12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2023/5802 E. , 2024/103 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçinin 1153 ada 5 parsel numaralı taşınmazın ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; istemin hukuki yarar yokluğundan reddine hükmedildiği, şikayetçinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK'nın 134. maddesinin 2. fıkrasında; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin" isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı madde ayrıca "...talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz" hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hükme göre "tapu sicilindeki ilgililer" de hukuki yararları olmak kaydı ile ihalenin feshi şikayetinde bulunabilirler. Ancak tapu sicilindeki ilgililerden tapu sicil kaydında yazılı olan ve tapu sicil kaydının incelenmesi ile görülebilen kişiler anlaşılmalıdır. Tapu sicilindeki ilgililere örnek olarak ipotek alacaklıları, irtifak hakkı sahipleri, haciz alacaklıları, paylı mülkiyet satışında taşınmazın diğer paydaşları, tapu siciline şerh verilmiş ön alım, alım ve geri alım hakkı sahipleri ile tapu siciline şerh verilmiş olan taşınmaz satış vaadi alacaklısı cebri satışı da önleyecek şekilde lehine ihtiyati tedbir kararı almış olan kişiler verilebilir. "Tapu sicilindeki ilgililer" kapsamına tapu sicilinde tescil edilmemiş mülkiyet veya sınırlı ayni hak sahipleri girmez ve yorum yolu ile de tapu sicilindeki ilgililer kavramı genişletilemez.
Somut olayda, İstanbul 10. İcra Dairesi’nin 2018/2263 Esas sayılı icra takip dosyası ile alacaklı banka tarafından kredi sözleşmelerinin asıl borçluları ve ipotek veren ... Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi ve ... Enerji Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ile şikayetçi ve dava dışı müteselsil kefiller aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, şikayete konu 1153 ada 5 parsel numaralı taşınmazın satışı yoluna gidildiği ve şikayetin, ipotekli taşınmaz maliki ... Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olduğu; şikayetçinin, kredi sözleşmelerinin asıl borçlusu ve satışa konu ipotekli taşınmazın maliki olmayıp, tapu sicilindeki ilgili veya ihaleye pey süren kişi de olmadığı, müteselsil kefil ve ipotek verilen diğer taşınmazın (şikayete konu olmayan) maliki olduğu olduğu görülmektedir. Şikayetçinin takibe konu ipoteğe esas kredi sözleşmelerinde kefil olması, ihalenin feshini talep hakkı vermez.
Yukarıda yazılı maddede, ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısı ile şikayetçinin asıl borçlu lehine taşınmazını ipotek veren taşınmaz maliki olarak takipte yer aldığı görülmüş ise de kendi adına kayıtlı olmayan taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmesinde aktif husumet ehliyetinin (şikayet hakkının) bulunmadığının kabulü gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca, şikayet hakkı bulunmayan şikayetçinin açtığı davada dava şartı gerçekleşmediğinden, bu hususun her aşamada kamu düzeni nedeniyle re'sen değerlendirilmesi gerekmektedir.
O halde, ilk derece mahkemesince, ihale konusu taşınmaz yönünden şikayetçinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından işin esasına girilmeden ihalenin feshi isteminin aktif husumet (şikayet hakkı) yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğundan reddi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesince;
HMK'nun 353/1-b-2. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının bu yönden düzeltilerek yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibariyle doğru olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 09.01.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.