6. Hukuk Dairesi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/03/2023
NUMARASI : Esas 2Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
Av. ... - [
İSTİNAF KARARININ
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 07/03/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında torna talaşı alışverişine dayalı ticari ilişki olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 09.02.2018 tarihli yazılı sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı tarafa 465 ton torna talaşı bedelini ödediğini ancak davalının müvekkil şirkete sadece 372.461 kg'lık kısmını teslim ettiğini, müvekkili şirketin, davalı tarafla yapılan başka bir satım sözleşmesi nedeniyle borçlusu müvekkil şirket, alacaklısı davalı olan 7 adet bono senedi düzenlendiğini, dava konusu bono senetlerinden beş tanesinin ciro yoluyla dava dışı .... Mühendislik Müt. İnş. A.Ş’ye, bir tanesinin de dava dışı ....ve Tic. Ltd. Şti. isimli kişiye geçtiğini, müvekkil şirketin, senetlerin bedelini Yapı Kredi Bankası aracılığıyla ödediğini, 6 tane bononun bilgilerinin dilekçede mevcut olduğunu, dava konusu etmedikleri 7. bono senedine ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını, müvekkil şirketin davalı tarafa Konya .. Noterliğinin 14.07.2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname gönderdiğini, davalının Konya ... Noterliğinin 30.07.2021 tarih ... yevmiye sayı ile ihtarnameye verdiği cevapta ihtarnameye itirazla ihtarnameyi kabul etmediğini beyan ettiğini, davalının müvekkili ile aralarında akdedilen ticari satım sözleşmelerinden doğan edimlerini yerine getirmediğini ve ihtarname tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, 92.359 kg torna talaşının davalı tarafça davacı müvekkile aynen teslimine, olmadığı takdirde 92.359 kg torna talaşının İİK 24. Madde gereğince takip tarihi itibariyle belirlenecek bedelinin tahsiline, dava konusu 05.10.2018, 05.11.2018, 05.12.2018, 05.01.2019,05.02.2019,05.04.2019 vade tarihli 10.000'er TL bedelli senetler nedeniyle davalıya ödedikleri toplam 60.000,00 TL'nin her bir senet için ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, taraflarına teslim edilmediğini iddia ettikleri 92.359 kg torna talaşı bedelinin ödenmesi ve ödendiğini iddia ettikleri 6 adet senet bedeli olan toplam 60.000 TL'nin ödenmesi taleplerinin taleplerinin birbiriyle illiyetli olmadığını, iki farklı konu ve iki farklı ihtilaf içerdiğini, buna göre davacının her bir talebi için ayrı ayrı dava açması gerektiğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacı harca esas değeri toplamının 70.000 TL olarak belirttiğini ve bu bedel üzerinden harç yatırdığını, ancak 92.359 kg torna talaş bedelini 277.077,00 TL olarak talep ettiğini, bu sebeple torna talaş bedelini 10.000,00 TL olarak göstererek harç yatırmasının hukuka uygun olmadığını, davacının borçlusu bulunduğu bono bedellerini ödediğinden söz ederek, müvekkilinden geri talep etmesini anlayamadıklarını, zira davacının, kendi borcunu ödediğini, bu sebeple parayı bir başkasından talep edemeyeceğini, bononun illiyetten bağımsız mücerret bir borç ikrarı olduğunu, davacının tacir olup bu durumu çok iyi bildiğini, yine senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının tanık dinletmesi talebine muvafakatlerinin olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, davacının talep ettiği İİK m.24'ün de uygulanamayacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Tarafların ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, defter kayıtlarında hiçbir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır, davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşme başlıklı evrak aslı üzerindeki incelemede ise "..... LTD. ŞTİ. (alacaklı) 09/02/2018 cuma tarihinde 465 Ton torna talaşı alacaklı Köylü Torna ... 465 Ton talaş parası aldım. ....'dan" şeklinde yazılı taraflarca kaşe basılarak imza altına alındığı görülmüştür. İlgili metnin değerlendirilmesinde; Sözleşmeden davacı ....LTD. ŞTİ. 'nin davalı Köylü CNC ve Torna - ...'den ileri dönük olarak 465 ton torna talaşı ödemesinin yapıldığının anlaşılmadığı, taraflar arasındaki torna talaşı alım satımından kaynaklı 465 ton talaş parasının davacıdan davalının aldığına yönelik makbuz hükmünde bir belge olduğuna mahkememizce kanaat getirilmiştir. Davacı şirketin ticari defterlerinde de 465 ton torna talaşına karşılık ödeme yapıldığını gösterir herhangi bir belge bulunmadığı görülmüştür. Yine dinlenen sözleşme tanıklarının ifadeleri nazara alındığında taraflar arasında 2018 yılından önce torna talaşı alım satımlarının yoğun olduğunu, ayrıca sözleşmenin imzalandığı tarih olan 09/02/2018 tarihinde taraflar arasında ödemeye yönelik para alışverişinin olmadığı beyan edilmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının davalıdan dava dosyasına delil olarak sunduğu sözleşme başlıklı belge nedeniyle ileride alacağı torna talaşları için peşin ödeme yaptığını ispatlanamadığından davacının davasının bu nedenle reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davacının diğer talebi olan 6 adet bono bedelinin davalı taraftan tahsili isteminin incelenmesinde ; bonoların keşidecisinin..... Ve Tic. LTD. ŞTİ. , Lehtarının davalı ... olduğu, bonoların dava dışı.... Müh.
İnş. A.Ş.'ne cirolandığı ve ilgili bonoların Yapı ve Kredi Bankasına tahsil kaydıyla teslim edilerek bono bedellerinin davacı şirketten tahsil edildiği, ilgili bonoların bir kısmında malen kaydının bulunduğu bir kısmında ise kayıt kısmının boş bırakıldığı kıymetli evrak niteliğindeki bonoların taraflar arasındaki ilişkiden mücerret olarak keşidecinin lehtara borçlu olduğunu gösterdiği ve bu bonolardan taraflar arasında dava konusu yapılan sözleşmeye yönelik verildiği gösteren herhangi bir delilde dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından iş bu dava konusu bonoların bedelinin iadesi talebinin de haklı ve yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile tarafların bildirdiği deliller toplanmış olup son olarak davacının davasını ispat edebilmesi açısından yemin delili hatırlatılmış, davacıya yemin metni sunmak üzere kesin süre verilmiştir. Verilen kesin süre içerisinde yemin metni sunulmadığı gibi 07/03/2023 tarihli duruşmada davacı vekili, yemin teklifinde bulunmadıklarını beyan ettiği görülmüştür. Tüm bu sebeplerle yukarıda izah edilen gerekçelerle davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir" gerekçesiyle davacının davasının reddine, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin hatalı değerlendirme sonucu dosyaya, olaya ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile verdiği kararı kabul etmediklerini, davanın en önemli yazılı delilinin dosyaya sunulan sözleşme başlıklı yazılı belge olduğunu, bu belgeye göre müvekkil şirketin 465 ton torna talaşı için ödeme yaptığını, davalının ise 465 ton torna talaşını teslim etmediğini, yerel mahkeme kararında bu belge ödeme makbuzu olarak değerlendirilmişse de, mahkeme kararının kendi içerisinde çeliştiğini, dosyaya sunulan belgenin, bir alım satım sözleşmesinin kanıtı olduğunu, mal teslimine ilişkin ayrıca bir belgenin davalı tarafından sunulmadığını, davalı üzerine düşen edimini ifa etmeyip, 465 ton torna talaşını teslim etmediğini, müvekkilin dosyada belirttiği tanıklardan olan, müvekkil yanında çalışan işçi ...'ün tanıklık yapacağı 13/12/2022 tarihli duruşmadan 5 gün önce işten ayrılarak müvekkile ihtar gönderdiğini, ayrıca arabulucuk sürecine başvurduğunu, bu tanık ile müvekkil şirket arasında işçilik alacağı davasının devam ettiğini, tanığın müvekkile karşı düşmanca hislerle tanıklık yapmış olup gerçeği ifade etmediğini, bu sebeple tanık beyanına itibar edilemeyeceğini, mahkeme kararının 6 adet bono bedelinin davalı taraftan tahsili istemine ilişkin ret gerekçesi incelendiğinde; bono bedellerinin malen kayıtlı olduğunu, mahkeme de gerekçesinde taraflar arasında defter durumuna göre ticari ilişkinin olmadığı kanaatiyle hatalı hüküm kurduğunu, eğer taraflar arasında ticari ilişki yoksa malen kayıtlı bonolarda da borç olması söz konusu olmadığını, davalının imzasının bulunduğu bonoların müvekkilin elinde bulunmasının taraflar arasında ticari ilişkinin varlığına bir karine olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin olmadığının kabulü halinde dava konusu bonoların müvekkilin elinde bulunmasının ticari teamüllere aykırı düşeceğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, davalıdan satın aldığı 465 ton torna talaşı malın bedelini ödediğini ancak davacının 92.359 Kg talaşı teslim etmediğini, davalıya verdiği dava konusu her biri 10.000 TL bedelli 6 adet bononun bedelini de ödediğini iddia ederek davalı tarafça teslim edilmeyen 92.359 torna talaşının aynen teslimine, olmadığında dava tarihindeki bedelinin tahsiline; davalıya ödediği 6 adet bono karşılığı 60.000 TL'nin bonoların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmekte; davalı, bonoların temel borç ilişkisinden mücerret olduğunu, davacının delil olarak dayandığı belgenin ibraname niteliğinde olduğunu ve davacıya borcu bulunmadığını savunmaktadır.
Somut olayda Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmış ve rapor esas alınarak karar verilmiş ise de; taraflar arasında düzenlenen ve davalı tarafından imzası ikrar edilen 09/02/2018 tarihli sözleşme başlıklı belgede; davacının davalıdan 465 ton torna talaşı alacaklı olduğu ve 465 ton torna talaş bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği belirtildiğine göre; 465 ton torna talaşının davalı tarafından davacıya teslim edildiğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, 372.661 kg torna talaşının davacıya teslim edildiği uyuşmazlık konusu olmadığından, geriye kalan 92.339 kg torna talaşının davacıya teslim edildiği hususunun davalı tarafça ispatlanması gerekirken, ispat külfetinin belirlenmesinde hataya düşülerek eksik incelemeye dayalı davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla; davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksiklikler giderilerek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2023 tarih, .. Esas, .... Karar, sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5.İstinaf başvurusunda bulunan davacının tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
(e-imzalıdır)
....