Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/157
Karar No
K. 2024/108
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/157
KARAR NO: 2024/108
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 06/03/2023
KARAR TARİHİ: 14/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin hayli uzun süre görev yapmış geçmiş yönetim kurulunun, davalı şirket yönetimini, diğer ortaklara adeta dayattıkları ve nedenini gereği gibi açıklamadıkları kararları doğrultusunda, şeffaflıktan alabildiğine uzak şekilde sevk ve idare ettiklerini faaliyetlerinin ciddiyetle sorgulanmaya başlamasının ve bir kısım davaların açılmaya başlamasının ardından şirketin 04/10/2022 tarihli genel kurulunda ve bu genel kuruldan kısa bir süre sonra tamamının görevlerinden istifa ederek şirketi organsız bırakacak kadar sorumsuzca hareket ettiklerini, müvekkilinin ise davalı şirkette pay sahibi olduğu andan itibaren karar süreçlerine katılma ve şirketin mevcut durumu ile ilgili bilgi sahibi olma konularında davalı şirketin engelleyici tavrı ile karşı karşıya kaldıklarını, davalı şirket yönetiminin sorumluluklardan sıyrılacağı umuduyla davalı şirketi sona erdirme gayesinin 08/09/2022 tarihli yönetim kurulunda alınan kararlar ve ardından 04/10/2022 tarihli genel kurulun ilan edilen gündemi ile elle tutulur hale geldiğini, yönetiminin toplu istifası neticesinde organsız bırakılan davalı şirketin en önemli iştiraki durumunda olan ----sermaye arttırımı kararı alınan 07/11/2022 tarihli olağan genel kurulunda temsil edilemediğini ve istifaların doğrudan buradaki hisselerinin kaybedilmesine sebep olduğunu, davalı şirketin 14/12/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu'nda alınan ---- numaralı kararların yürütülmesinin, gösterdikleri açık hukuka aykırılıklar bakımından yönetim kurulunun ivedilikle dinlenmesi sonrasında geri bırakılmasına, bahsi geçen kararların yokluğunun, sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması durumunda ise butlanma malul olduğunun tespitine yine aksi kanaat hasıl olur ise iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yönetimine ilişkin olarak ileri sürülen iddiaların tamamının soyut olduğunu ve hiçbir gerçekliğinin bulunmadığını, pay sahiplerinin kişisel hakları TTK m. 437, 149 ve 188. Maddelerinde düzenlendiğini, davacının bu haklarının kaldırıldığına veya sınırlandırıldığına dair bir genel kurul kararı ya da eylem bulunmadığını, davacının anılan hükümler uyarınca bilgi alma, denetleme ve inceleme haklarına sahip olduğunu, davacının şirket bölünmesi ve pay devri ile müvekkili şirkete ortak olduğunu, özelleştirme sonrası yaklaşık 20 yıl şirket ortaklarının tamamının, yönetim kurulunda temsil edilmesine rağmen ortaklığının tesisinden itibaren yönetim kurulu üyeliği teklifini kabul etmediğini, yönetim kurulunca yapılan tüm çağrılara olumsuz yanıt verdiğini, tüm genel kurullarına ve alınan kararlara karşı yoklukla ve butlanla malul olma iddiasında bulunduğunu, iş bu davanın da hak arama amacı ile değil şahsileştirdiği konulara ilişkin müvekkili şirkete ve ortaklarına zarar verme amacı ile açıldığını, davacının dava konusu genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine karar verilmesi talebinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, gündemin ilk 2 maddesi toplantı heyeti seçimine ilişkin olduğunu, yapılan itirazlara dair somut bir delilin öne sürülmediğini, adeta itiraz etmiş olmak için ret oyunun kullanıldığını, gündemin 3 no'lu maddesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin olduğunu alınan karar içeriğinde yokluk ya da butlanla malul olmasını gerektirecek ya da iptaline neden olacak hiçbir unsur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın; Davalı----- 14/12/2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan -----nolu kararların yokluğu ya da butlanı şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememiz dosyasının ön inceleme duruşmasının ---- no'lu ara kararı uyarınca uyuşmazlık noktasında inceleme yapılmak üzere 1 mali müşavir ve 1 şirketler mevzuatında uzman nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup,

27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "...Açılış ve Toplantı Başkanlığının Seçilmesi kararının kabili iptal olmadığı, GK Toplantı Tutanağının imzalanması için başkanlığa yetki verilmesi, kararının kabili iptal olmadığı ve şirket yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının mahkemenin benimseyeceği görüş çerçevesinde kabili iptal olmadığı veya davanın konusuz kalması sebebiyle reddi gerekeceği..." şeklinde rapor düzenlendiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.Eldeki dava GK kararlarının yokluğunun veya butlanının tespiti veya iptaline ilişkindir. GK kararlarının iptali TTK m. 445 vd. Düzenlenmiştir. TTK m.445 şöyledir:MADDE 445- (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. İptal davası açabilecek kişiler ise, "MADDE 446- (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,

b)Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,

c)Yönetim kurulu,

d)Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." şeklindedir. GK kararlarının butlanının tespiti TTK m. 447'de düzenlenmiştir. MADDE 447- (1) Genel kurulun, özellikle;

a)Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,

b)Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,

c)Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.GK kararlarının yokluğunun tespiti ise TTK'da düzenlenmemiş olmasına rağmen gerek doktrinde gerekse uygulamada, anonim şirket GK kararları bakımından da şartları varsa uygulanacağı kabul edilmektedir. Yokluk, kısaca ifade etmek gerekirse, kararın kurucu unsurlarında bir eksiklik olması durumunda ortaya çıkar. Örneğin yetkisiz kişinin GK'yı toplantıya davet etmesi neticesinde alınan kararlar veya Ticaret Bakanlığı Komiserinin katılması gereken GK toplantılarında, bu kişinin tutanağı imzalamadığı durumda alınan kararlar veya yetersayılara uyulmadan alınmış olan GK kararları yoklukla sakat olur. Bu halde ilgili karar hiç doğmamıştır. Somut olaya bakıldığında yokluk yaptırımının uygulanmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı görülmektedir.

Butlanda ise GK kararı -ölü- doğmuştur; usul ve şekil kurallarına uygun bir GK kararı vardır, ama bu GK kararının içeriği, kanuna aykırıdır. Diğer bir deyimle butlan, GK kararının içeriğine dönük sakatlık halidir. GK kararının hangi hallerde butlan yaptırıma tabi tutulacağı, yukarıda da belirtildiği üzere (esasen) TTK'da m. 447'de düzenlemiştir. Maddede yer alan “özellikle” kelimesi sayımın tahdidi olmadığına işaret etmekte olup, kanun koyucu başkaca butlan sebeplerine (TBK m.

27.kapıyı kapatmamış olup, somut olayda butlan yaptırımının uygulanmasını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Zira alınan kararların hiçbirisi özel (TTK m.

447.veya genel (TBK m.

27.nitelikteki butlan yaptırımını tetikleyecek mahiyette görülmemiştir.Gerek yokluk gerekse butlan süreye tabi olmadan ileri sürülebilen hükümsüzlük çeşitleridir ve iptal edilebilirliğin aksine bu iddiayı dermeyan eden kişinin karara muhalif kaldığını ayrıca ispat etmesi gerekmez.

