11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/2395 E. , 2024/9 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/158 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararıyla;
a)Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve sanığın 1 yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmasına,
b)Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.01.2021 tarihli ve 2016/151948 sayılı; "Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu sürücü belgesi aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması," nedenine dayalı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
Kaçıranın Temyiz Sebepleri Suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
B. Sanık ...
Bartanın Temyiz Sebepleri Hakkında beraat kararı verilmesi aksi hâlde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'in sürücü belgesinin bulunmadığı, sahte olarak sürücü belgesi temin etmek istediği, bunu diğer sanık ...'ye söylediği, Mehmet Hanifi'nin Ömer'i temyiz dışı sanık ... ile tanıştırdığı, Efe'nin 600 TL'ye sürücü belgesi temin edebileceğini söylediği, bunun üzerine Ömer'in fotoğrafını Efe'ye verdiği, suç tarihinde temyiz dışı sanık ...'nin, sanık ... adına ve onun bilgileriyle tamamen sahte olarak düzenlenmiş sürücü belgesiyle yakalandığı, sanık ...’in azmettirme ve sanık ...’nin yardım suretiyle suça iştirak ettikleri anlaşılmıştır.
2.Sanıklar üzerlerine atılı eylemleri ikrar etmişlerdir.
3.Adli Tıp ve Grafoloji Uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan, 01.09.2015 tarihli; " ... söz konusu sürücü belgesinin orijinal olmayıp tamamen sahte olarak oluşturulduğu, ... iğfal kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Bilirkişi Raporu dava dosyasında mevcuttur.
4.Suça konu sürücü belgesi aslının dava dosyasında bulunduğu, Heyet tarafından suça konu sürücü belgesi üzerinde yapılan inceleme ve gözlemde, fotoğraf üzerinde soğuk damga izinin bulunduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirlenmiştir.
5.Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta yer verilen olgu karşısında Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sanıklar ile temyiz dışı sanık ...'nin savunmaları, bilirkişi inceleme raporu, suça konu sürücü belgesi üzerinde yapılan inceleme ve gözlem karşısında sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında, sanık ...'nin güncel adli sicil kaydının incelenmesi neticesinde Mahkemece daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı sabıkalı olması ve tüm dosya kapsamı itibariyle tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu bir kanaat oluşmaması şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden hükmolunan cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık ...'nin savunması temyiz dışı sanık ...'nin anlatımı ve dava dosyası kapsamı gözetildiğinde eylem üzerinde fiili hâkimiyet kurmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında fail sıfatı haiz olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle hüküm kurulması gerekirken hatalı şekilde yardım eden sıfatıyla sorumlu tutularak belirlenen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği (1/2) oranında ceza indirimi uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; reşit olan sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği de gözetilerek hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/158 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2024 tarihinde karar verildi.