Esas No
E. 2024/396
Karar No
K. 2024/474
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/396
KARAR NO: 2024/474

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/09/2023

ESAS NO: 2022/1064
KARAR NO: 2023/795
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 21/02/2024

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/09/2023 tarih ve 2022/1064 E - 2023/795 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı kooperatifte üye iken Genel Kurulca da onaylanan 115.000,00 TL ödeyenlerin tapularının verilmesi ve bundan sonra yapılacak konutların yap-sat usulü ile atılması kararı gereği peşin ödemesini yapıp tapusunu aldığını ve peşin ve sabit ödemeli üye konumunda olduğunu, davalı kooperatif yönetiminin kooperatifi iyi yönetemediğini, 1163 sayılı Kanun ve Kooperatif Ana Sözleşmesi'ne aykırı iş ve işlemler yaparak gerek müvekkilini gerekse dava dışı başkaca üyeleri zarara uğrattığını, ayrıca davalı kooperatifin müvekkilinin eşin ve sabit ödemeli üye olduğunu bilmesine rağmen müvekkilinden imalat maliyeti için aidat talep ettiğini, aşağı yukarı her yıl müvekkili aleyhinde icra takibi yapıldığını, kooperatif yöneticileri hakkında Zimmet, 1163 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından açılmış ceza dosyalarının da mevcut olduğunu, müvekkiline iki adet ihtarname gönderildiğini ve aidat ve kira borcunun olduğunun ileri sürüldüğünü ancak peşin ve sabit ödemeli üye konumunda olan müvekkilinin davalı kooperatife ait ve kira borcu bulunmadığını, müvekkilinin kesin maliyet ödemesini yaparak tapusunu aldığını, bahse konu taşınmazın malikinin müvekkili olduğunu, davalı kooperatifçe müvekkiline gönderilen ilk ihtarnameden sonra taraflarınca müvekkilinin davalı kooperatife borcunun olmadığından bahisle Arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk ilk oturumu gerçekleştikten sonra davalı kooperatifin ikinci kez ihtarda bulunduğunu, davalı kooperatifçe daha önce aidat borcu iddiasıyla müvekkili aleyhine Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu icra takiplerinin müvekkilinin itirazı üzerine takiplerin durduğunu, kooperatifçe itirazın kaldırılması veya iptali davası açılmadığını ileri sürerek müvekkilinin peşin ve sabit ödemeli üye olduğunun ve kooperatife gönderilen ihtarnamelerde belirtilen borcunun olmadığının tespiti ile vekalet ücreti, arabuluculuk ve mahkeme yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, bu ortaklıktan kaynaklı olarak aidat ödeme yükümlülüklerini zamanında ve gereği gibi yerine getirmediğinden kendisine yasaya ve usule uygun olarak borçlarını ödemesi için birinci ve ikinci ihtarnameler tebliğ edildiğini, kooperatif ana sözleşmesine göre hiçbir ortağın peşin ve sabit ödemeli ortak olmasının hukuken mümkün olmadığını, talep deline faiz oranlarında herhangi bir kanuna aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine, müvekkili lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Davacı dava dilekçesi ile davalı kooperatifin peşin bedelli üye olduğundan bahisle, aidat ve kira borcu olmadığından bahisle menfi tespit dilemiştir.

Mahkememizce dosya kapsamında davacıya ait üyelik dosyası ve taraflarca talep edilen belgeler dosya kapsamına alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının davalı kooperatifteki üyeliğini dava dışı ...'den hisse devir sözleşmesinden devraldığı, davacıya tahsis edilen taşınmazın ... ada ... parselde yer alan ... numaralı daire tahsis edildiği anlaşılmıştır. Davacı iddiasında 115.000,00 TL bedel ödeyerek peşin bedelli üye olduğunu ileri sürmektedir. Davacının 115.000,00 TL ödeme yaptığı ise davalının da kabulündedir. Mevcut dosyada 29/06/2013 tarihli genel kurulun 8. Maddesin'de zemin kat daireler için 100.000,00 TL, son kat daireler için 110.000,00 TL, normal daireler için 115.000,00 TL maliyet bedel belirlenmiştir. Davacıda da bu bedeli ödemiştir. Bu davacının peşin bedelli üye olmadığını göstermektedir. Zira kooperatif genel kurullarında bugüne kadar bir kesin maliyet belirlenmiş ve kesin maliyete bağlı bazı üyeler için genel kurulda sabit fiyatlı ödeme ile ortak alınması kararı alınmamıştır. Davalı kooperatifin 05/06/2007 tarihli genel kurulunda 350,00 TL aidat alınmasına, 31/08/2007 tarihli genel kurulunda temmuz ve haziran 2008 dönemi için 350,00 TL üye aidatı ve yeni üyelerden 5.000,00 TL peşinat alınması, eski üyelerden 3.250,00 TL ara ödeme alınmasına karar verilmiştir. Yine 28/06/2008 tarihli genel kurulda 400,00 TL aidat alınmasına karar verilmiştir. 27/06/2019 tarihli genel kurulda 480,00 TL aidat alınmasına karar verilmiştir. 07/02/2010 tarihli genel kurulda ise aidat alınmasına karar verilmiş ve 15.000,00 TL kura bedeli alınmasına karar verilmiştir. 25/06/2011 tarihli genel kurulda aylık 700,00 TL aidat alınmasına ve aylık %4 ceza uygulanmasına karar verilmiştir. 26/02/2012 tarihli genel kurulda 900,00 TL aidat alınmasına karar verilmiştir. 29/06/2013 tarihinde borcunu ödemeyen ortaklar için daire bedellerinin yeniden tespitine ve 2.000,00 TL aidat ödenmesine karar verilmiştir. 30/06/2017 tarihli genel kurulda ise aidat ödenmesine karar verilmiştir. 29/06/2018 tarihindeki genel kurulda ise 2.000,00 TL üyelerin ödemesine karar verilmiştir. 26/06/2019 tarihli genel kurulda ise 500,00 TL ödemesi kararı alınmıştır. Genel kurulda alınan kararlar ve bilirkişi raporunda hesaplama uyarınca davacının 29/06/2013 tarihli genel kurulun 8. gündem maddesi uyarınca davacının peşin üye olmadığı ve kooperatife aidat ve kira borcu bulunduğu anlaşılmakla davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının gerekçesi olarak müvekkilin peşin bedelli sabit ödemeli üye olmadığının bilirkişilerce tespit edildiği gözetilerek davanın reddine karar verildiğini, oysa ki Yerel Mahkemeye sunduğu bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde de anlattığı üzere bilirkişi raporları hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme dosyasına rapor hazırlayan bilirkişi tarafından işbu dava ile aynı mahiyette olan davacısının ..., davalısının ...olduğu Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/595 E. sayılı dosyasına sunulan 11.01.2022 tarihli örneği Yerel Mahkeme dosyasına bilirkişi ek raporunun sunulduğunu, aynı bilirkişi tarafından, müvekkille hukuken ve fiilen aynı durumdaki ...un dosyası ile aynı mahiyetteki müvekkilin dosyasında önceki raporundan sonra aradan 1 aylık süre dahi geçmemişken birbiriyle tamamen zıt ifade ve tespitlere ulaşması kabul edilebilir bir durum olmadığını, zira Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan raporda genel kurul kararlarının iptali veya yoklukla malul olduğunun tespitine yönelik kararların mevcudiyeti ve kesinleşmesi durumunda davacının davalı kooperatife borcu olmayacağı açık bir şekilde belirtildiğini, ancak işbu dosyaya sunulan raporda ilgili genel kurul kararlarına dahi değinilmediğini, bu konuyla ilgili herhangi bir sonuç ve saptamaya yer verilmediğini, bu durum en basit şekliyle aynı konuda aynı mahkemenin iki farklı dairesi arasında iki ayrı kararın ortaya çıkmasına sebep olacak ve adil yargılanma hakkını ihlal edeceğini, yine TMK'daki emsal