11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/28622 E. , 2023/9114 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık ... hakkında hakkında tebligat yapılacak hallerde isim veya adresi yanlış bildirmek suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kamu kurumu aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan, 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezası yönünden erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Sanıklar müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.12.2017 tarihli kararı ile dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3....12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2018/69 Esas, 2020/173 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli dolandıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında ise, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz istemi; kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde yeni delil elde edilmeden Sulh Ceza Hakimliğince bu kararın kaldırılmasına karar verilmesinin usule aykırı olduğu, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş olması, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmaması nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık ...'nin diğer sanık ile ortak hareket etmesine rağmen beraat kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklardan ...'nin katılan ile arasında 27/06/2006 tarihli adi sözleşme ile katılana ait... adresinde bulunan apartman dairesinin satışı hususunda anlaşmaya varıldığı, ancak tapu devir işlemlerinin sanık tarafından satış bedeli olarak verilen 150.000 dolar ve 175.000 dolar bedelli iki adet çekin ödenmesinden sonra yapılmasının kararlaştırıldığı, satış bedeli karşılığında verilen çeklerin karşılığının bulunmadığının katılan tarafından haricen yapılan banka sorgulaması sonucunda öğrenilmesi üzerine, katılanın sanık ...'e gönderdiği ...2. Noterliği'nce düzenlenmiş 30/04/2007 tarih ve 09542 yemviye nolu ihbarname ile çekleri sanığa iade edip satış sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği, bu olaylardan sonra katılanın 2007 yılı Ağustos ayı içerisinde Çekmeköy'den almış oldukları müstakil konuta taşındığı, katılanın ...'deki evden taşınmasından sonra sanığın ...12. İcra Dairesinin 2007/5206 Esas sayılı dosyası ile katılanın terk ettiği adresi tebligat adresi olarak göstererek 202.500,00 TL asıl alacak bedelli icra takibi başlattığı, takibin başından, satış işlemine kadar tüm tebligatların katılanın terk ettiği adrese yapılmak suretiyle takibin kesinleştirildiği ve dairenin satışının sanık ...'e yapıldığı, ancak, tebligat parçalarında, "Borçlunun geçici olarak dışarıda bulunduğunun komşusu tarafından beyan edildiği" ibaresi ile tebligatın muhtarlığa bırakıldığı belirtilmekte ise de; kolluğa yaptırılan araştırmadan tebligatlarda komşu sıfatıyla ismi geçen şahısların hiç birisinin bahse konu apartmanda oturmadıkları gibi çevrede de tanınmadıklarının tespit edildiği ve bu kişilerin hiç birisinin muhtarlık kayıtlarında da bulunmadığı, sanık ...'in oğlu olan sanık ...'in de, katılanın belirtilen adresten taşındığını bildiği halde tebligatlardan birinde komşu sıfatıyla katılanın işe gittiği şeklinde yalan beyanda bulunarak babası olan sanığın eylemine iştirak ettiği, sanıkların bu şekilde atılı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır.
2.Sanıklar suçlamaları kabul etmemiştir.
3.Mahkemesince katılanın belirtilen adresten hangi tarihte taşındığına ve tebligatlarda isimleri geçen şahısların bu adreste ikamet edip etmediğine ilişkin araştırma yapılmış ve tanık beyanlarına başvurulmuştur.
4.Sanık ... hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığının 20/09/2010 tarih ve 2010/64983 sayılı kararıyla verilen kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karara katılanın süresinde itiraz ettiği, bu itiraz üzerine İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2010 tarihli 2010/1904 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği tespit edilmiş, katılan vekilinin talebi üzerine ...1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.06.2018 tarihli ve 2018/4098 Değişik iş sayılı kararı ile ...Cumhuriyet Başsavcılığının 20/09/2010 tarih ve 2010/64983 sayılı kararıyla verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu karar üzerine sanık ... hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.09.2018 tarihli ve 2018/28369 Esas sayılı iddianamesi ile Tebligat Kanununa muhalefet suçundan dava açıldığı ve bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
5.Mahkemesince katılan ...'ın 08.08.2007 tarihinden itibaren "... adresine taşındığı ve bu adreste ikamet ettiği, ancak söz konusu icra takip dosyasından yapılan tüm tebligatların katılanın boşaltmış olduğu eski ikametine yapıldığı, icra takibinden yapılan tüm tebligatların Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesine göre yapıldığı, tebligat parçalarında katılanın işte olduğundan bahisle, komşuya haber verildiğinin belirtildiği, katılanın ev hanımı olup bir işte çalışmadığı gibi tebligat parçalarına komşu olarak adı geçen ve imzadan imtina ettiği belirtilen isimlerde bir komşunun olmadığı, hatta apartmanda sanıklara ve katılana ait daireler dışında başka bir daire olmadığının muhtarlık kayıtlarından, tarafların, tüm tanıkların ortak beyanlarından ve tebligatı yapan PTT görevlisi ...'ın vermiş olduğu beyandan ve diğer PTT görevlisi tanıkların beyanından da anlaşıldığı, sanık ...'nin katılanın adresten taşındığını bildiği halde, icra takibini usulsüz bir şekilde kesinleştirilerek katılana ait taşınmazın icra yolu ile kendi adına satılmasını temin ettiği ve bu şekli ile hile ile alacaklı olmadığı halde kamu kurumu olan icra dairesini aracı kılarak menfaat temin ederek üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu; sanık ... hakkında; ...12.İcra Müdürlüğünün 2007/5206 Esas sayılı dosyasından yapılan usulsüz tebligatların birisinde, sanık ...'nin oğlu olarak dairenin boş olduğunu ve katılanın adreste oturmadığını bildiği halde tebligat esnasında gerçeğe aykırı beyanla tebligatın o adrese yapılmasını sağladığı bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak ederek kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalarda böyle bir beyanının bulunmadığı yönündeki beyanlarının aksini kanıtlar bir delil olmadığı gibi tebligat evrakında da imzasının bulunmadığı, imzadan imtina ettiği açıklaması ile tebligatın muhtara yapıldığı bu nedenlerle sanığın üzerine atılı olan suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kabul edilerek sanıklar hakkında temyize konu kararlar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1.Bozma ilamınının gereği yerine getirilerek sanık ... hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20/09/2010 tarih ve 2010/64983 sayılı kararıyla verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının ...1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 19.06.2018 tarihli ve 2018/4098 Değişik iş sayılı kararı ile kaldırıldığı ve sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu suç yönünden dava açılmak suretiyle bozma kararının gereğinin yerine getirildiği ve sanık tarafından katılanın zararının giderilmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Verilen Beraat Hükmü Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık ... hakkında beraat hükmü kuran Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Tebligat Yapılacak Hallerde İsim veya Adresi Yanlış Bildirmek Suçundan kurulan Hüküm Yönünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği ve sanık hakkında tebligat yapılacak hallerde isim veya adresi yanlış bildirmek suçundan kurulan hükmün esasının daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediğinin anlaşılması karşısında, anılan hüküm kanun yolu bakımından istinafa tabi olduğundan, istinaf talebinin mercisince incelenmesi için dava dosyanın Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet ve Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2018/69 Esas, 2020/173 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.