4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/14760 E. , 2023/4223 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nun şirketlerine ait araç ile dava dışı aracın 24.05.2011 tarihinde karıştığı kazada yaralandığı iddiası ile İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait 2012/40 E. sayılı dosyasında meslekte kazanç kaybı ve tedavi giderleri istemli olarak davacı şirkete karşı dava ikame ettiği ve halen davanın derdest olduğunu, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan raporda davalının %65 oranında malul olduğu ve kaza tarihinden itibaren 12 aylık iyileşme süresi verildiğini, ancak bu 1 yıllık sürede davalının iyileşme göstermediği ve bunun şüpheli olduğundan tekrar ATK'dan rapor alınmasını talep ettiklerini, ancak dikkate alınmadığını, davalının maluliyet oranının tespitini, sürekli iş göremezlik oranına uzuv ve organlarının yeniden tetkiki ile amputelik durumunun söz konusu olup olmadığının, maluliyet oranının ilgili yönetmelik ekinde bulunan cetvellerdeki kodlara uygun düşüp düşmediğinin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan varsa güncel maluliyet oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin yaya konumunda iken 24.05.2011 tarihli kazada yaralandığını, ortada bir iş kazası olmadığını, iş mahkemesinin görevine giren bir hususta bulunmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi zararının giderilmesi amacıyla İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, davacının Adli Tıp Kurumu raporuna varsa bir itirazı bu dosyada yapabilecekken, müstakil bir dava açılmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 160/3 üncü maddesine aykırılık oluşturduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... (SGK) vekili cevap dilekçesinde ; davacının , davalının maluliyet oranının bilmesine rağmen yasal süre içinde dava açmadığını, 6 aylık hak düşürücü süre içinde maluliyet oranına itiraz edilmediğini, maluliyet oranında hata olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacının, davalı ...'nun maluliyet oranının kaza tarihinden itibaren değişmemesinde davalının ihmalinin maluliyet oranını hangi oranda etkilediğinin tespitini talep ettiğini, mahkemeye ait 2012/40 E. sayılı dosyasının incelenmesinde, Adli Tıp Kurumundan 07.08.2017 tarihli raporda ...'nun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinden yararlanılmak suretiyle ve meslek grup numarası grup 1 (bir) kabul olunarak E cetveline göre %64.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 24.05.2011 tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği belirtildiği, davacı tarafından, ATK'dan davalı ...'nun sağlık tetkiklerinin yeniden yapılması ve ATK genel kurulundan kesin rapor alınması suretiyle güncel maluliyet oranının tespiti talep edilmiş ise de mahkemelerinde devam eden 2012/40 E. sayılı dosyada maluliyetin tespiti maksadı ile rapor alındığı, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... ile İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait 2012/40 E. sayılı dosyada maddi ve manevi tazminat davasının devam ettiğini bu dosyadan maluliyet oranına ilişkin rapora itiraz ettiklerini ancak dikkate alınmadığını bu nedenle bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, gerçek maluliyet oranının tespiti bakımından bu davanın ikame edildiğini, hukuki menfaatleri olduğu gerekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Hukuki yararının bulunmasının davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi resen de gözetileceği, davacının maluliyet oranının tespiti talep ettiğini ve taraflar arasındaki mahkemenin 2012/40 E. sayılı dosyada daimi maluliyete dair tazminat davasının devam ettiğini, bu dosyada tespit edilecek delilin ayrı bir tespit davasına konu edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı" gerekçesi ile davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılasında hukuki menfaatleri bulunduğunu, davalının maluliyet oranının tespitini talep ettiklerini, taleplerinin sadece maluliyet oranının tayini olmadığını, maluliyetin kaza tarihinden itibaren artmasında tedavi ve bakım ihmalleri var ise bu ihmallerin maluliyet oranına hangi oranını nasıl etkilemiş olduğunun tespitini de içerdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davalının maluliyet oranının tespiti talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 106, 114/1-h, 115 maddeleri
3.Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, taraflar arasında mahkemeye ait 2012/40 Esas sayılı dosyada davaya konu kaza nedeni ile davalının uğradığı maluliyete ilişkin olarak maddi ve manevi tazminat davasının derdest olduğu ve bu dosyada davalının maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, davacının rapora karşı itirazlarını ve taleplerini bu dosyada ileri sürmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.