Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/4770
Karar No
K. 2023/1938
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/4770 E.  ,  2023/1938 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2022/4770
Karar No: 2023/1938
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca 766.125,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işlemin tesisinden önce, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısıyla davacıdan yazılı savunmasının istenildiği, bu yazının tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasına şirket yetkililerinin iş yerinde bulunmadığı ya da tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmeden, tebliğ evrakının "Aynı konut altında sürekli birlikte çalıştığını beyan eden tebellüğe yetkili M.T.A.'ya 25/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği," Mahkemelerinin 29/11/2021 tarihli ara kararı ile anılan kişinin şirket yetkililerinden ya da daimi çalışanlardan olup olmadığı hususunun davacıdan sorulması üzerine, M.T.A.'nın şirket yetkilisi olmadığı, şirkette sigortalı çalışan daimi işçi olduğunun anlaşıldığı, dava konusu Kurul kararında da davacının yazılı savunma yapmadığının belirtildiği;

Her ne kadar davacı şirkete yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapılmış olduğundan bahisle idarî para cezası uygulanmış ise de, dava konusu Kurul kararı alınmadan önce, usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerektiği, davalı idarece savunma isteme yazısının, öncelikle şirket yetkilisine yapılması, şirket yetkilisinin bulunamaması veya evrakı alacak durumda olmaması hâlinde ise memur veya müstahdemlerine tebligat yapılması gerektiği, ancak memur veya müstahdemlere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin iş yerinde bulunmaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının belirtilmesi zorunluluğu yerine getirilmeden, usule aykırı olarak tebligat yapılması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından, idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirkete yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, tebliğ mazbatası düzenlenirken şirket yetkilisine ulaşılamadığına dair bir kaşe kullanılması gerektiği yönünde mevzuatta bir hüküm ve uygulamada da bir zorunluluk bulunmadığı, şirket yetkilisine ulaşılamadığına dair tebliği mazbatasına not düşülmemesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun bir tebligat yapılmadığı sonucunu doğurmayacağı, tebligat yapılan kişinin şirketin daimi çalışanı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog