11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25697
- Karar No
- 2023/8348
- Karar Tarihi
- 20.11.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Ceza Dairesi 2021/25697 E. , 2023/8348 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 28.11.2014 tarihli ve 2013/325 Esas, 2014/588 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, karar verilmiştir.
2.Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 28.11.2014 tarihli ve 2013/325 Esas, 2014/588 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.06.2017 tarihli ve 2017/17677 Esas, 2017/16180 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen suçlar nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018/523 Esas, 2018/805 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'nın temyiz isteği; sırf güvenlik kamera görüntülerinde birlikte gözükmüş olmaları sebebiyle hükme konu suçu önceden tanıdığı sanıklarla birlikte işlediği yönünde karar verilmiş olmasının hukuka ve usule aykırı olduğuna, suç neticesi bir maddi menfaat elde ettiğine dair herhangi bir delil olmadığına ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz isteği ; katılanları yalnızca noterde gördüğüne, suça konu aracın parasını sanık ...'ın vererek aracı teslim aldığına, kendisinin olayla bir ilgisi bulunmadığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların katılan ...'in aracının satılık ilanı için oğlu aracılığıyla internet üzerinde vermiş olduğu ilana ilişkin olarak ... ismi üzerinden katılanlarla irtibat kurarak buluştukları ve aracın devrinin yapılacağı sırada da aralarında şirket ile ilgili konuşuyor izlenimini vererek katılanda güven oluşturdukları katılan ...'e kapora olarak elden 1400,00 TL verip, kalanı da hemen bankadan çekip vereceklerine ikna ederek katılan ...'ün noterde aracın devrini sanıklardan ...'ün üzerine yapmasını sağladıkları, katılan ...'i ödemenin bankadan para çekilerek yapılacağı hususunda hep birlikte oyalayarak bankaya götürdükleri, burada da havale gelmediğini söyleyerek bono vermeye çalıştıkları, katılan ...'in kabul etmemesi ve aracın devrini geri almak istediğini söylemesi üzerine sanık ...'a ulaşmaya çalıştıkları izlenimini vermek için katılanı araçla sürekli dolaştırdıkları ve katılanın aracı karakola gitmek için yönlendirdiğini anlayan sanık ...'in aracın el frenini çekmek suretiyle araçtan inerek hızla kaçtığı iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Katılanlar sanıklar ... ile ...'ı emniyetteki fotoğraflarından teşhis etmişler, yapılan teşhis üzerine araştırmalar yoğunlaştırıldığında önce sanıklar ... ile ...'a ulaşılmış, yaptırılan canlı teşhiste katılanların kendileriyle irtibat kuran ve aracı devralan kişinin sanık ... olduğunu, ... olarak adı geçen şahsın ise sank ... olduğunu teşhis etmişlerdir, ayrıca olayın diğer sanığı olan ve ... olarak kendisini tanıtan ...'ya renkli vesikalık fotoğraf temin edilip katılanlara gösterildiğinde kendisini ... olarak tanıtan kişinin sanık ... olduğunu fotoğrafından teşhis etmişlerdir.
3.Sanıkların eylemlerinin 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
4.Mahkemece, sanıkların soruşturmanın başından itibaren süren kaçamaklı savunmaları,katılanların birbirleriyle uyumlu her aşamada ısrarla süren beyanları, katılanların teşhisini doğrulayan işlemin yapıldığı noterliğe ait kamera kaydı görüntülerinin fotoğraflandırılmasına dair bilirkişi raporunda yer alan sanıklara ve katılanlara ait görüntüler, iddiaya konu araç kayıtları ve dosya kapsamı bütünüyle değerlendirildiğinde; sanıkların birlikte hareket ederek fikir ve eylem birliği içinde çeşitli aşamalarda da bir araya gelmek suretiyle aracı baştan beri hukuka uygun şekilde bedelini ödeyerek satın alma istekleri olmadığı halde katılanda aracı satın alma hususunda güven yarattıkları kanaatine varıldığından sanıklara atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık ... hakkında kısıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni soncu olan ve kazanılmış hakkı konu edilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksulluklarına hükmedilmemesi isabetsizliğinin; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine "ertelenen veya" ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen" ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'nın ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018/523 Esas, 2018/805 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.