Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/1057
Karar No
K. 2023/1854
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1057 E.  ,  2023/1854 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2022/1057
Karar No: 2023/1854
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi … Ana Bilim Dalında profesör unvanıyla öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, üniversitedeki görevinin yanında özel muayenehane açma ve çalıştırma izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından; 2547 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesince iptal edilen Geçici 64. maddesinin sadece yürürlük tarihi itibarıyla serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerinin durumunu düzenlediği, anılan tarihte serbest meslek faaliyetinde bulunma hakkı olmasına rağmen bu yönde faaliyete geçmeyen hekimlerle ilgili herhangi bir düzenleme içermediği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında yeni bir düzenleme getirilmediği için 2547 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi itibariyla serbest meslek faaliyetinde bulunan hekimler yönünden çalışmalarına devam etmelerini engelleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, durumunun mevcut yasal düzenleme uyarınca incelenmesi gerektiği, 16/04/2014 tarih ve 2014/15 sayılı Genelge ile 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla serbest meslek faaliyetinde bulunan tabiplerin faaliyetlerine devam edebileceğinin belirtilmesi karşısında kendisi ile aynı durumda olan binlerce hekimin davaları kabul edilerek bu hekimler muayenehane açmışken bir kısım hekimin serbest meslek faaliyetine izin verilmemesinin eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmişken, yaşanan hukuki süreç sonucunda 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar hariç, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, bu kural Anayasa Mahkemesince Anayasaya uygun bulunmuştur.

Diğer taraftan, aynı Kanun'un 14. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 64. maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği (18/01/2014) tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği, bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu maddenin Anayasa Mahkemesinin 09/04/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/6 sayılı kararı ile esas hakkında karar verilinceye kadar yürürlüğü durdurulmuş ve akabinde Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile de iptaline karar verilmiştir.

Anılan karar; yargı kararları sonrası tam zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilecekleri yönünde oluşan kanaat ve beklenti nedeniyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planladıkları, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşulları öngörmek suretiyle belirledikleri, var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti ve kanaate göre planladıkları faaliyet ve çalışmaları ile bunlar gereğince yaratılan hukuki durumlarını dava konusu kurallar gereğince sona erdirmek zorunda olmalarının hakkaniyete aykırı olduğu, öğretim üyelerinin bu statülerinin belli bir süre devam edeceğine ilişkin meşru bir beklentilerinin oluştuğu ve bu beklentinin hukuki güvenlik ilkesi gereğince korunması gerektiği, ayrıca kanun koyucunun aynı konuyla ilgili pek çok kanun çıkarmış olmasının da söz konusu öğretim üyelerinin hukuki durumları bakımından belirsizlik yarattığı, duraksamalara neden olduğu gerekçesine dayanmaktadır.

Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararının gerekçesi ile birlikte tüm hukuksal süreç değerlendirildiğinde; 2547 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesince iptal edilen geçici 64. maddesi, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerine ilişkin olduğundan, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla meri mevzuata/usulüne uygun olarak muayenehane işletmekte olan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerinin, Geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri sonucuna varılmaktadır.

Bununla birlikte, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunmayan ya da özel bir sağlık kuruluşunda çalışmayan öğretim üyesi tabipler ise, Geçici 64. maddenin kapsamında olmadıklarından, bu alanda yapılan yeni düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olacaklardır. Buna göre de, anılan kişilerin 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihinden sonra serbest meslek icralarına hukuki olanak bulunmamaktadır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, 6514 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle 1219 sayılı Tababet ve Şuabat Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12. maddesinin 2. fıkrasında tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların çalışma esasları bakımından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36. maddesinin saklı kalması yönünde yapılan düzenleme doğrultusunda, 6514 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değiştirilen 1219 sayılı Tababet ve Şuabat Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12. maddesinin yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihine kadar davacının serbest olarak görev yaptığı muayenehanesinin bulunmadığı değerlendirmesine yer verilerek davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte; öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacının durumu, öğretim üyelerinin çalışma esaslarının düzenlendiği 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yine 6514 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler ve anılan Kanun'a eklenen Geçici 64. madde esas alınarak değerlendirilmelidir.

Bu durumda, halihazırda Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi … Ana Bilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan ve 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihi itibarıyla usulüne uygun olarak açılmış bir muayenehanesinin de bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılan davacının, 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi gereği muayenehane işletmesi hukuken mümkün bulunmadığından, üniversitedeki görevinin yanında özel muayenehane açma ve çalıştırma izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin REDDİNE,

2.Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.