Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/1731
Karar No
K. 2023/1910
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/1731 E.  ,  2023/1910 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2023/1731
Karar No: 2023/1910
DAVACI: … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: …Bankası

DAVANIN KONUSU : 31/12/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren T.C. Merkez Bankası Tebliği'nde yer alan "avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık 10,75 olarak" ibaresinin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile söz konusu düzenlemenin dayanağı olan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesiyle 1. maddesine yapılan yollama gereğince anılan Kanun'un tüm maddelerinin somut norm denetiminin sağlanması için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddine yönelik Dairemizin 15/02/2023 tarih ve E:2023/766, K:2023/575 sayılı kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlığın yapıldığı görüldüğünden, anılan Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 31/12/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren T.C. Merkez Bankası Tebliği'nde yer alan "avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık 10,75 olarak" ibaresinin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile söz konusu düzenlemenin dayanağı olan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesiyle 1. maddesine yapılan yollama gereğince anılan Kanun'un tüm maddelerinin somut norm denetiminin sağlanması için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. Dairemizin 15/02/2023 tarih ve E:2023/766, K:2023/575 sayılı kararı ile davacının unvanına açık bir şekilde yer verilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun düzenlenmediği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Anılan kararın 14/03/2023 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine 28/03/2023 tarihinde verilen yenileme dilekçesi ile bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası gösterileceği hükmü yer almış;

14.maddesinde, dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış;

15.maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında ise, bu yönlerden dava dilekçesinin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dava dosyasının ve dava dilekçesinin incelenmesinden; Dairemizin 15/02/2023 tarih ve E:2023/766, K:2023/575 sayılı kararıyla; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda 7249 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler uyarınca 28/11/2021 tarihinde Ankara ilinde ikinci bir baro kurularak tüzel kişilik kazandığı, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca dava dilekçesinde davacının unvanının gösterilmesi gerekmesine ve davanın açıldığı tarih itibarıyla "Ankara Barosu Başkanlığı" unvanına sahip bir baro mevcut olmamasına rağmen dava dilekçesi ve ekli vekaletnamede davacı baronun "Ankara Barosu" olarak belirtildiği, kaç numaralı baro olduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, bu haliyle, davacının unvanına açık bir şekilde yer verilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği ve davanın, dava dilekçesinde davacı Baronun unvanının tereddüte yol açmayacak şekilde gösterilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış ve ekinde davacının unvanını gösterir bilgi ve belgelerin sunulduğu bir dilekçeyle açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği; davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde ise yukarıda ifade olunan eksikliklerin giderilmediği ve davacının "Ankara Barosu Başkanlığı" olarak gösterilmek suretiyle aynı yanlışlığın yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; Dairemizin 15/02/2023 tarih ve E:2023/766, K:2023/575 sayılı dilekçe ret kararı üzerine, davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlıklar yapıldığından, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Nitekim, Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddi yolunda verilen 23/11/2021 tarih ve E:2021/6268, K:2021/5764 sayılı kararın, temyiz edilmesi sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 31/10/2022 tarih ve E:2022/1980, K:2022/3034 sayılı kararıyla kesin olarak onandığı; yine Danıştay Onuncu Dairesinin 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddi yolunda verdiği 18/04/2022 tarih ve E:2022/512, K:2022/2131 sayılı kararın da temyiz başvurusu sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/11/2022 tarih ve E:2022/2293, K:2022/3279 sayılı kararıyla kesin olarak onandığı görülmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca DAVANIN REDDİNE,

2.Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden … TL yürütmenin durdurulması harcının ve kararın kesinleşmesinden sonra artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine,

4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 06/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog