12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2023/2626 E. , 2023/9019 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı banka tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip konusu bononun kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; takip konusu bono ile genel kredi sözleşmesinin tarihleri, tarafları ve miktarlarının aynı olması nedeniyle senedin kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve istemin kabulü ile takibin borçlu yönünden iptaline ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Borçluların icra mahkemesine başvurusu İİK'nın 169. maddesi uyarınca, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın İİK'nın 169/a maddesi kapsamında incelenmesi gerekmektedir.
İİK'nın 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfeti borçlulara aittir.
HGK'nın 14.3.2001 tarihli 2001/12-233 E.K ve 20.6.2001 tarihli 2001/12-496 E.K. sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda, borçlu tarafından delil olarak dayanılan 12.10.2020 tarihli genel kredi sözleşmesinde takibe dayanak bonoya herhangi bir atıf olmadığı, sözleşmenin genel düzenlemeler içerdiği ve alacaklı bankanın teminat iddiasını kabul etmediği anlaşılmakta olup, Bölge Adliye Mahkemesinin, genel kredi sözleşmesi ile bononun tarafları, miktarları ve tarihlerinin uyumlu olduğundan bahisle, bononun kredi sözleşmesi nedeniyle düzenlendiğini gösterdiğine yönelik gerekçesinin, kredi sözleşmesinde bonoya açıkça yapılmış bir atıf bulunmadığından, kabulü mümkün değildir.
O halde, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda teminat iddiasına dayalı borca itiraz ispatlanamadığından İlk Derece Mahkemesinin borca itirazının reddine ilişkin kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; takibe konu senedin teminat olarak verildiği iddiası, İİK'nın 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup, borca itiraz hakkında uygulanması gereken İİK'nın 169/a maddesinin 5. fıkrasında; “itirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiş olmakla itirazın kabulü halinde durma kararı yerine takibin iptaline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 11.01.2023 tarih ve 2022/2594 E. - 2023/21 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...