Esas No
E. 2019/4694
Karar No
K. 2020/8770
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

9. Hukuk Dairesi

E. 2019/4694 K. 2020/8770 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/4694, K. 2020/8770, T. 22.09.2020
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/4694
Karar No
2020/8770
Karar Tarihi
22.09.2020
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

9. Hukuk Dairesi         2019/4694 E.  ,  2020/8770 K.

"İçtihat Metni"BÖLGE ADLİYE

MAHKEMESİ : İstanbul 27. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

İLK DERECE

MAHKEMESİ : Bakırköy 28. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş ve davalı vekilince duruşma istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22/09/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin 1969 yılından 19.01.2015 tarihine kadar davalı işverenlikte ve bağlantılı işverenliklerde satış koordinatörü olarak çalıştığı, davacının son ücretinin net 25.000,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin davalı şirketçe haksız olarak feshedildiğini, davacı adına düzenlenen bordroların gerçeği yansıtmadığını, davacının ödenmeyen fazla mesai ücreti, yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları ile iş sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının olduğunu, davacının fazla çalışmasına rağmen fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, davacının çalıştığı süre boyunca yıllık izin kullanmadığını, davacının çalışma süresi boyunca en fazla beş bayram tatili haricinde milli ve dini bayramlarda da çalıştığını ve ücretinin ödenmediğini, davacının Ocak ayı çalışmasının karşılığı ücretinin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının davalı şirkette satış direktörü olarak çalıştığını, şirket sahibinden sonra şirketteki ikinci adam olduğunu, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle İş Kanununun 25/2. Maddesinin g bendine dayanılarak haklı nedenle feshedildiğini, davacının iddiasının aksine ücretinin bordrolarda gösterilen miktar olduğunu, bordrolarda tahakkuk ettirilen bedellerin davacının banka hesabına yatırıldığını, davacının iddiasının aksine ödenmeyen ücret alacağının olmadığını, davacının üst düzey yönetici olması nedeniyle çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, davacının yıllık izinlerini kullanmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının üst düzey yönetici olması nedeniyle izin tarihlerini kendisinin belirlediğini, bu nedenle sağlıklı kayıt tutulmadığını, ayrıca yıllık izin ücretinin beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacının kullandırılmayan yıllık izin süresinin olmadığını, davacının hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bordro ve banka kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacının ücret ve ekleri niteliğinde hafta tatili, genel tatil, resmi ve dini bayram ücretlerinin tam ve eksiksiz olarak ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından,Bakırköy 28. İş Mahkemesi'nin 2017/122 Esas, 2018/316 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe:

Dosya içeriğinden, tarafların istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile fazla mesai alacağı talebinin reddine karar verilerek 28.03.2019 tarihinde yeni hüküm kurulduğu, davacının yargılama aşamasında 02.12.2018 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 55. maddesinde, “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.” hükmü düzenlenmiştir.

Davacının ölümü ile mirasçıları arasında elbirliği mülkiyeti oluşmuştur. Elbirliği mülkiyeti kanundan veya kanunda sayılmış olan sözleşmelerden doğar. Burada ortakların belirlenmiş payları olmayıp eşyanın mülkiyeti ortakların tümüne aittir. Miras ortaklığı da kanundan doğan elbirliği mülkiyeti olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesinde düzenlenmiştir. 4721 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmeden önce ise elbirliği ile mülkiyet mülga 743 sayılı Medeni Kanun'un 581. maddesinde düzenlenmiştir. Her iki maddede de; mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip oldukları, sözleşme veya kanundan doğan temsil yada yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edeceklerine dair hüküm bulunmaktadır.

640.maddenin 4. fıkrasında "Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır." denilmekte ise de bu terekenin korunması anlamında nitelendirilemez. Bu sebeple aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.

Somut olayda, yargılama aşamasında vefat eden davacının vefatından sonra yargılamaya devam edilebilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince, mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması, bunun mümkün olmaması halinde tüm mirasçılardan izin alınması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı vekiline süre tanınarak, taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, davacı yararına takdir edilen duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davalı yararına takdir edilen duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.09.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog