4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/10077 E. , 2023/2766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırmıştır. II. CEVAP
1.Davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili; davalı şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, taraf teşkili sağlanmadığını ileri sürerek husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
2.Davalı Halk Sigorta AŞ vekili, sigortalının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ BİRİNCİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2018 tarih, 2015/429 Esas, 2018/7 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, yargılama sırasında hükmedilen geçici ödeme miktarı da mahsup edilmek suretiyle 163.419,63 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. IV. BİRİNCİ İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Halk Sigorta AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Halk Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde;
maluliyet raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışında kaldığını, davacının geçici iş göremezlik talebi bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2018 tarih, 2018/414 Esas, 442 Karar sayılı kararı ile; kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun maluliyet raporu alınması, müterafik kusur durumunun tartışılması, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışında kaldığı gerekçesi ile davalı Halk Sigorta AŞ vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ İKİNCİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne 78.725,05 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. VI. İKİNCİ İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...
Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, geçici ödeme kararının hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde davalı olarak husumet yöneltilmediğini, taraf değişikliği yapılamayacağını, zamanaşımının dolduğunu, araç sürücüsünün tam kusurlu olması nedeni ile illiyet bağının kesildiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının iş göremezlik talebi bulunmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davalı ... Gıda San. ve Dış Tic.Ltd.Şti.'nin ilk hükmü istinaf etmediği, böylelikle kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-b-1 maddesi gereince esastan reddine, davacının geçici ödemeye ve manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne 102.719,05 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
Gıda San. ve Dış Tic.Ltd.Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; ilk hüküm tarihinde davada taraf olarak yer almadıklarını, ilk kararın usulü kazanılmış hak teşkil edeceğinin kabulünün hatalı olduğunu, davalı müvekkili şirket ile ilgisi bulunmayan başka bir şirketin davada taraf olarak gösterildiğini, davalı müvekkili şirkete husumet yöneltilmediğini, davada taraf değişikliği yapılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, araç sürücüsünün tam kusurunun illiyet bağını kestiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının iş göremezlik talebi bulunmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk Anayasanın 36 ıncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 27 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanununun 54 üncü maddesi
3.Değerlendirme
1.T.C. Anayasası'nın 36/1 maddesinde "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmü düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nın 27 nci maddesinde "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür. Bu husus da usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen Adreste Tebligat" kenar başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.", "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" kenar başlıklı 21 inci maddesinde, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.", "Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti" kenar başlıklı 35. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır." hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda; dava dilekçesi ile trafik kazası nedeni ile eldeki tazminat davası açılmış davalı olarak da "... Gıda San. ve Dış Tic.Ltd.Şti." davalı gösterilmiştir. Dava dilekçesi adı geçen davalıya tebliğe gönderilmiş, tebliğ imkansızlığı nedeni ile tebligat iade edilmiştir. Bunun üzerine mahkemece davalı şirketin kayıtlı adresi Ticaret Sicil Gazetesinden sorulmuş, gelen cevabi yazıda ise davalı şirketin değil davalı şirket ile isim benzerliği olan "Liderler...Şti."nin adresi bildirilmiştir. Bunun üzerine yargılamada tüm tebligatlar dava ve davalı ile ilgisi bulunmayan şirketin adresinde Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre yapılmış, yargılama asıl davalı olan "......Şti."nin yokluğunda yapılarak sonlandırılmıştır. Mahkemece ilk hüküm 11.01.2018 tarihinde verilmiş, hükmün tebliği de Ticaret Sicil Gazetesinden bildirilen dava dışı şirketin adresine Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddeye göre tebliğ edilmiştir. Hükmün tebliği üzerine karara karşı sadece davalı Halk Sigorta AŞ tarafından istinaf yoluna başvuru yapılmış ve adı geçen davalı yararına Bölge Adliye Mahkemesince 25.04.2018 tarihli karar ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının ardından davacı vekilince 07.05.2018 tarihli dilekçe ile davalı şirketin adının dava dilekçesinde "......Şti." iken "Liderler ... Şti." olarak değiştiğini, bu yanlışlığın düzeltilerek dava dilekçesinin, istinaf bozma ilamının ve bilirkişi raporunun "... ...ŞTİ."ye tebliğine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı vekilinin bu talebi üzerine davalı olarak gösterilen doğru şirkete tebligatlar yapılmış, davalı ...... Şti vekilince, husumet, zamanaşımı ve diğer itirazlarda bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılamanın sonunda 17.09.2019 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı ... ...Şti. vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkemenin 11.01.2018 tarih ve 2015/429 esas ve 2018/1 karar sayılı ilamına karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Eksik inceleme ile karar verilemez.
Dosya kapsamından mahkemenin 2015/429 esas sayılı yargılamasının davalı ... Şti.'nin yokluğunda, davalıya usulüne uygun tebligat çıkarılmadan ve savunma hakkı tanınmadan yapıldığı, mahkemenin 11.01.2018 tarih ve 2015/429 esas ve 2018/1 karar sayılı ilamının adı geçen davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği ve davalıya hükme karşı yasa yoluna başvurma imkanı tanınmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesine esas teşkil eden "davalının mahkemenin 11.01.2018 tarih ve 2015/429 esas ve 2018/1 karar sayılı ilamına karşı yasa yoluna başvurmadığı"na dair gerekçesi dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira mahkemenin 11.01.2018 tarih ve 2015/429 esas ve 2018/1 karar sayılı gerekçeli kararı davalı ... ...Şti. yerine dava ile ilgisi bulunmayan Liderler... Şti.'ye tebliğ edilmiştir. Hal böyle olunca usulüne uygun olarak gerekçeli karar tebliğ edilmeden ve karara karşı istinaf yasa yoluna başvurma imkanı tanınmadan verilen kararın usulü kazanılmış hak teşkil etmesi beklenemez.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinafı incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken Anayasa'nın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlali ile hüküm kurulması kanuna aykırıdır (HMK madde 27). Davalının savunma hakkı kısıtlanarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.