5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2023/5097 E. , 2023/12252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen yargılamanın yenilenmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılara ait Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi 1348 parsel ... taşınmazın ... tarafından yol yapımı gerekçesiyle m² birim fiyatı 50.000TL'den olmak üzere toplam 2.313.000,00TL bedelle kamulaştırıldığını, bu kamulaştırmaya ilişkin kamulaştırma evrakları ise Ankara Noterliği tarafından 04.04.1996 tarihli ve 06123 numara ile kendilerine tebliğ edildiğini, ancak davalı idare tarafından yapılan bu kamulaştırmadan sonra kamulaştırma tarihinden itibaren beş yıl geçmesine rağmen yol yapımı amacıyla herhangi bir çalışma yapılmadığını, bu nedenle ... tarafından kamulaştırma bedeli olarak taraflarına ödenen 2.313.000,00TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıya iadesine ve kamulaştırılan taşınmazın davacılar adına eski tapu kaydına göre tesciline dair açılan davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın taş ocağı, şantiye sahası, ve stok sahası olarak kullanıldığı yönünde, davacı beyanı haricinde dosya içeriğinde hiçbir bilgi ve belgenin olmadığını, dosyada bulunan 05.03.2008 tarihli bilirkişi raporunun dahi açıkça, dava konusu taşınmazın taş ocağı, şantiye ve stok sahası olarak kullanıldığı yönünde davalı beyanı haricinde belge olmadığını ortaya koyduğunu, dosya içeriğinde taşınmazın kamu hizmetinde kullanıldığı yönünde hiçbir belge olmadığını, dava konusu taşınmazın somut olaydaki gibi çok kısa bir süre davalı idare tarafından kullanılmış olması halinde 2942 ... Kamulaştırma Kanunu'na (2942 ... Kanun) uygun bir ihtiyaç ve kullanımının söz konusu olamayacağını, dava konusu taşınmazın benzeri taşınmazlarda kamu yararı gözetilerek kamulaştırılan yerin yine kamu yararına kullanılması için, ileriye dönük bir yapı projesinin ve planlamasının mevcut olması gerektiği, davalı tarafından dosyaya mübrez projenin davaya konu taşınmazla ilgili olabileceği ihtimali gerekçesi ile davanın reddinin mümkün olmadığını, aşamalarda dosyaya mübrez uydu görüntülerinden de davaya konu yerin karayolu olarak kullanılmadığı, karayolu ile aradaki mesafenin 500 metre olduğu, herhangi bir stok sahası veya taş ocağı da olmadığı hususlarının açıkça anlaşıldığını, mahkemenin anılan gerekçelerle ve kendi bilirkişisinin görüşleri doğrultusunda kısa yoldan, yeterli olmayan ve eksikleri olan dosyada davanın reddi cihetinde karar verdiğini, davaya konu yerin davacı tarafından dosyaya ibraz edilen projeler kapsamında bir yer olması halinde Maliye Bakanlığı'na devrinin söz konusu olmaması gerektiğini, davanın devamı aşamasında dosyaya sunulan projelerin dosya ile ilgisinin olmadığının bu şekilde anlaşıldığını 2942 ... Kanun'u gereğince ... tarafından kamulaştırma bedeli olarak taraflarına ödenen 2.313 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıya iadesine ve kamulaştırılan taşınmazın davacılar adına eski tapu kaydına göre tesciline dair açılan davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini ileri sürerek alınan bilirkişi raporları doğrultusunda yargılamanın iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından idareleri aleyhine 2942 ... Kanun'un 23 üncü maddesine dayanılarak geri alma davası açıldığını, davanın öncelikle süre yönünden ele alınmasını ve 23 ncü maddenin ikinci fıkrasında öngörülen 1 yıllık dava açma süresini geçirdiği için süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, dava konusu edilen yerin Gerede-Ankara ve Ankara Çevre Yolu Savurantepe şantiye sahası olarak 25.12.1992 tarihli ve 1992/265 ... kamu yararı kararına göre kamulaştırıldığını, söz konusu kamulaştırma işleminin Ankara 29. Noterliği aracılığıyla 04.04.1996 tarihli ve 06123 yevmiye numarası ile tebliğ edildiğini, davacılardan ..., ... ve ... tarafından Ankara Asliye Hukuk Mahkemelerinde bedel artırım davaları açıldığını, bu davaların Yargıtayca onandığını ve bedellerinin de ödendiğini, dolayısıyla kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, davanın esası ile ilgili olarak dava konusu bu yer halen idarece kullanıldığını, yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre iade şartlarının gerçekleşmediğini, açıklanan nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından dosyaya sunulan beyanlar ve yazılı cevaplar arasında çelişkiler olduğunu, taşınmazın amacına uygun kullanılmasının söz konusu olmadığını, idarenin hileli davranışlarının mahkemeyi etkilediğini, dava konusu taşınmazın Milli Eğitim Bakanlığının talebi üzerine 03.07.2014 tarihli ve 18652 yevmiye numaralı işlem sonucunda trampa usulü ile Milli Emlak Genel Müdürlüğüne devredildiğini ve bu durumun taşınmazın hiçbir zaman kamulaştırılma amacına uygun olarak kullanılmadığını gösterdiğini ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafları, konusu ve sebebi aynı olayla ilgili olarak ikinci kez yargılamanın iadesi talebinde bulunulmuş ise de geçen süreçte dosyaya yansıyan delil ve belgelerde bir değişiklik bulunmadığı, taşınmazın yol olarak değil yol yapımında taş ocağı, şantiye sahası ve stok sahası olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırıldığı, kamulaştırılan taşınmazın yola yakınlığının 1760,00 km sınırlarında bulunduğu ve kamu yararı da göz önünde bulundurularak amacına uygun şekilde kullanıldığı, sonradan ihtiyaç kalmayıp idare tarafından yine kamu yararına uygun olarak kullanılmak üzere 2014 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına trampa usulüyle devredildiği, 2942 ... Kanun'un 23 üncü maddesinde "Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde kamulaştırmayı yapan idarece, kamulaştırma devir ve amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa mal sahibi ve mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ödeyerek taşınmaz malını geri alabilir" şeklinde hüküm getirilmiş olmakla, dosyada mevcut 25.06.2012 tarihli Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısında "söz konusu taşınmaza Gerede-Ankara, Ankara Çevre Otoyolu, Cebeci kavşağı, Gölbaşı kavşağı, İncek kavşağı arası ve muhtelif kesimlerde üst yapı iyileştirmesi ve bakım onarım inşaat işi yapım çalışmaları sırasında şantiye sahası ve malzeme deposu olarak ihtiyaç duyulduğunun bildirildiği" bu suretle halen o tarihte de idare tarafından kullanılmaya devam ettiği, sonrasında 2942 ... Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca trampa işlemlerinin gerçekleştirildiği ve dava konusu yere karşılık davalı idareye yeni yapılacak yol yapımında makina tamir-ağır taşıt otopark sahası olarak kullanılmak üzere 23055 ada 1 parsel ... taşınmazın tahsis edildiği, bu nedenle iade koşuları gerçekleşmediği gibi aynı nedene dayanılarak talep edilen yargılamanın iadesi koşullarının da oluşmadığı anlaşılmış olup, davanın reddine dair kararda sonucu itibarıyla bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebeplerini tekrarlayarak temyiz isteminde bulunulmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 ... Kanun'un 22 nci ve 23 üncü maddeleri.
3.6100 ... Kanun'un 375 inci maddesinin (1) nolu fıkrasının (h) bendi.
4.6100 ... Kanun'un 377 inci maddesinin(1) nolu fıkrasının (c) bendi gereği '' yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde yapılması gerektiği'' hükme bağlanmıştır.
5.6100 ... Kanun'nun 303 üncü maddesi
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmazın Gerede-Ankara ve Ankara Çevre Otoyolu Savurantepe Şantiye Sahası olarak 25.12.1992 tarihli ve 1992/265 ... kamu yararına göre kamulaştırıldığı, kamulaştırılmaya ilişkin bildirimlerin noter kanalıyla adlarına tebliğ edildiği, tapuda verilen ibra ve ferağ sonrası mevcut nizasız bedelin tahsil edildiği bilahare davacılar tarafından açılan bedel arttırım davasının 01.02.1998 tarihinde Yargıtay ilgili dairesinden geçerek kesinleştiği, 2007 yılında davacılar tarafından dava konusu taşınmazın amacına uygun yol yapılarak kullanılmadığı boş ve atıl vaziyette bırakıldığı bu nedenle bedeli mukabilinde 2942 ... Kanunu'un 23 üncü maddesi uyarınca kendilerine iadesi için 2007/23 Esas ile dava açtıkları, davanın reddine karar verildiği ve kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 15.09.2008 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılmadığı belirtilerek iadesi istemiyle açılan davanın reddine dair kararın kesinleşmesi üzerine 10.02.2016 tarihli dilekçe ile yargılamanın iadesi talebinde bulunulduğu, yargılama sonucunda mahkemenin 08.09.2016 tarihli kararı ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verildiği, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurusunun reddi kararına karşı yapılan temyiz itirazı sonucu Dairemizin 11.04.2019 tarihli ve 2017/29379Esas, 2019/7061 Karar ... ilamı ile '' taşınmazın yol olarak değil yol yapımında taş ocağı, şantiye sahası ve stok sahası olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırıldığı, kamulaştırılan taşınmazın