kararların dikkate alınması hususu da çiğnenmiş olacağını, davacılar, kendilerinin kesin maliyet ödemesi yaptıklarını beyan etmekte olup, kendilerinin bir bedel ödememesi gerektiğinden, bu miktarın iptalini istediklerini, 2013 tarihli bu genel kurulun, 8.maddesinde konut bedellerinin görüşülüp karara bağlanması maddesine geçildiği ve verilen teklifler sonucu zemin kat daireler için 100.000 TL. son kat daireler için 110.000 Tl, normal kat daireler için 115.000,00 TL olmasına, bu bedelin 31.08.2013 tarihine kadar ödenmesine, verilen süre içinde ödemeyenler için inşaat maliyetinin yeniden tespitine karar verildiğini, bu alınan genel kurul kararı çerçevesinde ödeme yapanlar için söz konusu ödemelerin istenmesi mümkün olmayacağını, ancak ödeme yapmayanlar bakımından yeni tespite göre, yeni bedellerin belirtilen şekilde alınması mümkün olduğunu, gerek hukuk mahkemelerinde gerekse ceza mahkemelerinde alınan bilirkişi raporları doğrultusunda müvekkil ve benzeri durumdakilerin "peşin ve sabit ödemeli üye sayılmaları" gereği açık olduğunu, 29.06.2013 tarihli bu genel kurulun, 8.maddesinde konut bedellerinin görüşülüp karara bağlanması maddesine geçildiği ve verilen teklifler sonucu zemin kat daireler için 100.000 TL son kat daireler için 110.000 Tl., normal kat daireler için 115.000 TL. olmasına, bu bedelin 31.08.2013 tarihine kadar ödenmesine, verilen süre içinde ödemeyenler için inşaat maliyetinin yeniden tespitine karar verildiğini, bu karar iptal edilmediği gibi, daha sonra alınan bir başka genel kurul kararı ile geçersiz sayılmasına da karar verilmediğini, müvekkil de 31.08.2013 tarihinden önce bu bedeli ödediğini, o halde müvekkil peşin ve sabit ödemeli üye olduğu bu nedenle müvekkilinden maliyeti karşılamak anlamında aidat, kira vs. ad altında herhangi bir para talep edilemeyeceği, belki genel giderlere katkısının istenebileceğini, istenen para da genel gider değil, maliyet için aidat olduğunu, müvekkili, davalı Kooperatifte üye iken Genel Kurulca da onaylanan 115.000,00-TL ödeyenlerin tapularının verilmesi ve bundan sonra yapılacak konutların yap-sat usulü ile satılması kararı gereği peşin ödemesini yapıp tapusunu almış peşin ve sabit ödemeli üye konumunda olduğunu, bu durum davalı Kooperatifin ilgili Genel Kurul tutanaklarının, internet sitelerinde yaptıkları yayınların ve kooperatifle üyeler arasındaki çeşitli hukuk ve ceza davalarının bilirkişi raporlarında da belirtildiğini, 2013 tarihli genel kurul için iptal davası açılmadığı gibi, daha sonraki bir genel kurulda bu karar kaldırılmadığını veya değiştirilmediğini, keza müvekkil ve benzeri durumdakiler için bir kazanılmış hak haline geldiğini, bir diğer Genel Kurul olan 29.06.2018 tarihli Genel Kurulun da Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/540 E. sayılı dosyası ile davalı kooperatif tarafından alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiğini, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemelerinden geçerek kesinleşmiş ve Kooperatifin 2018 yılı genel kurulunun yoklukla malul olduğu kesinleştiğini, bu nedenle ilgili kararların hepsi henüz kesinleşmemiş olup, yargılamaları gerek Yerel Mahkemede gerek Yargıtayda devam ettiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1064 E. 2023/795 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davamızın kabulüne karar verilmesini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, kooperatif üyesi davacının peşin bedelli ve sabit ödemeli üye olduğunun tespiti ile davalı kooperatife karşı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.

Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, dosya kapsamında temin edilen hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli ve denetlenebilir 10/02/2022 tarihli bilirkişi raporu da esas alınarak davacının peşin bedelli ve sabit ödemeli üye olmadığının da tespiti ile davalı kooperatife borçlu bulunması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/09/2023 tarih ve 2022/1064 E - 2023/795 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.