13. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1664 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2018/980 Esas - 2021/398 Karar
TARİHİ: 12/04/2021
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlattığını, bu takibin kesinleştiğini, 16/04/2012 tarihinde 122.739,89 TL'nin icra dosyasına yatırıldığını, 17/06/2016 tarihinde 513.185,12 TL hesap yapıldığını, bu hesaplmanın doğru olmadığını, müvekkilinin ticari defterinde borç miktarının 320.187,76 TL olduğunu, hem esas borcun hem de işletilen faizin yanlış hesaplandığını, davcının temerrüde icra takibi ile düşmesi nedeniyle takip tarihi itibariyle faiz hesabının yapılması gerektiğini, davalının %16 faiz oranı talep ettiğini ancak takip tarihinde böyle bir faiz oranı olmadığını, hesaplamanın yasal faiz üzerinden yapılması gerektiğini beyanla 17/06/2016 tarihi itibariyle davalının alacağının 404.619,61 Tl olarak tespitine, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; huzurdaki dava icra takibinde istenen faize ve kapak hesabına itiraz niteliğinde olup görevli Mahkemenin Küçükçekmece İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, takibin kesinleşmiş olduğunu, süresi içinde icra takibine itiraz etmeyen borçlunun Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden tasarrufun iptali davasını sürüncemede bırakmak için iş bu davayı açtığını, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın esasına ilşkin olarak ise; davacının takip miktarına işletilen faiz oranına itiraz etmesinin mümkün olmadığı, davalının tacir olduğunu, takipte ticari avans / temerrüt faiz istenildiğini, davacının dayandığı Yargıtay kararları ile dosyanın uyuşmadığını, kanuni faiz istenilmemiş oran belirtilmiş olduğunu, davacının beyan ettiği gibi alacağa yasal faiz uygulanması gerektiği iddiasının yersiz olduğunu, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, takip talebi ve ödeme emrinde BK 84 md. ve fazlaya dair hakların saklı tutulduğunu, dilekçe ekinde sundukları ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünü beyanla davanın reddine, davacının %20 tazminat talebinin reddi ile davalı lehine %20 den aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 12/04/2021 tarih ve 2018/980 Esas - 2021/398 Karar sayılı kararında;"Dava; İİK 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Davacı yan davalı tarafından aleyhine başlatılan Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasının kapak hesabına ve uygulanan faiz oranına itiraz ile kapak hesabı kadar borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası incelendiğinde davalının alacaklı davacının borçlu olduğu ,320.902,60 TL asıl alacak 3.209,03 TL işlemiş fazi toplamı 324.111,63 TL üzerinden takip başlatıldığı toplam kapak hesabının 513.185,12 TL olarak hesaplandığı ancak 404.619,61 TL olması gerektiği bu hali ile 108.565,00 TL yönünden menfi tespit istenmekle;Dosya uyuşmalık konusunda icra bilirkişisi ...ya tevdi edilmiş;05/02/2021 Tarihli Bilirkişi Raporu;Ödeme tarihleri itibariyle dosya kapak hesapları yapılmış yapılan ödemeler öncelikle %9 (yasal faiz), %16 (Takip Tarihinde belirtilen) ve son olarak Değişen Oranlarda Ticari Avans Faizi Hesaplanmış faiz ve masraflar düşüldükten sonra bakiyeler hesaplanmıştır. Sonuç olarak ödenen paralar gösterilmek suretiyle mahsup edilmiştir. Tarafların görev, zamanaşımı, %20 inkar tazminatı ve faiz çeşidine ilişkin itirazları Sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere neticesinde davacı borçlunun borçlu olduğu miktarın hesaplanmasında tarafların tacir olması nedeniyle hesaplanması gereken faizin Değişen Oranlarda Ticari Avans Faizi olması dolayısıyla hesaplama sonucunda 485.948,70 TL davacının borçlu kanaati ile rapor tanzim edilmekle 513.185,12 TL kapak hesabından 485.948,70 TL nin mahsubu ile 27.236,42 TL kadar borçlu olmadığı anlaşılan davacının talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı tarafından aleyhine başlatılan Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının kapak hesabına ve uygulanan faiz oranına itiraz ile kapak hesabı kadar borçlu olmadığının tespitini istemeleri üzerine, Mahkemenin davacı/borçlu müvekkilinin borçlu olduğu miktarın hesaplanmasında tarafların tacir olması nedeniyle hesaplanması gereken faizin değişen oranlarda ticari avans faizi olması dolayısıyla hesaplama sonucunda 485.948,70 TL davacının borçlu kanaati ile rapor tanzim edilmekle 513.185,12 TL kapak hesabından 485.948,70 TL nin mahsubu ile 27.236,42 TL kadar borçlu olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin davasının kısmen kabulüne dair hüküm kurulduğunu;Davalı/alacaklının takip talepnamesinde istenen faiz türünü belirtmediğini, takip talebinde istenen faiz oranının o tarihte uygulanan yasal veya ticari faiz oranlarından birine de denk gelmediğini, ayrıca bilirkişi hesaplamasının da yanlış olduğunu, raporda değişen oranlarda ticari avans faizi üzerinden hesaplamada (3 nolu hesap) ilk bölümde bulunan bakiye 313.229,89 TL ye bir itirazlarının olmadığını, ancak ödemenin yapıldığı 02/05/2012 tarihi ile 17/06/2016 tarihi arasında yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, yani 02/05/2012 tarihinde yapılan ara ödemenin sadece faizden mahsup edildiği düşünülse bile hesaplanan faizin 157.942,51 TL olması gerekirken bilirkişi 167.504,87 TL hesaplamış olmakla hesaplama hatası olduğunu, bir diğer hesaplamanın da dava dilekçesinde geçmiş gün faizini kabul etmemelerine bunu da davaya taşımalarına, bilirkişinin de bunu haklı görmesine rağmen, hesaplamayı takip talebindeki geçmiş gün faizi üzerinden yapması olduğunu beyanla istinaf talebinin kabulüne, Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, icra takip dosyası kapsamında yapılan kapak hesabında belirlenen borç miktarı yönünden menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı tarafından aleyhinde icra takibi başlatıldığını, takip dosyasına 16.04.2012 tarihinde ödeme ve 17.06.2016 tarihinde icra dairesi tarafından kapak hesabı yapıldığını, takipten önce temerrüde düşürülmediğini, faizin bu tarihe göre hesaplanması gerektiğini, her ne kadar takipte %16 oranında faiz talep edilmiş ve kapak hesabı yapılırken bu faiz oranı esas alınmış ise de, faiz türünün belirtilmemesi ve talep edilen oranın takip tarihinde hiç bir faiz türüne denk gelmemesi nedeniyle alacağa ancak yasal faiz işletilebileceğini, buna göre de kapak hesabı tarihindeki borç miktarının 404.619,61 TL olduğunu beyan ederek 108.565 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf Mahkemenin görevsiz ve davanın icra memurunun işlemini şikayet mahiyetinde olması sebebiyle görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, takipte talep edilen faizin ticari faiz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacının talep ettiği faiz oranının takip tarihindeki herhangi bir orana denk gelmediği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, takipte talep edilen işlemiş faiz de dava konusu edilmişken bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya bu miktarın dahil edilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.Dosya kapsamından; Mahkemece 5 nolu celsenin 3 nolu ara kararı ile davalının zamanaşımı ve göreve yönelik itirazlarının ön inceleme duruşmasında değerlendirilmesine karar verildiği, 19.10.2020 tarihli ön inceleme duruşmasında ise, dava şartları yönünden bir eksikliğin ve zamanaşımı itirazının bulunmadığı belirtilerek görev ve zamanaşımına ilişkin itirazlar hakkında olumlu/olumsuz herhangi bir karar verilmediği, davacının dava dilekçesinde, icra takip dosyasında 17.06.2016 tarihinde yapılan kapak hesabının hatalı olduğunu belirterek kendi hesaplamasını tablo halinde gösterdiği, bu tablo içerisinde 16.04.2012 tarihli ödemeye kadar işlemiş faiz hesabı yapılırken temerrüt başlangıcının takip tarihi olan 15.02.2011 tarihi olarak kabul edildiği, buna göre takip talebinde bir kalem olarak yer alan 3.209,03 TL işlemiş faizi alacağa dahil etmediği ve bu hususu dilekçesinde açıkça takipten önce temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile belirttiği, icra takip dosyasında davalı tarafından davacıya takipten önce gönderilen temerrüt ihtarnamesi bulunmakta ise de, tebliğ şerhinin bulunmadığı, Mahkemece 7 nolu celsenin 2 nolu ara kararı ile davalı tarafa ihtarnamenin tebliğ evrakını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği ve aksi halde işlemiş faiz yönünden mevcut dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtar edildiği, bununla birlikte duruşmada hazır bulunmayan vekile duruşma zaptının tebliğ edilmediği, bilirkişi raporunda üç ayrı faiz oranı üzerinden kapak hesabının yapıldığı, toplam alacak hesap edilirken takip çıkış miktarının işlemiş faizin dahili ile 324.111,63 TL olarak kabul edildiği, Mahkemece bilirkişi raporunda değişen oranlara göre yapılan hesaplama nazara alınarak kapak hesabının yapıldığı 17.06.2016 tarihinde davacının 485.948,70 TL borçlu olduğunun kabulü ile 27.236,42 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ne alınan bilirkişi raporunda, ne de Mahkemece gerekçeli kararda davacının takipte talep edilen 3.209,03 TL işlemiş faiz alacağı yönünden borçlu olmadığı iddiasının değerlendirilmediği, bu şekilde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece öncelikle İİK'nın 16. maddesi de nazara alınmak suretiyle davalı tarafın görev itirazı ile zamanaşımı itirazı hakkında gerekçelendirilmek suretiyle olumlu/olumsuz bir karar verilmesi, bundan sonra esas yönünden yargılamaya devam edilmesi halinde davalı tarafa ihtarname tebliğ şerhini sunmak üzere usulüne uygun şekilde süre verilmesi, tebliğ şerhinin sunulması halinde takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden denetleme yapılmak üzere bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi, tebliğ şerhinin sunulmaması halinde ise buna göre hesaplama yapılması ile iddia, savunma ve dosya kapsamı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.