Esas No
E. 2021/618
Karar No
K. 2021/618
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/618 - 2024/109

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/12/2020

NUMARASI : ... ESAS ... KARAR

DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...

Av. ...

DAVALI: ... ...

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 01/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/02/2024

....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.12.2020 tarih ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında hizmet ilişkisi kurulduğunu, müvekkili şirket üstüne düşen edim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı borçlu şirkette bu hizmetten faydalandığını, ancak davalı şirket üstüne düşen karşı edimi yerine getirmediğini ve müvekkil şirket tarafından sunulan hizmete karşılık hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkil şirket tarafından davalı borçlu şirkete sunulan hizmet bedellerine binaen her ay faturalar işlendiğini, müvekkil şirket tarafından bu faturalar teker teker ve eksiksiz olarak muhasebe ve ticari defterlere işlendiğini, lakin söz konusu fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlu haksız bir şekilde gerçekten borçlu olmasına rağmen kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibin durduğunu, davalının borcunu ödemediğini belirterek, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap beyanında bulunmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile; "defterlerin 213 sayılı VUK'nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığı, ayrıca TTK'nun 64. Ve 222. Maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işlemlerinin de yaptırılmış olduğu, bu defterlerin VUK'nun 215. Maddesi ve 219. Maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığının tespit edildiği, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle davacının davalıdan talep edeceği takip tarihi itibar ile asıl alacağının 14.972,16 TL olduğu, takiple talep edilebilecek faiz alacağının ise 1.433,66 TL olduğu, takip tarihi itibari ile toplam alacağının 16.405,82 TL olması gerektiğinin belirtildiği, davanın niteliği gereği davaya konu faturalar nedeniyle davalıya hizmet veya mal teslimi yapıldığının ispat yükünün davacıda olduğu, davacının ticari defter ve belgelerin tek başına faturaya konu mal ve hizmet teslimin yapıldığının kabulü için yeterli olmadığı, davacı tarafından mal veya hizmet tesliminin yapıldığının kabulünü gerektirir yazılı başkaca delil sunulmadığı, davacı vekilince yargılama sırasında yemin deliline dayanılmadığının beyan edildiği, açıklanan nedenlerle davacının faturalar nedeniyle davalıya mal veya hizmet teslimi yaptığı ve buna bağlı olarak faturalar nedeniyle alacaklı olduğunun ispat edilmediğinin kabulü gerekmiş açıklanan nedenlerle davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının sabit bir şekilde tespit edildiğini, müvekkili şirketin alacaklı olduğu davalı tarafından ödemelerin gerçekleşmediği, müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında davalı tarafından davacı müvekkiline sunmuş olduğu hizmet neticesinde ödemelerin yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin T.C Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından alınmış personel görevlendirme detay raporunun mevcut olduğunu, müvekkilinin davalı firmaya karşı sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı firmanın işçilerini eğitime aldığını ve iş sağlığı ve güvenliği konusunda pek çok eğitime tabii tutulduğunu, cari hesapları ile kesilen faturaların müvekkilince ödenen rakamlar ile örtüşmediğini, davalı tarafından yapılan ödemeler hem cari hesaplarının toplam rakamda düşüldüğünü, hem de takip başlatırken göz önüne alındığını, müvekkili firmanın yetkilisinin alacağını alabilmek adına defalarca karşı taraf ile whatsapp üzerinden yazışmalarının olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.

DELİLLER

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafından, taraflar arasında iş sağlığı ve güvenliği alanında hizmet sözleşmesi yapıldığı, sözleşmedeki edimin yerine getirilmiş olmasına rağmen, davalı tarafından hizmet bedelinin ödenmediği iddia edilmiş, davalı ise davaya cevap vermemiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, takibin dayanağı olan faturalara konu olan mal/hizmeti davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü davalıdadır. 6100 sayılı HMK'nin 222.maddesinde ticari defterlerin ibrazı ve delil olması düzenlenmiş olup, aynı maddenin son fıkrasında düzenlenen, karşı taraf defterlerine münhasıran dayanılması durumu haricinde tek başına taraf defterlerindeki kayıtlar sahibi lehine delil teşkil etmemektedir. Somut olayda, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından ve davacı tarafça da münhasıran davalı defterlerine dayanılmadığından, davacı defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil etmesi ve davacı defter kayıtlarına göre karar verilmesi mümkün değildir.

Somut olayda, davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşme gereğince ifa edilen hizmete yönelik olarak düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğinin iddia edildiği, akdi ilişkinin varlığının ispat yükünün davacıda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davalı şirkete atfen atılı bulunan imzanın şirket yetkilisi tarafından inkar edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki inkar edilmese dahi, dava konusu faturalar nedeniyle davalıya hizmet teslimi yapıldığının ispat yükünün de davacıda olduğu, davacı tarafından bu hususta delil olarak kendilerine ve davalıya ait ticari defter ve belgelere, bilirkişi incelemesine, yemin ve her türlü delile dayanıldığı, ilk derece mahkemesince davacıya ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi sonucu düzenlenen raporda, davacının, davalıdan 16.405,82 TL alacağı olduğunun belirlendiği, ancak, davalının ticari defterlerini sunmadığı ve faturaların davalı tarafından BA formu ile beyan edilmediği, 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde, ticari defterlerin ibrazı ve delil olması düzenlenmiş olup, aynı maddenin son fıkrasında düzenlenen, karşı taraf defterlerine münhasıran dayanılması durumu haricinde tek başına taraf defterlerindeki kayıtlar sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, somut olayda, davalı ticari defterlerini sunmadığından ve davacı tarafça da münhasıran davalı defterlerine dayanılmadığından, davacıya ait defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil etmesi ve davacı defter kayıtlarına göre karar verilmesinin mümkün olmadığı, sonuç olarak, davacının ticari defter ve belgelerinin, tek başına faturaya konu hizmetin tesliminin yapıldığının kabulü için yeterli olmadığı, davacının, takibin dayanağı olan faturalarda yazılı hizmeti davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, yemin deliline dayanmaktan da vazgeçildiği, bu nedenle, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu istinaf karar harcının davcıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3.6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,

4.6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6.6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verildi. 01/02/2024

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.