4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/24133 E. , 2023/4221 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı ticari taksi ile yine davalıya sigortalı diğer aracın 20.05.2008 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının yaralandığını, gazinoda çalışan davacının aylık 10.000,00 TL geliri bulunduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydı ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına mahsuben şimdilik 8.000,00 TL maddi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; kazaya karışan her iki aracında müvekkili şirkete sigortalı olduğu ve teminat limitinin 100.000,00 TL olduğunu, davacının kazada kusurunun tespiti gerektiğini, SGK'dan ödeme alıp almadığının ve maluliyet oranının tespiti talep ettiklerini, temerrüte düşmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.07.2015 tarih ve 2012/96 Esas, 2015/402 karar sayılı kararı ile davacının 20.05.2008 tarihli kazada yaralandığını, davalının kazaya karışan her iki aracında ... olduğunu, davacıya ait tedavi belgelerinin temin edilmesi ile ATK 3. İhtisas dairesinden alınan raporda maluliyetinin olmadığını, bir ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun bildirildiğini, kolluk tarafından düzenlenen 24.04.2012 tarihli raporda davacının ev hanımı olduğunun belirtildiğini, alınan aktüer rapor ile 497,55 TL maddi zararının hesaplandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 497,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2018 tarihli ve 2015/16629 Esas 2018/8940 sayılı kararı ile "hükme esas olunan rapor, kaza tarihi olan 20.05.2008 tarihinde yürürlükte olan "Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü" hükümlerine göre düzenlenmediğinden hükme dayanak yapılması doğru olmamıştır. O halde mahkemece, "Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü" hükümlerine göre, davacının sabit iz ve travmatik stres bozukluğuna ilişkin itirazlarının da incelendiği, daimi işgücü kaybının tespiti yönünden denetime elverişli şekilde rapor alınıp sonucuna göre maddi tazminat yönünden karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına, bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yargıtay bozma ilamı doğrulusunda Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre alınan maluliyet raporu ile davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği, kaza tarihinden itibaren 3 aylık geçici iş göremezlik süresi olduğunun belirlendiğini, alınan aktüer rapor ile 1.373,37 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi zararı olduğunun tespit edildiği" gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 1.373,37 TL geçici iş göremezlik tazminatının 23.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatalı ve eksik maluliyet raporu ve buna dayalı aktüer rapor ile hüküm kurulduğunu, Adli Tıp Kurumunun bozma kapsamına göre işlem yapılmadığını, kazadan öncesinde davacının sanatçı olarak çalıştığını, kazadan sonra ise yüzündeki sabit izler nedeni ile çalışamadığını, aktüer raporda aylık 2.500,00 TL ücret üzerinden 7.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılması gerekirken asgari ücretten hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 20.05.2008 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6103 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46) maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.