Bir GK kararının iptal edilebilmesi için ise, alınmış olarak kararın; kanun, esas sözleşme veya dürüstlük kuralına aykırı olması gereklidir. Davayı ikame edebilecek olanlar arasında sayılan (somut olaydaki gibi) pay sahibinin toplantıya katılmışsa karara muhalif kaldığının ispatı gereklidir. Davacının GK'ya katıldığı ve karara muhalif kaldığı, davanın karardan itibaren 3 ay içinde açıldığı, dolayısıyla iptal davasının usuli şartının yerine geldiği görülmektedir.İptali istenen kararlardan 1 numaralı gündem maddesi “Açılış ve Toplantı Başkanlığının Seçilmesi” şeklindedir. “Açılış ve Toplantı Başkanlığının Seçilmesi”ne ilişkin gündem maddesi genel kurulun yürütülmesine yönelik olup, usuli niteliktedir. Seçim kararının kanun ve esas sözleşmedeki yeter sayılara uyularak yapıldığı, dava dilekçesinden usuli işlemleri yapmak üzere bu göreve seçilen kişinin seçiminin niçin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği hakkında bir bilgi/belgeye rastlanmadığı, toplantı başkanlığına seçilen kişinin örn. dolandırıcılık veya evrakta sahtecilikten mahkum olması gibi bir durum söz konusu ise, bu olgu somut olaydaki başkaca verilerle desteklenmiş olmak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırılık olarak görülebilecek olmakla birlikte, usuli mahiyeti ağır basan kararın bu haliyle dürüstlük kuralına aykırılık içermediği görülmektedir. “GK Toplantı Tutanağının İmzalanması İçin Başkanlığa Yetki Verilmesi” şeklindeki Gündemin ikinci maddesi de genel kurulun yürütülmesine yönelik olup, bu da ilk madde gibi usuli nitelikte bir maddedir. Seçim kararının kanun ve esas sözleşmedeki yeter sayılara uyularak yapıldığı, dava dilekçesinden usuli işlemleri yapmak üzere bu göreve seçilen kişinin seçiminin niçin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği hakkında bir bilgi/belgeye rastlanmadığı, toplantı başkanlığına seçilmiş ve tutanakları imzalamak için yetki verilmiş olan kişinin örn. dolandırıcılık veya evrakta sahtecilikten mahkum olması gibi bir durum söz konusu ise, bu olgu somut olaydaki başkaca verilerle desteklenmiş olmak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırılık olarak görülebilecek olmakla birlikte, usuli mahiyeti ağır basan kararın bu haliyle dürüstlük kuralına aykırılık içermediği görülmektedir.Gündemin üçüncü maddesi YK üyelerinin seçimine ilişkindir. Davacının temel iddiaları, YK üyesi olarak seçilen kişinin avukat olduğu ve YK üyesi olarak seçilmesinin kanuna uygun olmadığı zira bu kişinin pay sahiplerini de avukat olarak temsil ettiği ve Avukatlık Kanununa göre menfaat çatışmasını bulunduğu bunun da seçime engel olduğudur. Diğer bir iddia ise YK üyesi seçilen avukatın müdür benzeri bir görevinin olduğu, bunun ona limited şirketlerdeki müdürün kamu borcuna yönelik kurallardan mülhem sınırsız sorumluluk yüklediği, sınırsız sorumluluğun olduğu bir şirkette bir avukatın Avukatlık Kanununa göre görev yapamayacağıdır. YK üyesi seçimine ilişkin kararın yetersayılara uygun olduğu görülmektedir. Seçimde esas sözleşmeye bir aykırılık da tespit edilebilmiş değildir. Değerlendirilmesi gereken noktalar kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık olup olmadığıdır.

Davacı taraf Avukatlık Kanunu m. 12'ye aykırılık olduğu iddiasındadır. Normun ilgili bendine bakıldığında (12/f) Anonim, limited, kooperatif şirketlerin ortaklığı, yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklık,”ın avukatlıkla birleşen işlerden olduğu görülmekle yasaya bir aykırılıkta söz konusu değildir kaldı ki dava konusu genel kuruldan sonra yapılan 22.05.2023 tarihli GK'da yapılan yeni YK üyesi seçimleriyle yönetim kurulu değişmiş ve dava da konusuz kalmıştır.

Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, somut olayda açılış ve toplantı başkanlığının seçilmesi kararı ile, GK toplantı tutanağının imzalanması için başkanlığa yetki verilmesi, kararının iptali şartlarının bulunmadığı, alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına herhangi bir aykırılığından söz edilemeyeceği, ayrıca şirket yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararınında iptali şartları bulunmadığı, davacının iddialarını kanıtlayamadığı daha sonra yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyeleri değiştiği ve bu nedenle YK üyeleri seçimine ilişkin madde yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın ---- ve---- no'lu karar yönünden reddine,----- no'lu karar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Dava konusu 04/10/2022 tarihli Genel Kurul -- , ----no'lu genel kurul kararının iptaline ilişkin talebin şartları oluşmadığından REDDİNE,

2.04/10/2022 tarihli Genel Kurulun ---- no'lu kararına ilişkin dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

3.Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile kalan 247,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde-----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.