31. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2023
NUMARASI : 2023/330 E-2023/533 K
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı iş sahibinin, Elmadağ ve Lalahan yerleşkesinde "..." yöntemi ile spor salonu yapım işi için 10.04.2017 tarihinde ihaleye çıktığını, ihalede iki farklı tasarım (germe yapı-betonarme yapı) için iki ayrı teklif toplandığını, müvekkil firmanın her iki alternatif için en uygun teklifi veren firma olarak belirlendiğini, davalı işverenle ilgili belediyeler arasında devam eden ruhsat ve arazilerin projelendirilmesi süreci nedenleriyle sözleşmenin ancak 02.11.2017 tarihinde imzalanabildiğini, sözleşmenin anahtar teslimi götürü KDV hariç 9.610.000,00TL toplam bedelli olduğunu, sözleşme kapsamındaki işin iki aşamadan oluştuğunu, 1. aşamanın proje süreci, - etüt çalışmaları, sondaj, zemin etüt raporu vb.- kesin proje hazırlanması ve uygulama projesi hazırlanması işleri olduğunu, 2.aşamanın ise yapım süreci olduğunu, sözleşme bedelinin 110.000,00 TL'sinin 1. Aşama (projelendirme süreci), 9.500.000,00 TL'sinin ise 2. Aşama (yapım süreci) bedelini teşkil ettiğini, buna göre pursantaj düzenlenerek 1. aşama projelendirme sürecinin sözleşme bedelinin müvekkili şirkete ödendiğini, sözleşme ve akabindeki proje süreci dikkate alındığında yapım aşaması kış mevsimine denk geldiği gerçeği ile sözleşmede yapım işine başlayabilme tarihinin en erken Mart 2018 olarak öngörüldüğünü, müvekkili tarafından avan projeler ile ruhsat başvuruları yapıldığını, Elmadağ için ruhsatın 01.08.2018 tarihinde; Lalahan için ise ruhsatın 07.05.2018 tarihinde alındığını, yer teslimi yapılabilmesi için gerekli olan mimari ve statik uygulama projelerinin davalı işverence bir türlü onaylanmadığını ve onaylı projelerin müvekkiline de teslim edilmediğini, 31.05.2018 tarihli yazı ile durumun iş sahibi davalıya bildirildiğini, 01.08.2018 tarihinde Elmadağ ruhsatı çıkmış ve 3.8.2018 tarihinde yer teslimi yapılmış ise de bu yer tesliminin esasen geçerli olmadığını, taraflarınca hazırlanıp idareye sunulan mimari projeler onaylanarak taraflarına teslim edilmediğinden usulüne uygun olarak yapılmış bir yer tesliminin varlığından söz edilemeyeceğini, sözleşmenin 5.maddesine göre yer tesliminin iki koşulu bulunduğunu, birincisinin projelerin onaylanması, ikincisinin ise ruhsat alınması olduğunu, Lalahan için ruhsat 07.05.2018 tarihinde alındığı ve her iki yerleşkenin uygulama projeleri 16.8.2018 ve 17.8.2018 tarihlerinde onay için davalı idareye teslim edildiği halde, onaylanarak müvekkiline teslim edilmediğini, sözleşme konusu arazinin içinden geçmekte olan doğalgaz boru hattı, arazi dışına çıkarılarak usulüne uygun bir şekilde, inşaata başlanabilmesine elverişli bir şekilde yer teslimi yapılmadığını, davalı kurum tarafından 25.12.2018 tarihinde fesih yazısı gönderildiğini, sözleşmede öngörülen sürelere riayet edilmeden sözleşmeye aykırı olarak sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, edimini yerine getirmeyenin müvekkili şirket değil, davalı kurum olduğunu, davalının kesin teminatlarının 950.000 TL'lik kısmını irad kaydettiğini, 11.000 TL'lik kısmı da irad kaydedilmemekle birlikte müvekkiline iade edilmeyerek muaraza yaratıldığını belirterek davaya konu sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitini, haksız fesih sonucu davalı tarafından el atılarak nakde çevrilen teminat mektubu tutarı olan 950.000,00 TL'nin nakde çevrildiği tarihten itibaren, haksız fesih nedeniyle uğranılan zararlar karşılığı şimdilik 20.000,00 TL'nin haksız fesih tarihinden itibaren uğranılan müsbet ve menfi zararlar kapsamında 91.000,00 TL damga vergisi ile 25.000,00 TL teminat mektubu faiz ve komisyonunun en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, teminat mektubunun 11.000,00 TL'lik