Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/4358
Karar No
K. 2023/2495
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/4358 E.  ,  2023/2495 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2019/4358
Karar No: 2023/2495
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı

(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçları nedeniyle, kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu … ila … ve … sayılı ödeme emirleri bakımından; Mahkemelerince yapılan 09/01/2018 ve 05/03/2018 tarihli ara kararlarına rağmen, dava konusu ödeme emirleri içeriği borç için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilşikin tebliğ belgelerinin gönderilmediği, bu bağlamda da, davalı idarece asıl borçlu ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin usulüne uygun olarak takip edildiği hususu ile adı geçen şirketten vergi borçlarının tahsilinin olanaksız olduğu hususunun ortaya konulamadığı; … ve … sayılı ödeme emirleri bakımından; şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin tebligatın 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin son fıkrasında öngörüldüğü şekilde komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda durumun taahhüt ilmühaberine yazılarak, tarih ve imza konularak hazır bulunanlara imzalatılması gerekirken bu şekilde yapılmadığı, tebliğin posta memuru tarafından tarih ve imza konulmak suretiyle iadesi üzerine ilanen tebliğ edildiği, bu durumda şirket hakkında posta yoluyla tebliğinin mümkün olmadığının kanun maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanak altına alınmaması nedeniyle ilanen tebliğ şartlarının usulüne uygun olarak yapılmadığı; 2017/8 sayılı ödeme emri bakımından; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine konu amme alacaklarının vade tarihlerinin ise 29/01/2011 olduğu ve en geç 31/12/2016 tarihine kadar kanuni temsilci veya şirket ortağı adına düzenlenen ödeme emri ile birlikte usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekirken, bu süreçte sadece şirket adına ödeme emri düzenlendiği ve bu ödeme emrine ilişkin tebligatın da usulsüz olduğu, usulsüz olan bu tebliğ işleminin ise 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca tahsil zamanaşımını kesmesinin mümkün olmadığı ve olayda tahsil zamanaşımını kesecek başka bir işlemin de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının zamanaşımına uğradığı, 2017/9 sayılı ödeme emri bakımından;asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine konu amme alacağının vade tarihinin ise 19/02/2012 olduğu ve en geç 31/12/2017 tarihine kadar asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekirken, bu süreçte şirket adına sadece ödeme emri düzenlendiği ve bu ödeme emrine ilişkin tebligatın da usulsüz olduğu, usulsüz tebliğ işleminin ise 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca tahsil zamanaşımını kesmesinin mümkün olmadığı ve olayda tahsil zamanaşımını kesecek başka bir işlemin de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog