Aramaya Dön

anlaşıldığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

Esas No
E. 2020/501
Karar No
K. 2024/105
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/501 Esas
KARAR NO: 2024/105
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 25/09/2020
KARAR TARİHİ: 08/02/2024

Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili banka tarafından kredi borçlusu ... ... San. ve Tic. A.Ş. lehine ve davalı ... ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefaletiyle genel kredi sözleşmelerine istinaden açılan ve kullandırılan kredi hesabının 28/06/2019 tarihinde kat edildiğini, borçlulara .... Noterliğinin 28/06/2019 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, borçlulara gönderilen hesap kat ihtarnamesine rağmen kredi borcunun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından borçlular aleyhine tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, asıl borçlunun ve müvekkilinin adresinin İstanbul Anadolu yakasında olduğunu, bu nedenle yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu, müvekkilinin yaptığı itirazda haklı olduğunu, davaya konu icra takibine dayanak genel kredi sözleşmelerindeki yazıların müvekkile ait olmadığını, söz konusu sözleşmelerin bu hali ile Borçlar Kanununun 583.maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin iddia edilen genel kredi sözleşmesine konu borç sebebi ile kefaletinin geçerliliğinden bahsedilemez olduğunu, davacı banka tarafından dava dışı borçlu ... şirketinin genel kredi sözleşmesi müvekkiline şirket yetkilisi sıfatı ile imzalatıldığını, kefalete ilişkin kısımların ise sonradan banka tarafında doldurulduğunu, asıl borçlu ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, söz konusu şirketin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden 18.09.2019 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflasın .... İflas Müdürlüğünün ... İflas dosyası ile açıldığını, ortada geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığı yönündeki savunmamaları saklı kalmak kaydı ile kefaletin asıl borca bağlı olduğu için öncelikle asıl borçlunun davacı bankaya borcu olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacı tarafın kendi kayıtlarının kesin delil olduğu yönündeki savunmalarının kanuna açıkça aykırı olduğunu, bu yöndeki bir iddianın kabulünün mümkün olmadığını, öte yandan müvekkilinin borçlu olduğu anlamına gelmemek ile birlikte istenilen faizin de çok fahiş olduğunu, müvekkilinin davacı bankaya borcunun olmadığını, davacı bankanın genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu olanın ... şirketi olduğunu, davacı bankanın asıl borçlu olan şirket iflas edince genel kredi sözleşmesindeki boş kısımları doldurarak müvekkiline karşı kefil sıfatı ileri sürerek takip başlattığını, davacı bankanın bu fiilli ile kötü niyetli hareket ederek haksız kazanç elde etmek amacında olduğunu belirterek davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava;

İİK.nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, deliller toplanmış, bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı ve dava dışı şirketler aleyhine 658.422,36 TL nakit alacak ve 28.420 TL gayri nakdi alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin 11.03.2021 tarihli celsesinde; taraflar arasındaki GKS'nin 6.2. maddesi, İİK'nın 50.maddesi ve HMK'nın 17. maddesi göz önüne alınarak .... İcra Müdürlüğünün ve Mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından davalı tarafın icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir.

Davalı kefil Genel Kredi Sözleşmesindeki kefilin yazması gereken yazıların kendisine ait olmadığını belirterek geçerli kefalet sözleşmesi bulunmadığını ileri sürdüğünden Mahkememizce yazı incelemesi için belge asılları celp edilerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmiş ise de; davalı ... ...'nın Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı tarihte krediyi kullanan asıl borçlu şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, imzaya itiraz etmeyip sadece yazılara itiraz ettiği ve bilirkişi raporuna göre kullanılan kredi nedeniyle borcunda bulunduğu anlaşıldığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.HD.nin 18.05.2023 tarih ve 2021/... E., 2023/... K. sayılı emsal ilamı da göz önüne alınarak, yazı incelemesine ilişkin ara karardan vazgeçilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.HD.nin 18.05.2023 tarih ve .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere;

TBK.nın 583. maddesi uyarınca kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması halinde bu sıfatla veya bu anlama gelen her hangi bir ifade ile yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısı ile belirtmesi halinde kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu, ancak herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu öngören, hakkın kötüye kullanılması yasağının da dayanağını oluşturan TMK'nın 2. maddesine aykırı olması halinde kefilin el yazısı ile yazı yazmadığına yönelik savunmasına itibar etmemek gerekir.

TMK.nın 2. maddesinde; "...Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz..." hükmü mevcuttur.

Buna göre; Genel Kredi Sözleşmesini imzalayan ve bu sözleşmeye istinaden kredi kullanan ve bilirkişi raporuna göre bu sözleşmeden dolayı davacı bankaya borcu bulunan şirketin; yönetim kurulu başkanı olan kefilin imza itirazında bulunmayıp sadece yazıların kendi eli ürünü olmadığını bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürmesinin; herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu öngören, hakkın kötüye kullanılması yasağının da dayanağını oluşturan TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin savunmaya itibar edilmemesi gerektiği Mahkememizce kabul edilmiştir.

Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 26/07/2023 tarihli raporunda; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Tic.A.Ş arasında, 04.05.2016 tarihinde 3.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı kefil iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından doğan borçtan 3.000.000 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğunu, 24.09.2019 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; davacının davalıdan 614.289.29 TL asıl alacak 11.148.18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 625.437,47 TL alacaklı olduğunu, 519.289.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 51 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV nin davalıdan istenebileceğini, 95.000 TL'lik alacağın iskonto kredisinden kaynaklandığı ve teminata alınan çekin vadesinin takip sonrası olduğunu, çekin ödendiğinin bildirilmesi nedeniyle kredinin türü nedeniyle faiz peşin alındığından faiz hesabı yapılmayacağını, 2019 yılı için her bir çek karnesi sorumluluk bedellerinin 2.030 TL olup davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 14 adet çek yaprağı için sözleşme şartlarına göre davalı kefilden 14x2.030 = 28.420 TL çek depo talebinde bulunabileceğini belirtmiştir.

Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 17/12/2023 tarihli ek raporunda; 24.09.2019 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 614.289.29 TL asıl alacak 11.148.18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 625.437,47 TL alacaklı olduğunu, 519.289.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 51 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV nin davalıdan istenebileceğini, 95.000 TL lık alacak iskonto kredisinden kaynaklandığı ve teminata alınan çekin vadesinin takip sonrası ödendiği, çekin ödendiğinin bildirilmesi nedeniyle kredinin türü nedeniyle faiz peşin alındığından faiz hesabı yapılmayacağını, 2019 yılı için her bir çek karnesi sorumluluk bedellerinin 2.030 TL olup davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 14 adet çek yaprağı için sözleşme şartlarına göre davalı kefilden 14x2.030 = 28.420 TL çek depo talebinde bulunabileceğini belirtmiştir.

Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... San.ve Tic. A.Ş. arasında 04/05/2016 tarihli, 3.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı kefilin işbu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığından dolayı doğan borçtan 3.000.000 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu, sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçlu ... ... San.ve Tic. A.Ş. tarafından kredi kullanıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının kat edilerek, dava dışı asıl borçlu ve kefile .... Noterliğinin 28/06/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği ve ihtarnamenin 02/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve borcun ödenmemesi üzerine, .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı ve davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Genel Kredi sözleşmesi, ihtarname, icra dosyası, davacı banka kayıtları, bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre; davalının müteselsil kefil olması nedeniyle dava dışı şirkete kullandırılan krediler nedeniyle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 625.437,47 TL alacaklı olduğu, 95.000 TL'lik alacağın iskonto kredisinden kaynaklandığı ve teminatı alınan çekin vadesinin takip sonrası olduğu, çekin ödendiğinin bildirildiği, bu nedenle kredinin türünden dolayı faizin peşin alındığından ödenen çek bedeli 95.000 TL'nin mahsubundan sonra davacının davalıdan talep edebileceği alacağın 519.289,29 TL asıl alacak ve 11.148,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 530.437,47 TL olduğu anlaşıldığından nakit alacağa yönelik davanın kısmen kabulüne, bu miktar nakit alacak için yapılan itirazın iptaline, nakit alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

Davacı icra takibinde 28.420 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi talebinde bulunmuştur. Genel kredi sözleşmesinin 3.5.1 maddesine göre kefilin gayri nakdi kredilerin depo edilmesinden sorumlu olduğu anlaşıldığından ve bilirkişi raporuna göre davacı tarafından asıl borçluya verilen 48 adet kullanılmamış çek bulunduğundan ve takip talebinde 14 adet çek için talepte bulunulduğundan ve her bir çek için sorumluluk miktarının 2.030 TL olduğu anlaşıldığından 14 x 2.030 TL = 28.420 TL gayri nakdi alacağa ilişkin depo talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla gayri nakdi alacağa yönelik talebin kabulüne karar verilmiştir.

Davacının takip talebindeki miktar kadar alacak talep etmesinin kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;

a)....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 519.289,29 TL asıl alacak ve 11.148,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 530.437,47 TL alacak için davalının yaptığı itirazın iptaline, 519.289,29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 51 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b)Davacının gayri nakdi alacağına yönelik davasının kabulü ile; 28.420 TL nin davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmek suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,

2.İtirazın iptaline karar verilen nakit alacağın %20'si olan 106.087,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre, Nakdi alacaklar açısından alınması gereken 36.234,18 TL harçtan, peşin alınan 7.952,10 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 28.282,08 TL harç ile Gayri Nakdi alacaklar açısından alınması gereken 427,60 TL maktu harç toplamı 28.709,68‬ TL harcın davalıdan tahsiline,

5.Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 7.952,10 TL peşin harç toplamı 8.006,5‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden, nakdi alacaklar açısından hesaplanan 80.261,25 TL ve gayri nakdi alacaklar açısından 17.900 TL maktu vekalet ücreti olmak üzere toplam 98.161,25‬ TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A-11.maddesi gereğince davanın ret edilen kısmı için davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8.Davacı tarafından yapılan 2.000 TL bilirkişi ücreti ve 176,70 TL tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 2.176,70 TL yargılama giderinin davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A-11.maddesi gereğince tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.320 TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

10.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog