12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1605
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/07/2021
NUMARASI: 2020/42 Esas - 2021/608 Karar
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili, ... plakalı çekici kamyonun 3.7.2018 tarihinde genel bakım, onarım ve arızalarının giderimi için dava dışı ... şirketine teslim edildiğini, motor sorunu nedeniyle davalı şirketten komple montajlı olarak tedarik edilen parçaların motor kısmına takıldığını, aracın çalıştırılmasından kısa süre sonra sesler gelmeye başlayıp aracın gidemez hale geldiğini, tamir eden şirket tarafından motor blok kapağının çatladığının ve motorun yandığının tespit edildiğini, arızanın davalıdan komple temin edilen silindir kaynaklı olduğunu, Makine Mühendisleri Odası Bursa şubesi tarafından atanan makine mühendisince yapılan teknik incelemede 12.7.2018 tarih ... sayılı bilirkişi raporu ile de silindir kapağında subap yuvasında boşluk toleransının düşük olması ve sürtünme ile meydana gelen sıcaklık nedeniyle sıkışarak sarması nedeniyle arızanın olduğu, bunun montajı önceden yapılmış valf ve emisyon parçalarının hatalı üretiminden kaynaklandığı, döküm kalıplarındaki imalat hataları nedeniyle motorun yanmasına sebep olunduğunu ileri sürerek 42.609,80 -TL hasar bedeli ile 1.000- TL kazanç kaybı bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
ISLAH: Davacı vekili 1.6.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000- TL kazanç kaybını 19.859- TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, 8 günlük süre içinde ihbarda bulunulmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, zararın satın alınan silindir kapağından kaynaklanmayıp ateşleme sisteminden kaynaklanmış olabileceğinin ürünü satan üretici firma ... tarafından yapılan incelemede tespit edildiğini, zarar ile aradaki illiyet bağını davacının ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça satın alınan parça bedelinin 5.511- TL olduğunun ileri sürüldüğünü ancak buna ilişkin belge sunulmadığını, dava dışı ... Ltd. Şti ye 3.7.2021 tarihinde 807,12-TL bedelli 1 adet silindir kapağı satıldığını, 42.609,80-TL tamir rakamının fahiş olduğunu, kazanç kaybı isteyemeyeceğini, bununla ilgili bir delil de sunulmadığını, kendilerinin üretici firma olmadığını, zararın ne zaman meydana geldiği ve sattıkları parçalar nedeniyle olduğunu ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile üretici firma ... Ltd. Şti ye davanın ihbarını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece bilirkişi incelemesi ile arızanın silindir kapağının ayıplı olması ve egzoz supabının supab yuvasına sıkışması sonucu meydana geldiği, gizli ayıp olduğu,
TBK 231 md uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığı, , araca takılan bir adet dolu silindir kapağının dava dışı ... firmasınca davalıdan temin edilerek sadece montajının yapıldığı, gizli ayıptan davalının sorumlu olduğunu , hasar boyunca çalışamaması nedeniyle kazanç kaybı olduğu gözetilerek ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne, 42.609,80- TL hasar bedeli, 19.859- TL kazanç kaybı bedeli toplam 62.462,80 -TL nin dava tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili;
TTK 23. Maddedeki ihbar sürelerinin değerlendirilmediğini , 8 gün içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, gizli ayıp olduğu iddiasını kabul etmediklerini, hükme esas alınan raporun bilimsel ve teknik değerlendirme içermediğini, kabul anlamına gelinmemesi koşulu ile silindir kapağının araca monte edilmeden önce hasara uğrayıp uğramadığının tespitinin gerektiğini, aracın zaten motoru ile ilgili sorunları olduğu için tamire verildiğini, kendilerinden bir adet silindir kapağı satın alındığını, zararın eski parçalar sökülürken veya kapak monte edilirken meydana gelmesi sırasında olup olmadığının tespiti gerektiğini, 21.4.2021 Tarihli rapordaki kapağın küflü ve eski olduğunu ,kendilerinden 1 adet kapak alındığını, zararın silindir kapağından olduğunun somut olarak ispatlanamadığını, parça ve işçilik bedelinin fahiş olduğunu, sökülen parçaların ekonomik ömür ve değerlerinin tespit edilmediğini, aracın arızası nedeniyle zaten çalışamayacağını, kazanç kaybı talebinin yasal olmadığını, tamir süresine ilişkin belge sunulmadığını, raporda esas alınan aylık kiralama ücretinin fahiş olup 2-3 aylık kiralama ücreti ile benzer bir araç satın alınabileceğini , 2 günde tamir edilebilmesi mümkün iken 15 gün tamir süresine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ayıplı malzeme nedeniyle araçta oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davacı tarafça dava dışı ... Tic Ltd Şti ne onarım ve bakım için davacıya çekicinin bırakıldığı, ... şirketi tarafından davalı şirketten satın alınan silindir kapağının sadece yerine monte edildiği, malzemenin ayıplı olması nedeniyle ilk sürüşte motor bloğunun çatladığı, ... şirketince çekicinin yeniden tamir edildiği, ödenen onarım bedeli ile kazanç kaybı için eldeki davanın açıldığı, uzman bilirkişi raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporundan arızanın davalı tarafça dava dışı ... şirketine satılan silindir kapağının ayıplı olmasından kaynaklandığının ve onarımı yapan şirketin zarar arttırıcı katkısının saptanmadığının tespit edildiği görülmüştür. Davalıdan malzeme alımını 3.7.2018 tarihli fatura ile dava dışı ... şirketinin yaptığı anlaşılmaktadır.Ayıplı olduğu ileri sürülen silindir kapağı davalı tarafından davacıya değil ,davadışı ... şirketine satılmıştır. ... şirketinin davacı adına düzenlediği faturalarda yedek parça ve işçilik bedeli de bulunmaktadır.Buna göre yedek parça temininin dava dışı ... şirketine ait olduğu, aksine bir kararlaştırmanın bulunduğuna ilişkin belgenin sunulmadığı gibi ayıplı parçanın da bulunduğu faturanın yine işçilik bedelleri ile birlikte davacıya fatura edildiği anlaşılmaktadır.Davalının üretici firma olmadığı, davacı ile davalı arasında akdi ilişkinin bulunmadığı bu nedenle davacının kendisinin taraf olmadığı ayıplı ürün satışına dayanarak doğrudan davalıya gidemeyeceği,sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca sözleşmelerin hüküm ve sonuçlarının ancak tarafları üzerinde sonuç doğuracağı, hal böyle olunca davacının tazminat talebini davalıya yöneltemeyeceği gözetilerek davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına , kaldırma sebebine göre sair istinaf sebepleri ile ilgili değerlendirme yapılmasına ve yeniden yargılamaya gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.