Esas No
E. 2022/2856
Karar No
K. 2023/6487
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/2856 E.  ,  2023/6487 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2743 Esas-2021/1849 Karar
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI: Tasfiye Halinde ... Makina İnşaat Gıda San. ve Dış
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI: ... Mühendislik Taah. İnş. Kimya San. ve Tic. A.Ş.
BİRLEŞEN DAVA: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/732 E.
HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/485 E.-2019/342 K.

Taraflar arasındaki avans olarak ödendiği iddia edilen tutarın iadesi (asıl dava) ve itirazın iptali (birleşen dava) davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ......A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ......A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışında inşaat ve taahhüt işleri gerçekleştirdiğini, davalı ... Mühendislik.. A.Ş. tarafından müvekkili şirkete 24.12.2013 tarihli fiyat teklif metni gönderildiğini, davacının göndermiş olduğu teklif metninin Kum Filtresi ve Çökeltme Tankı satımına ilişkin olup ödeme koşulu olarak %50 teklif onayında peşin, %50 iş bitiminde peşin şeklinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından teklif metni uygun bulunduğunu, 400.000,00 USD bedelli 15.01.2015 keşide tarihli çek keşide edilerek satış sözleşmesinin yapılması ve ürünlerin tesliminin gerçekleşmesi koşuluyla teklif metninde belirtilen peşin ödeme karşılığı teminat olarak davalı şirkete verildiğini, henüz teklif metninde bahsi geçen ürünlerin müvekkili şirkete satışına ilişkin taraflar arasında bir satış sözleşmesi imzalanmadığı ve bahsedilen ürünlerin teslimi yapılmadığı bir aşamada iken müvekkil şirket yetkilisinin vefat etttiğini, bu durum üzerine davalının, taraflar arasında henüz satış sözleşmesi imzalanmadığı ve ürünlerin müvekkili şirkete teslimi yapılmadığı için 15.01.2015 keşide tarihli 400.000,00 USD bedelli çeki bankaya ibraz etmediğini, ancak satışın gerçekleşeceği vaadiyle, bankaya ibraz etmediği bu çekin yerine teminat olarak ileriki bir keşide tarihini içeren yeni bir çek verilmesini müvekkili şirketten talep etttiğini, satışın gerçekleşeceği düşüncesi ile müvekkil şirket tarafından 05.02.2015 tarihli 425.000,00 USD çek keşide edilerek davalı şirkete tekrar teminat olarak verildiğini ve daha önce verilen 15.01.2015 tarihli 400.000,00 USD bedelli bankaya ibraz edilmeyen çekin iadesinin istendiğini, davalı şirketin, ilk keşide edilen ve teminat olarak verilen 15.01.2015 tarihli 400.000,00 USD bedelli çeki iade etmeyerek, her iki çeki de elinde tuttuğunu, müteakiben ürünlerin üretiminin yapılacağından bahisle müvekkili şirketten acil ödeme yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi tarafından 06.02.2015 tarihinde 150.000,00 USD, 05.06.2015 tarihinde ise 60.000,00 USD alacaklı görünen firmanın hesabına yatırıldığını, bu bedellerin müvekkili şirket adına ve bu teklife yönelik olarak davalı şirkete gönderilmiş olduğunun davalı ... Mühendislik firmasının da kabulünde olduğunu, bu süreçte, taraflar arasında sürekli görüşmeler yapıldığını, ancak satış sözleşmesi imzalanması ve ürünlerin tesliminin sürüncemede kaldığını, karşı taraf teslim etmediği ürünler için sürekli ödeme yapılması talebinde bulunduğunu, taraflar arasında satış sözleşmesi imzalanmadığını, müvekkiline davalı tarafça herhangi bir ürün teslim edilmediğini, fatura düzenlenmediğini, buna rağmen davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, haksız yapılan icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, taraflar arasında sözleşme akdedilmediğinden teklif mektubunda ürünlerin teslim tarihi, yeri gibi konuların belirsiz olduğunu, davacının bu ve benzeri hususların düzenlendiği bir sözleşmenin akdedileceği düşüncesi ile davalı tarafa iki adet teminat çeki verdiğini, ayrıca hazırlıklar için toplam 210.000,00 USD ödeme yaptığını, davalı tarafın teminat olarak aldığı çekler için icra takibi başlattığını, davalının bu tutumunun müvekkilinin güvenini sarstığını ve sözleşmenin kurulamayacağı kanaatini oluşturduğunu, davalının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, davacının davalıya borcu bulunmadığını, tam tersine 210.000,00 USD ödeme yaptığını ileri sürerek 210.000,00 USD'nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.

Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin, her türlü sanayi, endüstriyel ve üretim tesislerinin anahtar teslim kurulumunu yapan, alanında uzman bir sanayi şirketi olduğunu, davalı şirketin ise yurt içinde ve yurt dışında davacı ile benzer konularda taahhüt işi ifa ettiğini, şirket yetkililerinin aynı sitede, aynı apartmanın aynı katında ikamet eden kapı komşusu olduklarını, davalı şirketinin sahibi Raad Köprülü'nün 04.01.2015 tarihinde vefat etttiğini, bunun üzerine kapı komşusu vefat eden davacı alacaklının ticari münasebete karşılık kendisine tevdi edilen 2 adet toplam 825.000,00 USD bedelli çekin arkasını yazdırmaktan imtina etttiğini, zira çeklerin 15 Ocak 2015 ve 5 Şubat 2015 tarihli olup, vefat tarihinin hemen 1 hafta-10 gün sonrasına denk geldiğini, davalı firmanın ortakları alan Raad Köprülü varislerinin 9 Şubat 2015 tarihinde 150.000,00 USD, 7 Mayıs 2015 tarihinde 60.000,00 USD olmak üzere, cari hesap borçlarına mahsuben toplam 210.000,00 USD ödeme yaptığını, lâkin çek bedellerini uzun süre ödemediklerini, vefat sebebi ile komşuna ve varislerine anlayış gösterip, hamili olduğu çeki yazdırmaktan imtina eden davacı tarafından alacağının ödenmemesi üzerine söz konusu çek bedellerinin (alacağının) tahsili için takibe geçildiğini, borçlu tarafından yapılan itiraz ile takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile alacağın tahsili için işbu davanın açılması zarureti doğduğunu, davalı şirketin, Irak Ülkesinde, Al Najaf Al Ashraf (Necef) şehrinde, Al Abassiya ve Al Heira bölgelerinde kamu ihaleleri ile bölgede su arıtma tesisleri inşası işini üstlendiğini, Abbasiye ve Haire'de bin metreküp, Necef ilinde üçbin metreküp kapasitesinde su arıtma tesisi inşa eden davalının bu işler için davacıdan 16 adet Kum filtresi, 2 adet 400 metreküp ve 3 adet 800 metreküp çökeltme tankı satın aldığını, satın alma işlerinin bizzat merhum şirket sahibi Raad Köprülü tarafından yapıldığını ve teklif metinlerinin karşılıklı olarak imzalanıp, imzalı nüshaları mail yolu ile birbirlerine ilettiklerini, satın alınan ürünlerin, davalının gümrük firması olan ...-... isimli gümrük firması aracılığı ile şantiye sahasına teslim edildiğini, satılan malların, gümrük beyannameleri ve çeki listesi ile nakliye ve tesliminin yapıldığının sabit olduğunu, satılan malların, nakliyesi ile şantiyede montajına ilişkin yüzlerce fotoğraf mevcut olduğunu, satılan malların, şantiyeye teslimi sonrası, davacı tarafından montajının ve kurulumunun yapıldığını, satılan malların davalıya teslim edildiğine ve davacıdan satın alınan cihazlarla işin tamamlandığına ve kamu idaresine teslim edildiğine ilişkin resmi ve özel evrakların mevcut olduğunu, ayrıca halen tesis mahallinde bulunan cihazlarda üretici olarak davacının markası ve alemeti farikası olan ayırt edici amblemlerin mevcut olduğunu, davalının, davacıdan almış olduğu cihazlarla işi tamamladığı ve teslimatın yapıldığına ve çeklerin bu borca karşılık verdiğine ve vefat sebebi ile çeklerin yazdırmadığına ilişkin tanık beyanları bulunduğunu, davalının inşa ettiği arıtma tesisinin elektrik işlerinin, dava dışı Sabır...Ltd. Şti. tarafından ifa edildiğini, bu firmanın yetkili mühendislerinin davacının satışını yaptığı malların teslimini takiben elektrik tesisat işlerini ifa ederek tesisi devreye aldıklarını, bu halde dava dışı firmanın tanık beyanı ve projeleri ile ürün sevkiyatının yapıldığının sübuta ereceğini, Irak ülkesinde bulunan, Türk makamları ve ticari faaliyetleri düzenleyen kurumların aracılığıyla söz konusu işin Türk firması davalı tarafından yapıldığının ve tesisin inşasında davacının üretimini yaptığı cihazların kullanıldığının tespitinin de son derece kolay olduğunu, alacak konusu çeklerin satış ve teslimi yapılan 16 adet kum filtresi, 2 adet 400 metreküp çökeltme tank ve 3 adet 800 metreküp çökelti tankı satışından kaynaklanmakta olduğunu ve borca karşılık davacıya keşide edildiğini, bunun dışında bir miktar da açık hesap kaldığını ve açık kalan tutarın, davalı firma tarafından ödendiğini, icra takibine yapılan itirazın imza inkarı şeklinde olmadığını, bu sebeple söz konusu çeklerin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olup, tanık dahil her türlü ispat vasıtası ile alacağın ispatının mümkün olduğunu, ek olarak itiraz dilekçesinde taraflar arasında bir ticari münasebet bulunduğunun da ikrar edildiğini, davalı tarafından inşa edilen ve teslim edilen arıtma tesisindeki kum filtrelerinin ve çökeltme tanklarının nerden tedarik edildiğine ilişkin bir beyanda bulunulması gerektiğini, ayrıca davalının teslim almadığını iddia ettiği mal ile alakalı olarak avans çeki vermesine ilave olarak bir de 210.000,00 USD banka havalesi ile ödeme yapmasının ticari hayatın teamüllerine uygun olmadığını ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; birleşen dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek davaya konu 210.000,00 USD ödemenin avans olarak değil taraflar arasında mevcut olan borcun tasfiyesi amacıyla yapıldığını, nitekim dekontlarda da, ödemenin avans olarak yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığını, keza dava dilekçesinde bahsedilen çeklerin de teminat çeki olmayıp müvekkilince 24.12.2013 tarihli teklif mektubu tahtında davacıya satılıp teslim edilen ürünlerin bedeli olarak verildiğini savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

2.

Davalı vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacı yanın, müvekkiline 16 adet kum filtresi, 2 adet 400 m3 ve 3 adet 800 m3 çökeltme tankı sattığını ve bu ürünler dava dışı .... ... isimli gümrük firması aracılığıyla müvekkiline ait şantiye sahasına teslim ettiğini iddia ettiğini ancak her ne kadar teklif mektubuna konu olmuş ise de sonraki süreçte taraflar arasında satım sözleşmesi yapılmadığını ve müvekkiline herhangi bir ürün teslim edilmediğini, hatta bu ürünlere ilişkin düzenlenmiş olan bir fatura dahi bulunmadığını, müvekkilince yapılan ödeme ve verilen çeklerin avans olarak verildiğini ancak satış sözleşmesinin imzalanması ve ürünlerin teslimi hususlarının sürüncemede kaldığını, karşı tarafın teslim etmediği ürünler için sürekli ödeme yapılmasını talep ettiğini, davacı tarafın birbirinden bağımsız ve değişik tarihlerdeki yazışma ve faturaları dosyaya ibraz etttiğini, incelendiğinde bir kısım yazışmaların müvekkili şirket yetkilisi ile yapıldığının görüldüğünü, ancak sunulan maillerin hiçbirinde 24.12.2013 tarihli teklif mektubu içeriği olan 16 adet Kum filtresi, 2 adet 400 m3 ve 3 adet 800 m3 çökeltme tankının müvekkil şirkete teslim edildiğine ilişkin bir ifade bulunmadığını, yazışmaların çoğunun müvekkili şirket ve yetkilisi dışında yapılan yazışmalar olduğunu, yine davacı tarafından söz konusu malzemelerin .... -... gümrük firması aracılığıyla şantiye sahasına teslim edildiği iddia edildiğini ancak adı geçen firmanın müvekkil şirketten bağımsız ayrı bir şirket olup müvekkili adına söz konusu malzemeleri alıp müvekkilininin şantiyesine teslim etmediğini, müvekkiline 24.12.2013 tarihli teklif mektubu kapsamında hiçbir malzeme teslim edilmediğini, davacı tarafın teslim ettiğini iddia ettiği malzemelere ilişkin müvekkili şirket tarafından imzalanmış, kabul edilmiş hiçbir teslim belgesi, irsaliye ve benzeri belge bulunmadığını, yine hiçbir cari hesap ekstresi, cari hesap mutabakatının davalı tarafça sunulamadığını, müvekkili adına bu malzemelere ilişkin düzenlenmiş hiçbir fatura da bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu faturaların .... ... firmasına ait olup gerek müvekkili şirket ile ilgili faturaları .... firmasının teslim almasının mümkün olmaması, gerekse fatura içeriklerinde yer alan malzemelerin teklif mektubundaki malzemelerden farklı olması sebebiyle, davalının iddialarını ispattan uzak olduğunu, davacı şirketin, Irak'ta müvekkil şirket dışındaki başka şirketler ile de ticari ilişkileri bulunduğunu, iddia ettiği faturaların ve diğer yazışmalar başka firmalarla olan ticari faaliyetine ilişkin olup müvekkil şirket ile ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisi Irak bölgesindeki yakınlığı ve bölgeyi tanıması sebebiyle komşusu olan davacı şirket yetkilisine zaman zaman yardımcı olduğunu, davacının Irak'taki kişi ve kurumlarla irtibata geçmesini sağladığını, sunulan e-postaların bir kısmının da bu doğrultuda olduğunu, davacının sunmuş olduğu fotoğraflar da başka şantiye ve işyerlerine ait olup, müvekkilinin teklif mektubundaki malzemeleri kullanacağı şantiye ile ilgi ve alakası olmadığını, icra takibinde müvekkilinin başkaca malzemelerden kaynaklanan açık hesabının bulunmadığının ortada olduğunu, davacı tarafın müvekkiline takip öncesinde hiçbir bildirimde bulunmamış olup temerrüdün söz konusu olmadığını, bu sebeple işlemiş faiz işletilmesinin de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Mühendislik ...A.Ş. tarafından Köprülü.... A.Ş.'ye verilen ve Köprülü... A.Ş. tarafından kaşe ve imza ile onaylanan 27.8.2012 tarihli fiyat teklifinde, 4 adet kum filtresinin 74.000 USD bedelle, 24.12.2013 tarihli fiyat tekliflerinde ise 3 adet çökeltme tankının 390.000 USD, 16 adet kum filtresinin 400.000 USD, 2 adet 400 m3 çökeltme tankının 190.000 USD bedelle satışı konusunda anlaşmaya varıldığı, teklif mektuplarında ayrıca, teslimin ......A.Ş.'nin İstanbul fabrikasında yapılacağı, nakliye ve sigorta masraflarının teklife dahil olmadığı, ödemenin % 50 sinin teklif onayında peşin , % 50'sinin iş bitiminde peşin ödeneceğinin belirtildiği, ... Mühendislik... A.Ş. tarafından .... ... adına düzenlenen 2012-2013 yıllarına ait 5 adet toplam 231.260,00 USD tutarındaki faturalar ile 2014 yılına ait 5 adet toplam 597.865,00 USD tutarındaki faturaların ... Mühendislik firmasından, dava dışı ...-... - Irak adresine kesildiği ve fatura içeriğinde; iş bu davanın konusunu oluşturan 400 m3 (iki) adet ve 800 m3 (üç) adet çökeltme tankı ve 16 adet kum filtresinin ve diğer detay malzemelerinin bulunduğunun saptandığı, tarafların ticari defterlerinde, birbirleri ile alım satım yaptıklarına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, dosyada bulunan e-posta kayıtlarından, ... şirketinin, ... Mühendislik şirketi tarafından ... şirketi adına gönderilecek malların ...-... firması adına gönderilmesini istediğinin anlaşıldığı, dosyada bulunan gümrük beyanname örneklerinden anlaşıldığı ve bilirkişi raporuna yazıldığı üzere, ... Mühendislik...A.Ş. tarafından ......., ... Irak 612 adresine Erenköy Gümrük Müdürlüğünün 22.11.2012 tarih ve 0265004 nolu beyannamesi ile 30.000 USD tutarında, 27.11.2012 tarih ve 0953415 nolu beyannamesi ile 30.000 USD tutarında, 11.2.2013 tarih ve 0704247 nolu beyannamesi ile 108.500 USD tutarında, 8.5.2013 tarih ve 0591375 nolu beyannamesi ile 26.060 USD tutarında, 28.6.2013 tarih ve 0143604 nolu beyannamesi ile 36.700 USD tutarında, Gebze Gümrük Müdürlüğünün 7.4.2014 tarih ve 0255281 nolu beyannamesi ile 168,765 USD tutarında, 30.5.2014 tarih ve 0833896 nolu beyannamesi ile 90.000 USD tutarında, 1.7.2014 tarih ve 0992833 nolu beyannamesi ile 90.000 USD tutarında, 25.7.2014 tarih ve 0285333 nolu beyannamesi ile 236.400 USD tutarında, 21.10.2014 tarih ve 0325785 nolu beyannamesi ile 12.700 USD tutarında olmak üzere toplam 597.865,00 USD tutarında mal gönderildiğinin anlaşıldığı, dosyada bulunan asıl dava davacısı- birleşen dava davalısı ... şirketi yetkilisi Raad Köprülü'nün e-posta yazışmalarından ve gümrük beyanname örneklerinden ... Mühendislik tarafından gönderilen malların ... şirketinin talimatı ile ...- ... firmasına teslim edildiği kanaatine varıldığı, ... şirketinin bu alınan mal bedellerine karşılık toplam tutarı 825.000,00 USD olan çekleri ... Mühendislik şirketine verdiği ve iki ayrı banka havalesiyle toplam 210.000,00 USD ödeme yaptığı, birleşen davada, icra takibine konu edilen 825.000,00 USD bedelli iki adet çek bedelinin tahsilinin talep edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olan malların fatura bedelinin ise 597.865,00 USD olduğu, buna göre, arada 227.135,00 USD'lik bir fark olduğu ancak yukarıda belirtilen faturalardan, taraflar arasında 2012 yılından bu yana süregelen ticari ilişkinin mevcut olduğu ve ... Mühendislik şirketinin 2013 yılından bakiye kalan 231.260,00 USD alacağının 2014 yılına devrettiğinin anlaşıldığı, farkın devreden bakiyeden kaynaklandığı, devreden 231.260,00 USD ile daha sonra düzenlenen fatura tutarı olan 597.865,00 USD'nin toplamının 829.125,00 USD olduğu, bu miktardan 210.000,00 USD'nin mahsubuyla ... Mühendislik şirketinin 619.125,00 USD alacağının bulunduğu, tüm bu saptamalara göre, asıl davada davacı yanca ödenen 210.000,00 USD'nin mal bedeline mahsuben ödendiği anlaşıldığından asıl davada talep edilebilecek bir tutar bulunmadığı, birleşen davanın ise 619.125,00 USD asıl alacak bakımından yerinde olduğu, birleşen davaya konu takipte, işlemiş faiz de talep edilmiş ise de işlemiş faizin dava konusu edilmediği, alacak yargılamayı gerektirip likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı, keza davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 619.125,00 USD asıl alacak bakımından iptaline, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ......A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ......A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; asıl ve birleşen davalara ilişkin olarak aşamalarda sunduğu beyanları tekrar ettikten sonra, taraflar arasında, 24.12.2013 tarihli teklif mektubuna konu olan ürünlerle ilgili herhangi bir sözleşme yapılmadığı gibi ürünlerin müvekkiline teslim de edilmediğini, hatta bu ürünlere ilişkin düzenlenen tek bir fatura dahi bulunmadığını, müvekkilince yapılan ödemelerin ve verilen çeklerin avans olarak verildiğini, teklif metnine göre ürünlerin teslim yeri İstanbul fabrikası olup, davalı tarafından müvekkilinin İstanbul fabrikasına herhangi bir teslimat yapılmadığını, teklif mektubundaki “Notlar” kısmında açıkça “... Teklifimizde yer alan ürünlerin teslim yeri İstanbul fabrikamız olup...” denilmekte olduğunu, bu durumda teklif mektubundaki ürünlerin davalı ... Mühendislik tarafından, İstanbul fabrika adresinde tesliminin gerçekleşmesi gerektiğini, hangi ticari ilişkiden kaynaklandığı belli olmayıp içeriği açık ve net olmayan e-posta yazışmalarının davaya esas alınması mümkün değilken, Mahkeme tarafından e-posta yazışmalarının adeta teslim belgesi gibi değerlendirildiği, davalı şirket tarafından müvekkili şirket adına gönderilecek malların ... şirketine gönderilmesinin istendiği ve malların ... aracılığıyla müvekkili şirkete teslim edildiği şeklinde hatalı bir kanaate varıldığını, oysa, Müvekkili ile davalı şirketin ticari defterlerinde yapılan incelemede, taraflar arasında ticari ilişki olmadığının açıkça tespit edildiğini, aynı şekilde müvekkili şirket ile dava dışı ... firması arasında da herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiğini, davalı şirkete gönderdiği e-posta ile gönderilecek malların ... şirketi adına gönderilmesini isteyen” ...'in müvekkili şirket çalışanı olmadığını, bu kişinin farklı bir şirketin çalışanı olup müvekkili ile alakasının bulunmadığını, davalının dava konusuyla ilgisi olmayan bir konuyu bu davaya dâhil ederek, hukuka aykırı bir şekilde kendi lehine hak yaratma amacı güttüğünü, dava dışı olan bir şirketin ticari defterleri ve kayıtları üzerinde bizzat inceleme yapılmadan, davalı şirketin tek taraflı olarak ticari kayıtlarına işlemiş olduğu bilgiler çerçevesinde, gümrük belgelerinde niteliği ayırt edici bir şekilde yazmayan kayıtlara dayanarak, bu belgelerdeki ürünler ile müvekkile gönderilen teklif mektubundaki ürünlerin aynı olduğu şeklinde bir kanaat oluştuğundan bahisle, ispata elverişli olmayan afaki bir yorumla, teklif mektubundaki ürünlerin dava dışı firmaya teslim edildiği düşüncesi makul görülmediğini, kaldı ki, fatura içeriklerinin, teklif mektubu ile aynı olmadığını çünkü teklif mektubunda bahsedilen ürünlerin bedelleri ile davalı kayıtlarındaki dava dışı ... fatura bedelleri arasında rakamsal olarak fahiş bir fark bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aynı olması halinde dahi müvekkili ve teklif mektubu ile ilişkilendirilebilecek herhangi bir kayıt ve ibare içermediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ......A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ......A.Ş.

vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava bakımından, taraflar arasındaki ticari satım ilişki kapsamında avans olarak gönderildiği iddia edilen tutarın iadesi, birleşen dava bakımından ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 26 ncı maddesi.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ......A.Ş. vekilinin asıl davaya ilişkin tüm birleşen davaya ilişkin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Birleşen dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

3.Birleşen dosya davacısı, 15.01.2015 keşide tarihli 400.000,00 USD ve 05.02.2015 keşide tarihli 425.000,00 USD bedelli çeklere dayalı olarak 825.000,00 USD asıl alacağın ve 56.627,40 USD işlemiş faizin tahsili amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatmış, takip talebinde, talep edilen açık hesap alacağının, 24.12.2013 tarihli sözleşme ile davalıya satılan 16 adet kum filtresi, 2 adet 400 m3 ve 3 adet 800 m3 çökeltme tankı ve diğer ekipmanlardan kaynaklandığı ancak bu alacağın sadece sözü edilen çeklerin toplam tutarına tekabül eden 825.000,00 USD'sini talep ettiğini belirtmiş, takip talebine ekli 13.04.2014 tarihli belgeyle, alacağı oluşturan kalemleri bir liste halinde göstermiştir. Söz konusu belgede; davacının, 24.12.2013 tarihli teklif mektuplarında belirtilen malzemelerin, 6 m3 hummer tankı ve çökeltme havuzu kapağının, çeşitli filtre nozulların ve kaynak makinesi ve diğer malzemelerin satışından dolayı davalıdan toplam 1.001.575,00 USD alacağı bulunduğu, davalı tarafından iki ayrı banka havelesi yoluyla yapılan 210.00,00 USD ödemenin mahsubuyla alacağın 791.575,00 USD'ye düştüğü, bu tutara, daha önceki ilişkiden kaynaklı olduğu belirtilen 46.200,00 USD'nin "eski bakiye" adı altında eklendiği ve böylece davacının davalıdan toplam 837.775,00 USD açık hesap alacağı bulunduğu gösterilmiştir.

4.Davalı yukarıda da özetlendiği üzere takibe konu malları teslim almadığını savunmuş, davacı ise, davalının, Irak'ta su arıtma tesisi yapımı işini üstlendiğini, bu inşaatta kullandığı bir takım malları müvekkilinden aldığını ancak Irak mevzuatı gereğince müvekkilinden doğrudan ithalat yapamadığından ithalatı, Irak'ta mukim ...-... isimli bir şirket aracılığıyla yaptığını, bu nedenle faturaların da söz konusu şirket adına düzenlendiğini, malların bu şirket aracılığıyla davalıya teslim edildiğini ileri sürmüş ispat için bu şirket adına düzenlenen faturaları ve bir takım mail yazışmalarını dosyaya ibraz etmiştir.

5.Söz konusu mail yazışmaları ve ...-... isimli şirkete hitaben 24.12.2013 tarihinden sonra düzenlenen faturalar incelendiğinde, davacın zikredilen iddiasını ispatladığı anlaşılmakta olup İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin bu husustaki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle düzenleme altına alınan taleple bağlılık ilkesi uyarınca hakim taleple bağlı olup talepten daha fazlasına karar veremez. Bunun yanında itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir.

6.Yukarıda da ifade edildiği üzere takipte talep edilen alacak 24.12.2013 tarihinden sonra davalıya satılan ürünlerle, bu süreçten önceki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacaktan oluşmaktadır. Davacının, 24.12.2013 tarihinden sonra ...-... isimli şirkete hitaben düzenlendiği 5 adet faturayla davalıya toplam 597.865,00 USD mal sattığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının, bu faturalara dayalı olarak davalıya toplam 597.865,00 USD mal sattığını ispatladığı kabul edilmiştir. Ancak bu faturalardan 07.04.2014 tarihli olanında, başka malzemelerin yanında, toplam değeri 3.750,00 USD olan bir takım boyaların da satıma konu edildiği görülebilmektedir.

Bilirkişi raporuyla, söz konusu boyalar da alacağa dahil edilmiş ise de takibe dayanak yapılan 13.04.2014 tarihli belgede söz konusu boyalar yer almamakta, başka bir deyişle söz konusu boyaların satışı sebebiyle alacak talep edilmemektedir. Bu itibarla, taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil edecek şekilde belirtilen boyalardan kaynaklanan 3.750,00 USD 'nin alacağa dahil edilmesi doğru olmamıştır.

7.Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının, davalıdan, 24.12.2013 tarihinden önce satılan mallar sebebiyle 231.260,00 USD bakiye alacağı bulunduğu mütala edilmiş ve İlk Derece Mahkemesince de önceki ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın 231.260,00 USD olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de davacı takip talebine ekli 13.04.2014 tarihli belgede, bakiye alacağının 46.200,00 USD olduğunu belirtmiş ve bakiye alacak olarak bu tutarı talep etmiştir. Bu itibarla, önceki ilişkiden kaynaklı bakiye alacağın 46.200,00 USD olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil edecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ......A.Ş. vekilinin asıl davaya ilişkin tüm birleşen davaya ilişkin ise bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.