11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/11661 E. , 2023/8779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2015 tarihli ve 2015/1705 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle ...
1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/402 Esas, 2015/705 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b)Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık dilekçesinde; sebep beyan etmeksizin anılan mahkûmiyet hükümlerini temyiz etmek istediğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık, suç tarihi olan 01.04.2013 günü ... ilinde kamyonet ile seyir halindeyken trafik denetleme istasyonunda durdurulması üzerine ... adına sahte olarak düzenlenmiş sürücü belgesini, ...adına kayıtlı olup sahte oluşturulan 06 MMV 08 plaka sayılı araca ait sahte ruhsatı ibraz etmiş, araçta ruhsat sahibi gözüken ...adına 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'na aykırılık sebebiyle trafik para cezası düzenlenmiş, sürücü belgesi, ruhsat ve plakalardaki sahtecilikler farkedilmeksizin suretleri alındıktan sonra sanık yolculuğuna devam etmiştir.
2.Sanığın ... ilinde denetim sırasında sahte ruhsatını sunduğu 06 MMV 08 plaka sayılı aracın hırsızlık suçu akabinde 16.05.2013 tarihinde ... ili ... ilçesinde terkedilmiş vaziyette bulunduğu ve araç üzerindeki sözü edilen plakanın da sahte olduğu, sahte plaka takılan araç ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturmanın devam ettiği anlaşılmıştır.
3.Dosya kapsamındaki evraka göre; sanığın 15.07.2013 tarihinde ... ilinde ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi, yine başka bir ruhsatı ve plakası sahteleştirilmiş araçla suçüstü yakalandığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca da bu yerde işlediği hırsızlık suçuyla birlikte plaka ve sürücü belgesi sahteciliğinden dolayı kamu davası ikâme edildiği, sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir.
4.Adına idari para cezası tanzim olunan ...'in şikâyeti üzerine inceleme konusu dosyamızda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmış, kontrol esnasında kullanılan ve başka eylemlerde asılları ele geçirilen sürücü belgesi ve plaka ile aslı ele geçmese de sahteliği sabit görünen ruhsat sureti için resmi belgede sahtecilik, sanığın sebep olduğu ... adına düzenlenen idari para cezası tutanağından dolayı ise resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından kamu davası açılmıştır.
5.Sanık, ... ilinde kontrol esnasında ibraz ettiği sürücü belgesinin ... ilinde yakalanan belge ile aynı olduğunu, aracı da Elmadağ ilçesinde Mustafa Kurt diye birisinden aldığını savunmuştur.
6.Mahkemesince sahte sürücü belgesi ile ilgili ...'daki yargılama dosyasında bulunan ekspertiz raporuna da atıf yapılarak plaka ve sürücü belgesinin başka soruşturmalarda aslının ele geçirildiği, aslı bulunmayan ruhsatın ise sahte olarak düzenlendiğinin sabit olduğu, ayrıca sanığın resmi belge tanzim edilirken kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunduğu gerekçeleriyle her iki suçtan da mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1.Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada Olay ve Olgular bölümünün (3) numaralı paragrafında izah edilen ... ilindeki yargılama dosyasında hırsızlık eyleminde kullanılan ve aslı ele geçirilen ... adına tanzim olunan sürücü belgesi ve sahte plakalı araç nedeniyle, belgelerin aynı anda ele geçirildiği gerekçesiyle teşdit uygulanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu hükmün Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 04.11.2019 tarih ve 2019/9076 Esas, 2019/16991 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği belirlenmiştir.
2.Dosya kapsamında ... Asliye Ceza Mahkemesindeki yargılama ile ... Cumhuriyet Başsavcılığındaki soruşturma evrakının bir kısmının bulunduğu, yapılan incelemede ..., ... ve ... ilinde işlenen resmi belgede sahtecilik eylemlerinin suç tarihleri arasında ortalama 3 aylık bir zaman diliminin bulunduğu, ... ve ... illerindeki sahte ehliyetin aynı belge, yine ... ili ile ... ilçesindeki sahte plakanın aynı belge olduğu, bunun hem soruşturma hem yargılama dosyaları kapsamı, hem de sanığın ikrarıyla sabit olduğu, ..., ... ve ...nda işlendiği öne sürülen sahtecilik eylemleriyle ilgili ilk iddianamenin de her üç mahaldeki suçların işlenmesinden sonra 24.07.2013 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edildiği tespit edilmiştir.
3.Diğer taraftan UYAP üzerinden yapılan araştırmalarda sanığın birden çok hırsızlık suçu işlediği ve bu hırsızlık suçlarını işlerken sahte nüfus cüzdanı ve sahte plakalı araçlar kullandığı, ..., ... ve ...nda bahsedilenlerin dışında da benzer sahtecilik suçlarından evrakının bulunduğu belirlenmiştir.
4.Her ne kadar sanık hakkında Olay ve Olgular bölümünün (6) numaralı paragrafında belirtilen sebeplere dayanılarak Mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de ; dosya kapsamına alınan belgeler ve UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre, sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan üç ildeki eylemlerinden dolayı hukuki kesintinin olmadığı, ayrıca bu dosyadaki sürücü belgesi bakımından aynı belgenin başka dosyada da yargılama konusu yapılarak mahkûmiyet hükmü kurulduğu, plaka bakımından ise başka ilçede soruşturma yürütüldüğü ve akıbetinin tespit edilemediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulünün gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda ele geçirilen belgeler yönünden ise Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği de gözetilerek, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında ... ili ve ... ilçesinde gerçekleşen eylemler ile varsa başkaca sahtecilik eylemlerinin ve bağlantılı dava dosyalarının araştırılıp, mümkün olması halinde tüm davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın suçta kullanılan belgeleri aynı anda ya da farklı zamanda düzenleyip düzenlemediği tespit edilerek eylemlerinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gereken bir durumun var olup olmadığının, farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç işleme kararının yenilenip yenilenmediğinin, suç işleme kararının yenilenmemesi durumunda ise zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, ayrıca YCGK'nın 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği, yine bu dosyada resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmadan önce ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinde aynı sürücü belgesini de kapsar şekilde yargılama yapılıp hüküm kurulduğu halde bu duruma değinilmeksizin, aynı sürücü belgesini kapsar şekilde zincirleme surette resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve mükerrer yargılamaya devam edildiği, belge asıllarının da getirtilmediği nazara alındığında; tüm bu hususlar yerine getirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Yönünden
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/402 Esas, 2015/705 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.