kısmı için yaratılan muarazanın menini ve bu teminatın taraflarına iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Elmadağ yerleşkesinde spor tesisi inşaat ruhsatının 01.08.2018, Lalahan yerleşkesi spor tesisi inşaat ruhsatının 07.05.2018 tarihlerinde alındığını, Tasarla-İnşa et sözleşmesine göre projelendirme işinin ilk aşama olduğunu ve bunun 3 alt aşaması bulunduğunu, bunların Etüd çalışması T04-45 gün, Kesin proje T0445 gün, Uygulama projesi T1E+45 gün olduğunu, birinci aşamanın sözleşmenin imzalanmasını müteaakip 5 gün içersinde başlayacağını, davacıya yer teslimi yapılmış olmasına rağmen 31.12.2018 tarihinde ihtarname ile sözleşmeye süresinde başlamayan ve sözleşmede yer alan fiyatın %70 artırılmasını isteyen davacıya sözleşmenin feshi ile teminatın nakde çevrilmesinin ihtar olunduğu, davacıya yer teslimi yapılmış olmasına rağmen süresinde tespit edemediği doğalgaz deplasesi işi için sürecin uzadığını, müvekkilinin projelendirme aşamasının tamamlandığını kabul ettiğini ve bedelini ödediğini, 1.aşamanın teminata tekabül eden kısmın bedelinin oranlamak suretiyle nakde çevrilmeyip bankada davacının hesabında bırakıldığını, yükleniciye projelendirme için; etüt çalışmaları ve kesin proje için 45 gün ve uygulama projesi için 45 gün olmak üzere toplam 90 gün süre verildiğini, bu süreye İdare/Müşavir firmanın kontrol/onay süreleri dahil olmadığını, teslim edilen projelerin çok sayıda eksik ve hata içerdiğini ve talep edilen revizyonların keyfi olmadığını, pek çok eksikliğin bir sonraki teslimde de eksik olduğunu, pek çok projenin iletilmesi/tamamlanmasının haftalar/aylar sürdüğünü, Projelendirme sürecinde müşavir firmanın reviyon taleplerinin süreci uzatıyor gibi görünmesinin nedeninin Yüklenicinin revizyonları parça parça gerçekleştirmesi olduğunu, Ruhsat sürecinin projelendirmenin gecikmesi için bir gerekçe olmadığını, doğalgaz güzergahının daha ihale aşamasında yaklaşık güzergah olarak bildirildiğini ve yapının bu hat dikkate alınarak projelendirilmesinin istenildiğini, hattın sahada gözle görülebilir şekilde işaretli olduğunu, yüklenicinin projelendirme süreci boyunca herhangi bir bilgilendirme yapmadığını, yüklenicinin yapım takvimini aksatmaması bakımından Elmadağ spor salonunun kazı işlemlerinin başlatılması, Lalahan'da kazı işlemlerine geçilmesi aşamasına kadar deplase işleminin tamamlanması yönünde karşılıklı mutabakat sağlandığını, esasen projelendirme sürecini yavaşlatan en önemli faktörün Yüklenici firmanın nisan ayından itibaren ekonomik kriz döviz kur artışı ve seçimleri gerekçe göstererek fiyat artışını zorlaması ve aksi takdirde işi yapamayacağını ifade etmesi olduğunu, ayrıca, yer teslimi için sözleşmeye göre uygulama projelerinin (tüm disiplinler) onayı gerekli koşul iken, sürecin hızlanması ve Yüklenici firmanın ve RS'ın zarar görmemesi bakımından, Elmadağ ruhsatı alınır alınmaz mimari-statik proje onayı ile yer teslimi konusunda mutabık kalındığını, projelendirme aşamasının başlangıcından sonuna kadar gerçekleştirilen teslim, inceleme, onay, revizyon vb. süreçleri kronolojik olarak ayrıntılı şekilde içeren takvimin ekte sunulduğunu, buradan görüleceği üzere yer tesliminde İdare kaynaklı gecikme söz konusu olmadığını, Lalahan'da Haziran (201 8) ayında yer teslimi için hazırlık yapılırken firma tarafından iletilen doğalgaz hattı çakışma durumu nedeniyle yer teslimi yapılamadığını ancak projenin başından beri bilinen varlığı bilinen ve sahada gözle görülebilen bu hattın bina ile çakışması sorunu da yüklenicinin gözden kaçırdığı bir projelendirme hatası olduğunu ve yer teslimi için İdare kaynaklı bir gecikme olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının fiyat farkı verilmediği için işi yapmadığını, tek taraflı olarak davacı tarafından tasarla inşa et sözleşmesinin sonlandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Mahkememizin 21/10/2021 tarihli ve 2020/209 E.- 2021/674 K. sayılı kararı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2023 tarih ve 2021/1016 Esas 2023/561 Karar sayılı ilamıyla "...tarafların sözleşmenin feshinde tek taraflı veya ortak kusurlu olup olmadıkları hususunda gerekli inceleme ve değerlendirme yapılması, yapılacak değerlendirme sonucunda, davalının tek taraflı kusurlu olduğunun veya tarafların ortak kusurlu olduğunun tespiti halinde, davacının teminat mektubunun nakde çevrilen kısmı için tahsil talebi, kalan kısmı için iade talebinin kabul edilmesi, aksi halde; şimdiki gibi reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur" gerekçesi ile kaldırılmış ve mahkememizin 2023/330 Esasına kaydedilmiştir.
Davacı vekili 03.12.2021 tarihli İstinaf Başvuru Dilekçesinde; davalının sözleşmeyi fesihte haksız olduğunun tesbiti ile nakte dönüştürülen 950.000,00 TL teminat mektubu tutarının nakte dönüştürüldüğü tarihten itibaren, en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, teminat mektubunun 11.000,00 TL'lik kısmı için yaratılan murazaanın menine ve bu teminat tutarının taraflarına iadesini talep etmiş, sair taleplerinden feragat ettiğini bildirmiştir.
HMK.nın 310. maddesi uyarınca, feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Anılan yasanın 309/2.maddesine göre de, feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir.
Dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; feragat, davayı sona erdiren tek taraflı irade beyanı olup, davacı vekilinin 03.12.2021 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde, 950.000,00 TL teminat mektubu bedeli ve teminat mektubunun 11.000,00 TL'lik kısmı için muarazanın menni talebi haricindeki diğer tüm taleplerinden feragat ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğu anlaşıldığından bu kısım talep yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacı yüklenicinin yer teslimi sırasında doğalgaz boru hattı ile ilgili olarak ihtirazi kayıtta bulunmadığı, davalı tarafı uyarmadığı, sözleşme anahtar teslim götürü bedelli olduğu halde maliyet artışını gerekçe göstererek fiyat farkı talep ettiği, ruhsat alınmasına rağmen Elmadağ işine başlanmadığı, davalı iş sahibininde sözleşme ve eklerine uygun şekilde 10 gün süreli ihtar keşide ederek davacı yükleniciyi uyarmadığı, sonuç olarak olarak fesihte her iki tarafında kusurunun bulunduğu, bu nedenle de teminat mektubunun nakde çevrilmesinin haksız olduğu kanaatine varılmakla kesin teminat mektubu yönünden davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; YİGŞ'nin 47.b hükmü gereğince sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle süre vermeye gerek bulunmadığını, mahkemece 49.a maddesinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, davacının yer teslimine rağmen işe başlamadığını, bir yıldan fazla bir süre ruhsat almadığını, 31/08/2018 tarihli yazıda davacının fesih talep ettiğini, bu nedenle süre verilmesine gerek olmadığını, bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınmadan davalının kusurlu sayılmasının haksız olduğunu, sözleşmenin niteliği göz ardı edilerek, süreler geçmesine rağmen inşaata başlanılmaması sonrasında sözleşmenin feshedilmesinde müvekkilinin ortak kusurlu sayılmasının hakkaniyetli olmadığını, kaldırma kararından sonra tekrar bilirkişi raporu alınmamasının hatalı olduğunu, davacının fiyat farkı talebi reddedildiği için yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu hususun incelenmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gereken 65.645,91 TListinaf karar harcından peşin alınan 16.411,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 49.234,43 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ...