Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/8108
Karar No
K. 2023/4783
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/8108 E.  ,  2023/4783 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2020/8108
Karar No: 2023/4783
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Antalya ili, Manavgat ilçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alana ilişkin Manavgat Belediye Encümeni'nin … tarihli … karar sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon işleminden dolayı uğranıldığı ileri sürülen 500,000,00-TL maddi ve 50,000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, … tarihli, … sayılı parselasyon işleminin anılan parselasyon işlemi sonucu oluşan … ada … sayılı parselin davacı tarafından satın alındığı 1989 yılında öğrenildiği, parselasyon işleminden kaynaklı tam yargı davasının en geç parselasyon işleminin öğrenildiği 06/06/1989 tarihinden itibaren altmış günlük süresi içinde açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 24.10.2018 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:Dava konusu olayda davacının zararına sebep olduğu iddia edilen idari işlemin; davacının hisseli olarak maliki olduğu Antalya ili, Manavgat ilçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alana ilişkin olarak yapılan ve Manavgat Belediye Encümeni'nin … tarihli … sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon olduğu, anılan parselasyon işlemi yazılı olarak davacıya tebliğ edilmemiş ise de; davacı tarafından açılan ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E: … saysısına kayden görülen dava kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 15.3.2016 tarihli bilirkişi raporunda, Manavgat Belediye Encümeni'nin … tarihli, … karar sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon işleminden ayrıntıları ile bahsedildiği, davacıya bu arazi ve arsa düzenlemesi işlemi kapsamında eksik tahsis yapıldığının tespit edildiği, bu haliyle, anılan bilirkişi raporunun davacıya tebliğ edilmesi üzerine davacının zararına sebep olduğunu ileri sürdüğü idari işlemden ayrıntıları ile haberdar olduğunun anlaşıldığı, 15.3.2016 tarihli bilirkişi raporunun davacıya tebliğ edildiği 29.3.2016 tarihinden itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi içinde dava açılması ya da 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında davalı idareye başvuruda bulunulması gerekirken, bu sürelerin üzerinden çok uzun bir süre geçtikten sonra 06/09/2018 tarihli dilekçe ile Manavgat Belediyesine yapılan başvurunun reddi üzerine 24.10.2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönünde verilen istinaf başvurusuna konu kararda sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul ve yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Usul ve yasaya uygun olan idari dava dairesi kararının onanmasıgerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Davacının 1981 yılında mülkiyetini kazandığı Manavgat ilçesi, … ve … Mahallelerinde bulunan … ada … sayılı parseldeki … hissesinin tamamının anılan alanda yapılan parselasyon planının onayına dair Manavgat Belediye Encümeni'nin … tarihli ve … karar sayılı kararı neticesinde düzenleme ortaklık payı çıkıldıktan sonra 312,00 m2 büyüklüğünde yer verilmesi gerekirken 126,00 m2 yer verilmesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararının tazmini amacıyla 500,000,00-TL maddi ve 50,000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle, 24.10.2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı T.C. Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu, 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu, 35. maddesinde, herkesin mülkiyet ve miras hakkına sahip olduğu, bu hakların anacak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği, temel hak ve özgürlüklüklerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13.maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.

Anayasanın 90. maddesi uyarınca uygun bulunan ve iç hukukun bir parçası halini alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 No.lu Ek Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde ise: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka harçların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmü yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğuna işaret edilmiş, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 10. maddesinde; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerden olan mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için, ilgililerin, gerekli işlemin yapılmasını idareden her zaman isteyebilecekleri açıktır. Bu durum mülkiyet hakkının zaman ötesi niteliğinden kaynaklanmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 10.04.2003 günlü, E:2002/112, K:2003/33 sayılı ve 17.03.2011 günlü, E: 2009/58, 2011/52 sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere, hukukun genel ilkelerinden birisi de mülkiyet hakkının zaman ötesi niteliği, başka bir anlatımla mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramamasıdır. Mülkiyet hakkının bu niteliğinden dolayı, bu hakkı ilgilendiren konularda gerekli işlemin yapılması isteminin idarece reddedilmiş olması halinde, aynı konuda 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca idareye tekrar başvurulmasına ve başvurunun reddi halinde ret işlemine karşı dava açılmasına bir engel bulunmamaktadır. Her yeni başvuru üzerine idarece tesis edilecek işlem için 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinde öngörülen 60 günlük süre içinde dava açılması mümkündür.

Parselasyon işlemi sonucu eksik tahsis yapılması nedeniyle mülkiyet hakkının bir kısmının ortadan kaldırıldığı ileri sürülerek açılan tazminat davasının mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, mülkiyet hakkının parselasyondan kaynaklı eksik tahsis nedeniyle ortadan kaldırılması durumu süregelen bir zarar olduğu için ilgililerin idareye her zaman başvurabilmesi mümkündür. Mülkiyet hakkı kapsamında parselasyon sonucu eksik tahsis yapılması nedeniyle tazminat istemiyle yapılan başvurunun daha önce parselasyon işlemine dava açılmamış olması nedeniyle idareye başvurulmasına ve başvurunun reddi halinde tazminat istemiyle dava açılmasına engel teşkil etmemektedir. İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi veya hiç işlememesi halinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Davacının mülkiyet hakkının 1987 yılında yapılan parselasyon işlemi nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülmüş olup süregelen zarar olması nedeniyle zarar giderilene kadar her zaman dava açılabilecek olup, aksi durum davacının dava açma hakkının engellenmesi sonucunu doğuracağından davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair temyize konu İdari Dava Dairesi kararın da isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekeçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog