Esas No
E. 2022/2248
Karar No
K. 2023/11012
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2022/2248 E.  ,  2023/11012 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/486 E., 2020/782 K.
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2018 Tarihli ve 2017/375 Esas, 2018/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentleri, 62, 52, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 275.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2020/486 Esas, 2020/782 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesinde kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentleri, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 313.680,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafinin temyiz isteği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle indirim yapılmadığına, ayrıca nitelikli dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına yöneliktir.

2.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

3.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, suç tarihinin sanığın son maaş aldığı tarih olan 07.02.2017 tarihi olacağı, bu tarih itibarıyla hapis cezasının alt sınırının 4 yıl olduğu ve elde edilen menfaatin de bu tarih itibarıyla hesaplanması gerektiği, bu nedenle sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine ve kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanığın, 2012 yılında yapılan Askeri Okullar Sınavına girmeden önce, FETÖ üyeleri tarafından sınavda çıkacak 100 sorunun kendisine gösterildiği, kendisinin bu sorulara yaklaşık bir saat çalıştıktan sonra sınava girdiğinde kendisine gösterilen soruların büyük kısmının sınavda çıkması ile bu soruları cevaplandırdığı, sınavda başarılı olarak eğitimi tamamladıktan sonra göreve atandığı ve ihraç tarihi olan 07.02.2017 tarihine kadar görev yaptığı ve hileli bu hareketiyle haksız şekilde kamu görevine atandığı için sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir.

2.Sanık savunmalarında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ederek ifade vermiş, soruların kendisine sınavdan önce gösterildiğini, kendisinin bu sorulara çalıştığını ve sınavda da kendisine gösterilen soruların büyük çoğunluğunun çıktığını, bu şekilde sınavı kazandığını ikrar etmiştir.

3.Sanığın, 686 sayılı KHK ile görevinden 07.02.2017 tarihinde ihraç edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

4.İlk Derece Mahkemesince, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından sınav sorularının sanığa verildiğinin ve sanığın da bu soruları cevaplandırarak sınavı kazanıp göreve atandığının sanık savunması ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu kabulü ile hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın 03.11.2016 tarihli kolluk tarafından alınan beyanında olayı ikrar etmesi nedeniyle suçun unsuru olan hile ve desisenin bu ifade ile ortaya çıktığı ve bu nedenle suç tarihinin 03.11.2016 olarak kabul edilmesi ve elde edilen menfaatin de bu tarihe kadar olan miktar olarak hesaplanması gerektiği, ayrıca sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kabulü ile sanığın zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçunu suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediği gerekçesiyle temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1.Sanığın, 2012 yılında yapılan Askeri Okullar Sınavına girmeden önce, FETÖ üyeleri tarafından sınavda çıkacak 100 sorunun kendisine gösterildiği, kendisinin bu sorulara yaklaşık bir saat çalıştıktan sonra sınava girdiğinde kendisine gösterilen soruların büyük kısmının sınavda çıkması ile bu soruları cevaplandırdığı, sınavda başarılı olarak eğitimi tamamladıktan sonra göreve atandığı ve ihraç tarihi olan 07.02.2017 tarihine kadar görev yaptığı ve bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunda, suç tarihinin 07.02.2017 tarihi olduğu, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentleri uyarınca hapis cezasının alt sınırının 4 yıl olduğu ve adli para cezasında da elde edilen menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hapis cezasının alt sınırının 3 yıl, elde edilen menfaat miktarının ise suç tarihinin yanlış belirlenmesi nedeniyle bu şekilde hesaplanarak eksik ceza tayini,

2.5237 sayılı Kanun'un 158/3. maddesinde "Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır." şeklinde yer alan düzenlemenin, 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile Kanun metnine eklendiği nazara alındığında ve suç tarihinin 07.02.2017 olması nedeniyle suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun'un 158/3. Maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2020/486 Esas ve 2020/782 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.