Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/7560
Karar No
K. 2023/2131
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/7560 E.  ,  2023/2131 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2022/7560
Karar No: 2023/2131
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ...Vergi Dairesi Başkanlığı

(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)

...

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin avukatlık faaliyeti kapsamında incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca söz konusu takvim yılında serbest meslek makbuzu düzenlemeyerek kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle re'sen tarh edilen 2013/1, 3, 10. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; 730.000,00 TL'lik tahsilatta kaynaklanan cezalı tarhiyata münhasır hale gelen uyuşmazlıkta, Vergi Mahkemesince her ne kadar davacı tarafından 713.000,00 TL'nin avukatlık ücret sözleşmesi gereğince avukatlık ücreti olarak şahsına ödenmesi gereken bir para olduğu ancak şahsına ödenmediğinden bahisle eski müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığı ve takibe itiraz edilmesi nedeniyle açmış olduğu davanın Küçükçekmece ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında derdest olduğu, söz konusu 713.000,00 TL'nin davacı tarafından henüz tahsil edilen bir para olmadığı, söz konusu paraya ilişkin olarak yargılamanın devam ettiği, paranın, takip dosyasından, davacının eski müvekkili tarafından tahsil edildiği ve davacının uhdesinde bulunmadığı gerekçesiyle kabul kararı verilmiş olsa da, serbest meslek faaliyeti hizmetinin ifa edilmesinin KDV açısından vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi için yeterli olduğu ve ifa edilen serbest meslek faaliyetine ilişkin KDV'nin beyan dışı bırakıldığı sabit olduğundan yapılan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, tekerrür nedeniyle vergi ziyaı cezalarının arttırılan kısmı yönünden ise, davacı adına 2011/7-9 dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesinin kanuni süresinden sonra 14/02/2012 tarihinde internet üzerinden verilmesi sebebiyle sistem tarafından otomatik olarak kesilip, yine sistem tarafından davacıya aynı tarihte tebliğ edilip kesinleşen 31,81 TL tutarındaki vergi ziyaı cezası nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulandığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, tekerrür hükmüne esas alınacak sonraki eylemin, ilk eylem için kesilen cezanın kesinleşme tarihini takip eden yıl başından sonra gerçekleşmiş olması gerekmekle birlikte, anılan Kanun hükmünde 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7338 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile yapılan değişiklikle, "şu kadar ki, artırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağı" öngörülerek, kişilerin lehine sonuçlar doğurabilecek nitelikte düzenleme yapılmış olduğundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi ziyaı cezalarında da uygulanacağı kuşkusuz bulunan "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, dava konusu vergi ziyaı cezasında tekerrür nedeniyle yapılan artırımın, tekerrüre esas alınan ve kesinleşen ceza tutarı olan 31,81 TL tutarını aşmaması gerektiği, tarhiyatın 713.000,00 TL'lik tahsilattan kaynaklanan kısmı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında tekerrür nedeniyle yapılan artırım miktarında bu tutarın aşıldığı, dolayısıyla 713.000,00 TL'lik tahsilata isabet eden tarhiyat üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında tekerrür nedeniyle yapılan artırımın 31,81 TL'ye isabet eden kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan hükmünün bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 11/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog