4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/14168 E. , 2023/3314 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; 22.01.2014 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklete, arkadan gelen ve plakası belli olmayan aracın çapması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarparak devrildiğini, kaza sonucu davacının parapleji olup %100 iş ve güç kaybına uğradığını, ayrıca %100 oranında bakıma muhtaç durumda olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayın plakası tespit edilemeyen aracın kusurundun kaynaklandığını davacı yanın ispat etmesi gerektiğini, sadece zarar görenin beyanı ya da olaya başkalarından duydukları ile tanıklık yapanların aleyhe beyanları esas alınarak iddianın kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosyada mübrez 17.11.2016 tarihli bilirkişi raporu ve 13.11.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlene raporda kaza sonrası alınan beyanlar ve kaza tespit tutanağı incelenmek suretiyle, olayın meskun mahal dışında gece vakti, yüzeyi kuru asfalt kaplamalı yolda meydana geldiği sabit olup, yolun iki şeritli bölünmüş, emniyet şeritli, yaya yolu bulunan bir yol olduğu, ayrıca kaza noktasına 10 metre mesafede keskin viraj işaretli trafik levhasının bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davacı taraf, kazanın oluşumuna plakası tespit edilemeyen ve davacının kullandığı motosiklete arkadan çarpan bir aracın sebebiyet verdiğini ve ATK Trafik İhtisas Dairesince alternatifli bir kusur tespiti yapıldığını ileri sürmekte ise de, resmi belge niteliği taşıyan kaza tespit tutanağı kapsamına hasıl olan kanaate göre davacının keskin viraja yaklaşırken hızını azaltmayarak 10 metre mesafe kala direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda yolun ortasında bulunan refüje çarptığı, kazanın oluşumunda davacının asli ve tam kusurlu bulunduğunun kabul edildiği, davacının kaza tespit tutanağının tanzimine yönelik itirazını destekler nitelikte dosyada somut ve kesin bir delil bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden, alternatifli durumlar değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hükme esas alınan kaza tespit tutanağının, uzman bilirkişi ve ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen rapordaki belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya ve oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesine, davacının kazaya plakası ve niteliği belirlenemeyen bir aracın arkadan çarptığı iddiasını ispat edememiş olmasına, mahkeme alınan raporlar esas alınarak karar verilmiş olmasına, davalının sorumluluğunun kusur sorumluluğu olmasına ve mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının yerinde olmayan başvurusunun reddine karar verildiği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, kazanın ardından ifadesi alınan davacının kazanın oluşunu anlattığını, kaza sorası çarpıp kaçan aracın sürücüsü ve plakasının müvekkili tarafından tespitinin istenemeyeceğini, olay yerini gösterir bir kaydın bulunmamasının kazanın tek taraflı bir kaza olduğu sonucunu doğurmayacağını, mahkemece Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin alternatifli kusur raporunun değerlendirilmediğini, kusur durumunun alternatifli olarak ortaya konulduğu hallerde zararın ilke olarak yarı yarıya paylaşılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, motosiklet kullanan davacıya arkadan çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve sürekli bakıcı gideri taleplerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi.
3.Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; özellikle aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olan trafik kazası tespit tutanağında davacının yaptığı tek taraflı kaza sonucu kusurlu bulunması, iddiasını ispat ile yükümlü olan davacının kazanın bilinmeyen bir aracın arkadan çarpması sonucu meydana geldiğine ilişkin soyut iddiadan başka bir delil sunmaması, davacı tarafın soruşturma aşamasında başka bir aracın varlığının ispat edilemediğine yönelik beyanı da gözetildiğinde, davacının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu bulunduğu yönündeki kabulün dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.