Esas No
E. 2021/39723
Karar No
K. 2023/10798
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/39723 E.  ,  2023/10798 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/499 E., 2018/817 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2012 tarihli ve 2012/490 Esas, 2012/1188 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezaları yönünden hak yoksunluklarına ve adli para cezaları yönünden taksitlendirmeye karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezaların ertelenmesine, aynı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanıkların 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmalarına karar verilmiştir.

2....

3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2012 tarihli ve 2012/490 Esas, 2012/1188 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 28.12.2016 tarihli ve 2015/11347 Esas, 2016/11249 Karar sayılı kararıyla; "Katılanı telefon ile arayan bir kişinin kendisini Sincan Cumhuriyet Başsavcısı ... olarak tanıttığı ve kimlik numarasının birinin eline geçtiğini, organize bir dolandırıcılık suçu işlendiğini, kendilerine yardımcı olması halinde şahısları yakalayacaklarını söylediği, katılandan hesaplarındaki paraları çekmesini istediği, katılanın kendisine verilen ve sanıklara ait bulunan hesap numaralarına toplam 120.000,00 TL yatırdığı, katılanın şüphelenmesi üzerine şikayetçi olduğu, sanık ...’in bankada para çekmek isterken suç üstü yakalandığı, sanıkların bu şekilde atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda; 'Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle' dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile TCK’nın 158. maddesine 'L' bendi olarak eklenmiş olması, 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince bu maddede yazılı suçlarla ilgili davaya bakma görevinin asliye ceza mahkemesine ait olmayıp üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında, görevsizlik kararı verilmesi lüzumu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3....

3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2017 tarihli ve 2017/96 Esas, 2017/66 Karar sayılı kararıyla, yargılama konusu eylemlerin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

4.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/499 Esas, 2018/817 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezaları yönünden hak yoksunluklarına ve adli para cezaları yönünden taksitlendirmeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıkların temyiz istekleri; haklarında beraat kararları verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Katılanı telefon ile arayan bir kişinin kendisini Sincan Cumhuriyet Başsavcısı ... olarak tanıttığı ve kimlik numarasının birinin eline geçtiğini, organize bir dolandırıcılık suçu işlendiğini, kendilerine yardımcı olması halinde şahısları yakalayacaklarını söylediği, katılandan hesaplarındaki paraları çekmesini istediği, katılanın kendisine verilen ve sanıklara ait bulunan hesap numaralarına toplam 120.000,00 TL yatırdığı, sanık ...'ın hesabına 26.965,00 TL; kalan miktarı da sanık ...'in hesabına gönderdiği, sanık ...’in 3 defada 40.000,00 TL parayı kısım kısım çektiği ve en son 29.843,00 TL parayı çekmek isterken suç üstü yakalandığı anlaşılmıştır.

2.Sanıklar suçlamayı kabul etmemişlerdir.

3.Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.

4.Finansbank, Akbank ve Bankasyadan gelen cevabi yazılar ile sanık ... hakkındaki yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

5.Mahkemece eylemin, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun tespitiyle taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.

6.Sanıkların güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE

1.Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3.... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2012 tarihli ve 2012/490 Esas, 2012/1188 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik aleyhe temyizin bulunmadığı, mezkûr Mahkeme ilâmına konu netice cezaların, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca sanıklar lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin netice ceza miktarı yönünden daha ağır hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/499 Esas, 2018/817 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5 numaralı paragrafta yer alan; "Verilen cezanın süresi itibari ile yasal koşulları olmadığından cezanın ertelenmesine, aynı gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına, CEZANIN AYNEN İNFAZINA," cümlesinin hükümden çıkarılması ve yerine "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının korunmasıyla sanıkların 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına, adli para cezalarının 24 eşit taksitte ödenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği cezaların ertelenmesine ve sanıkların 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmalarına, infazın bu şekilde yerine getirilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 6763 sayılı Kanun 5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezaları yönünden hak yoksunluklarına ve adli para cezaları yönünden taksitlendirmeye karar verilerek 5237 sayılı Kanunu 5235 sayılı Kanun 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu 5237 sayılı Kanun 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanunu 1412 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5 numaralı paragrafta yer alan; "Verilen cezanın süresi itibari ile yasal koşulları olmadığından cezanın ertelenmesine, aynı gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına, CEZANIN AYNEN İNFAZINA," cümlesinin hükümden çıkarılması ve yerine "1412 sayılı Kanunu 5271 sayılı Kanun 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5235 md.11 K6763 md.14 TCK md.158
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog