Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/11/2022

NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI :

VEKİLİ: Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI:
VEKİLLERİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 12/01/2024
YAZIM TARİHİ: 17/01/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 11/11/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; temlik veren banka ile kredi borçlusu ... Ltd. Şti. arasında imzalanmış olan Genel Kredi Taahhütnamesi'ne istinaden kullanılan 400.000,00 TL bedelli ticari krediye davalının müşterek müteselsil kefil olduğunu, davalının aynı zamanda borçlu şirketin ortaklarından olduğunu, kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek, Konya . Noterliği'nin 23/11/2006 tarih ve .. ile ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin davalıya tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhinde Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 23.11.2015 tarihinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası açılması için gereken 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, daha önce temlik veren banka ... A.Ş. tarafından, davalıya karşı iş bu davaya konu takibe ve borca ilişkin olarak Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, yargılama yapılarak 04.06.2008 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, davanın kesinleştiğini, davalının herhangi bir genel kredi taahhütnamesine imza atmadığını, böyle bir taahhütnamede imzası bulunmadığını ve kefil sıfatı ile davalı adına imza atıldıysa da bu imzanın davalıya ait olmadığını, bu hususun ihtarname ile de bankaya bildirildiğini, daha önce aynı takibe ve borca ilişkin olarak görülen davada imzanın müvekkiline ait olmadığı hususunun davacı tarafça ikrar edildiğini, davacı bankanın Konya..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu cevaba cevap dilekçesinde... yerine imza atan kişinin kardeşi ... olduğunu tespit ettikleri yönünde beyanda bulunduğunu, bu hususun 10.07.2007 tarihli duruşmada da beyan edildiğini ve zapta geçtiğini, davacının açıkça kötüniyetli olduğunu savunarak davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacı taraf aleyhine takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve HMK m.329/1 uyarınca davalı ile kararlaştırılan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; Takibin durdurulması kararının davacıya tebliğ edilmediği, bu nedenle hak düşürücü sürenin dolmadığı, ayrıca Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas nolu dosyasında; icra müdürlüğünce...'e yapılmış bir ödeme emri tebliği bulunmadığından bahisle, yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş olması dikkate alındığında, mahkememizde açılan itirazın iptali davasının görülmesinin,

HMK 114/1. Maddesine aykırı bir durum teşkil etmeyeceği, davalı vekilince davalı ile kararlaştırılan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline yönelik talepte bulunulmuş ise de; taraflar arasındaki vekalet ilişkisine bağlı alacak talebinin mahkemece hükmedilecek yargılama giderleri içinde yer almadığı, davalı tarafça imza itirazında bulunulması nedeniyle Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alındığı, raporda özetle; inceleme konusu sözleşmede... adına atılı imzalar ile...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği tespitinde bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, davaya konu sözleşmede yer alan imzanın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kötüniyet tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle de davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, borçlu şirket yetkilileri ... ve .... hakkında Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile dolandırıcılık suçundan dava açıldığını, bu dosyanın celbedilip incelemesi taleplerinin mahkemece reddedildiğini, borçlu şirketin ortağı olan davacının imza inkarında bulunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davalının davaya konu kredi sözleşmesini şirketin ortağı olarak müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalının şirket yetkilisi olmasına rağmen, sanki olaydan bihaber olarak imzasının taklit edildiğini iddia ettiğini, ancak bu konu hakkında kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını, ilk derece mahkemesince aldırılan 21.06.2022 tarihli ATK raporunun hatalı olup, usule uygun olmadığını, ATK raporunda, davalıya ait imza ve el yazısı örnekleri incelendiğinde görüleceği üzere 08/07/2005 tarihinden önce mukayese edilebilecek ve akabinde incelenecek tek imza ve el yazısı örneği 26/07/1983 tarihli evlenme kütüğü bulunduğunu, bunun dışında inceleme yapılacak davalıya ait imza ve el yazısı örneği bulunmadığını, bu durumun eksiksiz bir inceleme yapılmasını engellediğini, davalıya ait imza ve el yazısı örneklerinin şüpheye mahal vermeden incelemeye tabi tutulması gerektiğini, sonuçta herkesin yıllar geçtikçe el yazısı ve imzası değişebildiğini, öncelikle Genel Kredi Taahhütnamesi'nden önceki tarihte mevcut bulunan davalının imza ve el yazısı örneklerinin mahkemece tekrar alınması gerektiğini, sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra rapor alınması gerektiğini, ATK’da grafoloji uzmanı huzurunda imzaların atılması gerektiğini, rapor alınan ATK heyetinde Grafoloji uzmanı bulunmadığını, bu nedenle heyette grafoloji uzmanının da bulundurularak rapor alınması gerektiğini, davalıya ait imza ve el yazısı örneklerinin dosyaya celp edile tüm imza ve el yazısı örnekleriyle kıyaslanması gerektiğini, itiraza konu raporda; incelemeye konu sözleşmenin, yazıların davalıya ait olmadığının tespit edildiğini, bu tespitin neye göre yapıldığının ise ATK raporunda net bir biçimde açıklanmayarak sadece ‘’ tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından/saptanmadığından’’ şeklinde genel bir neden ortaya konulduğunu, bu yönüyle ATK raporunun hatalı olup hükme esas alınamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar etmekle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğunu, davaya konu icra takibine dayanak edilen taahhütnamedeki imzanın müvekkiline ait olmadığının kanıtlandığını, daha öne aynı takibe ilişkin olarak aynı taraflar arasında görülen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı itirazın iptali davasında, davacı vekilince verilen cevaba cevap dilekçesinde; “...’in yerine imza atan kişinin aslında kendisi değil, kardeşi ... olduğu tarafımızdan hesap kat edilip, icrai takibe geçildikten sonra tesadüfen tespit edilmiştir.” diyerek imzanın müvekkile ait olmadığının ikrar edildiğini, davacı tarafın, takibe dayanak taahhütnamedeki imzanın müvekkile ait olmadığını bilerek, bunu ikrar etmesine rağmen müvekkile karşı yenileme emri göndermesi ve iş bu itirazın iptali davasını açmış olmasının açıkça kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ancak bu taleplerinin haksız olarak reddedildiğini, davacının davayı kötü niyetle açmış olduğu sabit olduğundan HMK 329/1 maddesi gereğince yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretini ödemesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı ve HMK 329/1 uyarınca müvekkili ile aralarında kararlaştırılan 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi taleplerinin reddi yönlerinden kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre dava konusu icra dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen genel kredi sözleşmesinde davalı...'e atfen atılan kefalet imzasının davalıya ait olmadığının Dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, sözleşmede imzası bulunmayan kişinin, sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bu nedenle itirazın iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, itirazın iptali davasının reddi halinde;

HMK 329 ile İİK'nın 67/2. maddesi gereğince borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olduğunun ispatlanması gerektiği, dava dosyasında davalının icra takibini kötüniyetli başlattığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle; ilk derece mahkemesince delillerin takdir ve değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi kararın kaldırılmasını gerektiren kamu düzenine aykırı bir uygulamanın da olmadığı kanaatiyle; tarafların istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Tarafların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,

2.Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5.İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

6.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

6.Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

(Muhalif)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

MUHALEFET ŞERHİ:

İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse, aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilemez. Dava konusu somut olayda aynı icra takibi ile ilgili olarak açılan itirazın iptali davasının görüldüğü Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde ve 10.07.2007 tarihli duruşmada sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, imzanın davalının kardeşi olan ... tarafından atıldığı beyan edildiği görülmektedir. Buna göre davacının takip dayanağı kredi sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olmadığını bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin ve dolayısıyla da icra takibine girişmekte haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, ancak, dava itirazın iptali davası olup İİK 67/2. Maddesi gereğince itirazın iptali davalarında kötüniyetle dava açan alacaklı alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edildiğinden davacı aleyhine hem İİK 67/2. maddesi gereğince kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin, hem de HMK 329. maddesi gereğince davalının vekiliyle arasında kararlaştırıldığı ücrete hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı, bu nedenle davalının vekiliyle arasında kararlaştırıldığı ücretini ödemeye mahkum edilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Üye

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.