yola yakınlığının 1760,00 km sınırlarında bulunduğu ve kamu yararı da göz önünde bulundurularak amacına uygun şekilde kullanıldığı, sonradan ihtiyaç kalmayıp idare tarafından yine kamu yararına uygun olarak kullanılmak üzere 2014 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına trampa usulüyle devredildiği,'' 2942 ... Kanun'un 23 üncü maddesinde "Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde kamulaştırmayı yapan idarece, kamulaştırma devir ve amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa mal sahibi ve mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ödeyerek taşınmaz malını geri alabilir" şeklinde hüküm getirilmiş olmakla, dosyada mevcut 25.06.2012 tarihli Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısında " söz konusu taşınmaza Gerede-Ankara, Ankara Çevre Otoyolu, Cebeci kavşağı, Gölbaşı kavşağı, İncek kavşağı arası ve muhtelif kesimlerde üst yapı iyileştirmesi ve bakım onarım inşaat işi yapım çalışmaları sırasında şantiye sahası ve malzeme deposu olarak ihtiyaç duyulduğunun bildirildiği" bu suretle halen o tarihte de idare tarafından kullanılmaya devam ettiği, sonrasında Kamulaştırma Kanunu'nun 30 üncü maddesi uyarınca trampa işlemlerinin gerçekleştirildiği ve dava konusu yere karşılık davalı idareye yeni yapılacak yol yapımında makina tamir-ağır taşıt otopark sahası olarak kullanılmak üzere 23055 ada 1 parsel ... taşınmazın tahsis edildiği, bu nedenle iade koşuları gerçekleşmediği gibi aynı nedene dayanılarak talep edilen yargılamanın iadesi koşullarının da oluşmadığı” gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanarak talebin reddine dair kararın kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın kamu hizmetlerine tahsis edilmediği ve davalı idarece hileli davranışlarda bulunarak karara tesir ettiği iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
3.
Davacı tarafından eldeki davada 6100 ... Kanun'nun 375 inci maddesinin (h) fıkrasına dayanılarak yargılamanın iadesi talebinde bulunulmuş olup,yargılamanın iadesinin süresinin düzenleyen 377 inci maddesinin (c) bendi gereği hilenin farkına varıldığı ve dosya içeriğiyle yargılamanın iadesine konu karar olan Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/23 Esas, 2008/92 Karar ... kararın kesinleştiği 15.09.2008 tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin geçtiği ve bu sürenin resen nazara alınması gerektiği de gözetilerek davanın hak düşürücü süre geçtiğinden reddine karar verilmelidir.
4.Kesin hüküm, 6100 ... Kanun'un 303 üncü maddesinde "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir..." hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre kesin hükümden bahsedebilmek için; a)davanın taraflarının aynı olması ve b) dava sebeplerinin aynı olması ve c) dava konusunun aynı olması olması gerekir. Tarafların aynı olmasından anlaşılması gereken; her iki davada da tarafların aynı kişiler olması anlamına gelir.İkinci olarak dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken ise;davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıaların aynı olması anlamına gelir. Aynı vakıalara dayanılarak dava açılması halinde kesin hükmün varlığından söz edilir. Üçüncü ve son unsur ise; dava konusunun aynı olmasıdır. Dava konusunun aynı olup olmadığının anlaşılması için yapılacak şey, her iki davanın netice-i talep kısmının aynı olup olmadığına bakmaktır. Her iki davanın talep sonucu kısmı aynı ise kesin hükmün varlığından bahsedilebilir. Öte yandan kesin hükmün varlığı 6100 ... Kanun'un 114 üncü maddesinin (i) bendinde olumsuz dava şartı olarak düzenlenmiştir.
5.Buna göre; dosya içeriğinden davalı idarenin karara tesir eden bir davranışta bulunduğuna dolayısıyla yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yeni bir belge ve delil sunulmadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen bilgi ve belgelerin yargılamanın iadesi istemli açılan ve denetimimizden geçen dosyadaki bilgi ve belgeler olduğu ve temyiz incelemesi sırasında incelenerek istemin reddine karar verildiği anlaşıldığından; tarafları, konusu ve sebebi aynı olan Dairemizin 11.04.2019 tarihli ve 2017/29739 Esas, 2019/7061Karar ... kararı ile denetimimizden geçerek kesinleşen Ankara 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/71Esas, 2016/352 Karar ... kesinleşmiş kararı ile de kesin hükme bağlandığı da gözetildiğinde davanın reddi kararı sonucu itibarıyla doğrudur.
6.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.