunduğunu ileri sürerek anılan şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye tabi tutulmasını, tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı olduğu sicilden re'sen terkin edilen ... Demir San. ve Tic. Ltd Şti. adına kayıtlı taşınmazın tasfiyesinin ve kamu borçlarının yapılandırılması ile tasfiyesini sağlayabilmesi için şirketin ihyasını talep ettiği, dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ancak ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca tasfiyesiz olarak 18.02.2015 tarihinde re'sen terkin edildiği, davanın 11.08.2021 tarihinde beş yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ... Demir Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci uyarınca ek tasfiyeye usulü ile tasfiye edilmesine ilişkin olduğu, anılan maddede herhangi bir hak düşürücü süreye yer verilmediğini, şirket ticaret sicilinden re'sen terkin edilmişse de şirketin vergi borçları, ticari borçlarının ödenmediğini ve üzerine kayıtlı mal varlığı tasfiye edilmediğini, şirketin üzerine kayıtlı 2 adet taşınmaz bulunduğunu, şirketin re'sen terkin olduğu tarihte ödenmemiş kamu borcu bulunduğunu, bu borçların yapılandırılarak ödenebilmesi için şirketin tasfiye edilmesi gerektiğini, ayrıca şirkete ait yukarıda bilgileri verilen taşınmazlar üzerinde kamu haczi de bulunduğunu, borçların yapılandırılarak veya yapılandırılmaksızın ödenebilmesi için şirketin ek tasfiye usulüne göre tasfiyesi gerektiğini, aksi halde şirketin, kamu ve diğer borçlarını ödeme ya da yapılandırma hakkı da bertaraf olacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirket hakkında ... tarafından şirket adresinin tesbit edilememesi nedeniyle şirketin münfesih durumda olduğu, infisah sebebinin ortadan kaldırılarak buna dair belgelerin ibrazı için ihyası istenilen şirket ve şirket yetkilisi davacı ...'a 160927 sayılı ihtarın tebliğe çıkartıldığı, tebliğe ilişkin posta barkodlarının gönderildiği, ihtarın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı ve 18.02.2015 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen ticaret sicil kaydının silindiği, ihyası istenilen şirket yetkilisi davacı tarafından 11.08.2021 tarihinde ise davanın açıldığı, davanın 5 yıllık süre içerisinde açılmadığı, İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3.Değerlendirme
1.İhyası talep olunan şirketin 18.05.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, infisah sebebi olarak adresinin tespit edilememesi gösterilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7 nci maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden resen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11 inci bendinde ise dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapılamadığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır.
Diğer taraftan 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 15 nci fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki dava ihyası istenen şirket üzerine kayıtlı 2 adet taşınmaz olduğu gözetilmeksizin sicilden resen terkin edildiği 18.05.2015 tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadan açıldığı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır
2.Ayrıca, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinin 15 inci fıkrasında yer alan "...silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde..." ibaresinin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarihli, 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararıyla iptal edildiği gözetildiğinde de 5 yıllık dava açma süresi uygulanamayacaktır.
3.Tüm bu nedenlerle davanın hak düşürücü sürede açılmamış olması nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.