Esas No
E. 2023/3241
Karar No
K. 2023/10419
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2023/3241 E.  ,  2023/10419 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1052 Esas, 2021/276 Karar
KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/351 Esas, 2020/114 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ... Belediye Başkanlığı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, İl Özel İdaresi yönünden ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü eski 493 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi ... adına tapuda kayıtlıyken mülga ... Belediyesi tarafından kamulaştırıldığını, ... Belediyesinin kapatılarak mahalle olduğunu, ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/516 Esas, 1977/327 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının yol olarak kamulaştırıldığından terkinine karar verildiğini, ancak ... Belediyesince kamulaştırma bedellerinin ödenmediğini, sonrasında ... Belediyesi tarafından ihdas işlemi yapılıp imar uygulamasına alınarak ve parsellenerek üçüncü kişilere satıldığını, ... Belediyesi tarafından taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak kaydıyla, taşınmazın kullanım amacının değiştirildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakanlar Kurulu kararıyla ... Belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılarak ... Köyü tüzel kişiliğine dönüştürüldüğünü. sonrasında İçişleri Bakanlığının 17.10.2017 tarihli ve 2017/467 Esas sayılı sınır tespit kararıyla ... ili, ... ilçesine bağlı ... Köyünün tüzel kişiliğinin kaldırılarak ... sınırları içine katılmasının 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca uygun görüldüğünü, ilk mahalli idareler seçimlerine kadar ... köyünün tüzel kişiliğinin devam ettiğini, bu sebeple tüzel kişiliği henüz ortadan kalkmadığından dolayı davanın ... köyü tüzel kişiliğine karşı yöneltilmesi gerekirken ...

Belediye Başkanlığına yönetilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı ... İl Özel İdaresi cevap dilekçesinde özetle; davanın ... Belediyesinin iş ve işlemlerinden kaynaklı olarak açıldığını, öncesinde ... Belediyesinin tüzel kişiliğinin idarelerince takip edildiğini, ancak sonrasında ... Köyü tüzel kişiliğinin kaldırıldığını ve ... Belediyesine bağlandığını, bu nedenle idareleri hakkında pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraf sıfatının dava şartı olduğunu ve idarelerinin bu davada taraf sıfatı bulunmadığını ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, ... İl Özel idaresi yönünden ise davacıların amaca aykırı kullanıma dair bir talepleri var ise de bu talebin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi uyarınca 31.08.1978 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde kullanılması gerektiği halde, davacıların eldeki davayı 05.06.2018 tarihinde açtıkları anlaşıldığından hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyetin idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulacağı hükmüne yer verildiğini, her ne kadar gerekçeli kararda kamulaştırmanın gecekondu önleme bölgesinde kalan taşınmazlara ilişkin olarak yapıldığının tespit edildiği belirtilmişse de ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/516 Esas sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın yol olarak kamulaştırıldığından terkinine karar verildiğini, bu karara dayanılarak kamulaştırmanın amacına uygun olmadığından bahisle dava açtıklarını, mülga ... Belediyesinin yol olarak kamulaştırılan taşınmazı kamulaştırma amacına uygun olarak kullanmadığını, kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırma amacının dışında parsellenerek üçüncü kişilere satıldığını ve belediye tarafından herhangi bir tebligat da yapılmadığını, idare tarafından usulüne uygun tebligat yapılmadığından hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, usulüne uygun olarak tamamlanan bir kamulaştırma işlemi bulunmadığını, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrasında “Bu madde uyarınca bir başka belediyeye katılmak suretiyle tüzel kişilikleri sona eren belediyelerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları bağlandığı belediyeye devredilir. Bu belediyelerin mahkemelerde süren davaları ile yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, katıldığı belediyedir.” hükmüne yer verildiğini, bu madde hükmüne göre mülga ... Belediyesini temsil yetkisinin ... olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Belediye Başkanlığının 29.03.1976 tarihli ve 10 sayılı kamulaştırma kararı incelendiğinde, belediye meclisince 775 sayılı Kanun hükümleri gereğince gecekondu önleme bölgesi olarak kamulaştırılmasına karar verildiği, 25.10.2019 tarihli fen bilirkişi Artunç Aksoy tarafından düzenlenen krokili raporda ayrıntılı olarak gösterildiği üzere davacıların murisine ait taşınmazın kamulaştırılan 4791 m²lik kısmının, bir kısmının plana göre yolda, bir kısmının gecekondu önleme bölgesi kapsamında oluşturulan parsellerde kaldığı, dolayısıyla amaca aykırı bir kamulaştırmadan bahsedilemeyeceği sonucuna varılmakla 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesine göre, kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurularak bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçılarının, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabileceği, iade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi hâlinde kamulaştırma bedelinin faizinin alınmayacağı, aynı Kanun'un 23 üncü maddesine göre, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde, kamulaştırmayı yapan idarece veya 22 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca devir veya tahsis yapılan idarece, kamulaştırma ve devir amacına uygun hiç bir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek, taşınmaz malını geri alabileceği, doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmayan geri alma hakkının düşeceği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden kamulaştırılan taşınmazın amacına uygun olarak kullanılmadığı, parsellenerek üçüncü kişilere satıldığı davacılar tarafından iddia edilmiş ise de kamulaştırmanın 775 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığı, Bakanlıkça onaylanan plana göre kamulaştırılan taşınmazın bir kısmının imar parsellerine isabet ettiği ve dolayısıyla amaca aykırı bir kamulaştırmadan bahsedilemeyeceği sonucuna varılmakla davalı ... Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... İl Özel İdaresi yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak davalı ... Belediye Başkanlığı hakkındaki dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş olmakla maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4.2942 sayılı Kanun'un 22 nci ve 23 üncü ve Geçici 6 ncı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.

2.Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü eski 493 parsel sayılı 4850 m² yüzölçümlü taşınmazın davacılar murisi ... ile davacılardan ... ve ... adına 1967 yılında yapılan tapulama ile tescil edildiği, 493 parsel sayılı taşınmazın ... Belediye Başkanlığının 29.03.1976 tarihli ve 10 sayılı kararı ile gecekondu önleme bölgesi olarak kamulaştırılmasına karar verildiği, yine aynı belediyenin 27.04.1976 tarih ve 58 sayılı kararı ile kamulaştırma bedeli olarak belirtilen 3.500,00 TL'nin Türkiye Emlak Kredi Bankasında açılan hesaba bloke edildiği, ... adına düzenlenen noter tebligatının kim olduğu belirtilmeyen ... adına tebliğ edildiği, usulüne uygun bir kamulaştırma tebligatı bulunmadığı gibi, kamulaştırma bedelinin ödendiğinin de idarece ispatlanamadığı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/516 Esas, 1977/327 Karar sayılı ilamı ile davacıların murisi ...'a karşı açılan 2942 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi uyarınca tescil davası ile 493 parsel sayılı taşınmazın istimlak planına göre kamulaştırılan 4791 m²lik kısmının yol olarak terkinine karar verildiği, arta kalan 59,00 m²lik kısmın ise yapılan yenileme çalışmaları sonucu 96,32 m² olarak 352 ada 12 parsel numarası ile davacılar murisi ... ile davacılardan ... ve ... adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırılmadığı, dava konusu 493 parsel sayılı taşınmaza tüm davacılar yönünden kamulaştırmasız el atıldığı anlaşıldığından işin esasına girilerek taşınmazın niteliği ve el atma tarihi de belirlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kamulaştırmanın usulüne uygun olarak yapıldığının kabulü ile davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkra uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog