Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/437
Karar No
K. 2023/911
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/437
KARAR NO: 2023/911
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ: 20/06/2022
KARAR TARİHİ: 22/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ofis ve büro malzemeleri sattığını davalının yapmış olduğu alışverişler karşılığında 2021 Yılı Ağustos - Eylül - Ekim aylarında toplamda 12 Adet 29.509,20-TL e fatura düzenlendiğini, faturaların e fatura sistemi üzerinden davalı tarafa teslim edildiğini, kabul edildiğini, fatura borçlarını ödememesi üzerine -----.İcra Müdürlüğü ------ Esas Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını belirterek yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığını, faturanın teslim edildiğine dair evrak sunmadığını, kural olarak davacı, iddia ettiği cari hesap ilişkinin dayanağı olan faturalarda gösterilen hizmetin ifasını ispat etmek zorunda olduğunu, dava konusu icra takibine ilişkin ödeme emri ise davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine göre, usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1):"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." (2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." (4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." (5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."

TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."

Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.

Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m.

64.Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)

Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir.

Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir.

Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların 2020-2021 yılına ait ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporunda özetle; Mahkeme tarafından verilen karar gereği davacının ibraz edilen ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı ile 2021 yılında bir ticari ilişkisi olduğu, davalının kısmi banka ödemeleri olduğu, davalıyı tutmuş olduğu ----- cari hesabında takip ettiği, dava ve takip konusu olan davalı adına 2021 Yılı Ağustos - Eylül -Ekim aylarında toplamda 12 düzenlendiği görülen toplam 29.511,41 TL tutarındaki e-faturaların ticari defterinde alacak olarak kayıtlı olduğu, devam eden cari hesap ilişkisi içinde,------ Satınalma faturası 152,93 TL'nin mahsubuyla birlikte takip tarihi itibariyle davacı alacağının 29.356,29 TL alacak olarak kayıtlı olduğu olduğu (Talep: 29.509,20-TL ) yer aldığı, şirket olan davalı taraf inceleme günü Mahkemeye gelmemiş davalı şirketin ilgilisi olduğu bildirilen ----- ile ------ ile iletişime geçilmesine, davaya konu dönemlere ilişkin bilanço esasına göre defter tutması gereken ticari defter ve kayıtlarının ve tasdik bilgileri yazılı iki kere, sözlü talep edilmesine rağmen iş bu rapor tarihine kadar tarafımıza dönüş yapılmadığı, ayrıca davalı tarafın yerinde inceleme talebi olması durumunda yerinde inceleme talebinde bulunanların her biri tarafından dosyaya ek yatırması gereken 150-TL avansı yatırılmasına ücret yatırılmaz ise defter incelemesinden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun Mahkemece yazılı ihtarına rağmen yatırıldığına dair bir delili de dosyada bulunmadığı, bu nedenle dava ve takip konusu alacakla ilgili değerlendirmeler Mahkemece dosyaya celp edilen yasal beyan ve bildirimler ile dosya içeriğindeki kayıtlara göre yapıldığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 23. Maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı (içeriği) hakkında bir itirazda bulunmamışsa, münderecatını (içeriğini) kabul etmiş sayılır.” Şeklindeki hükümden, faturaya, alındığı tarihten itibaren 8 gün içinde itiraz etme hakkının bulunduğu sonucuna varıldığı, Türk Ticaret Kanunu'nda, “Faturanın düzenlendiği tarihten itibaren” değil, “Faturanın alındığı tarihten itibaren” 8 gün içinde itiraz edilmesinden söz edildiğinden, 8 günlük sürenin hesaplanmasında, faturanın düzenlendiği tarih önem taşımadığı, kanun koyucunun, faturanın düzenlendiği değil de alındığı tarihi, itirazın başlangıç tarihi olarak belirlemesinin nedeni, geriye doğru 8 günden önceki tarihin yazılması ya da faturanın 8 gün bekletildikten sonra gönderilerek, itiraz hakkının engellenmesine yönelik eylemleri önlemek için olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun Fatura ve teyit mektubu başlıklı 21. Maddesinin 2. Fıkra “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmü yer aldığı, temel fatura ekranında onay ve ret butonu bulunmamasına karşın temel faturaya kanunlarımızdaki yazılı şartlar çerçevesinde aynı kâğıt fatura düzeninde olduğu gibi itiraz olanağı bulunduğu, burada önemli olan alıcı ile satıcı arasında oluşan ticari ilişki sonucunda düzenlenen faturanın bu ilişkinin kuruluşunda taraflar arasında mutabık kalınan şartlarına uygun olup olmaması durumu olduğu, Faturanın yeni bir belge türü olmadığını ve kâğıt fatura ile aynı hukuki niteliğe sahip olduğu, gelirler idaresinde aşağıda belirtildiği üzere 2 ayrı şekilde düzenlendiği, temel senaryo Temel Fatura Senaryosu, sadece e-faturanın gönderen sistemden alıcı sisteme ulaşma durumunu ele alan senaryo olduğu, bu senaryoda kurum kendisine gönderilen e-faturada teknik (zorunlu alan eksikliği, veri bozulması, imza geçersizliği gibi) bir sorun yoksa e-faturayı kabul etmek zorunda olduğu, alıcılar fatura ile ilgili itirazlarını sadece harici yollarla gerçekleştirebileceklerini, ticari senaryo temel fatura senaryosuna ek olarak posta kutusu gelen faturayı kabul, ret veya iade etme hakkına sahip olduğu, diğer bir ifadeyle; e-fatura uygulaması, kurumdan, kendisine gönderilen e-faturayı kabul edip etmeyeceğini bildirmesini beklediği, kabul, ret veya iade bildirimi yeni bir e-fatura gönderilmesinde olduğu gibi imzalanarak iletilmeli ve arşivlenmesini, yukarıdaki hükümler çerçevesinde &- fatura mükellefi olan davacı şirket tarafından yine e- fatura mükellefi olan davalı şirkete düzenlenen dava ve konusu faturaların E- Ticari Fatulı senaryosunda düzenlendiği, takip konusu faturalar e- fatura olduğu için e-fatura sistemi üzerinden davalı şirkete ulaştığı, davalı tarafça, yasal süresi içerisinde kabul edilmeyip davacıya, ret veya iade edildiğine dair yazılı bir delili bulunmadığı, dolayısıyla, dava ve takip konusu e-faturaların davalı şirkete ulaştığı ancak davalı şirket tarafından ret veya iade edilmediği anlaşıldığı, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, bir kişi veya kurumdan (KDV hariç) 5.000 TL ve üzerindeki mal veya hizmet alımlarını, "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirme yükümlülüğü bulunmadığı, Ba (Bildirim alacak): Mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim için kullanılmadığı, Bs (Bildirim satacak): Mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim için kullanılmadığı, takibe ve davaya konu faturaların davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği,

Uyuşmazlık kapsamında , vergi dairelerinden dosyaya celp edilen, gelen yazı cevabına göre, her iki tarafın incelenen BA-BS Formlarına göre, taraflar arasında bir ticari ilişki olduğu, davacı tarafın vergi dairesine verdiği 2021 Yılı Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu Form BS' de davalıya verdiği mallara karşılık düzenlediği 5.000 TL ve üzerindeki mal veya hizmet satımlarını 9 Adet fatura karşılığı KDV Hariç 24.779,30-TL tutarında mal ve hizmet sattığını beyan ettiği, davalı tarafın vergi dairesine verdiği 2021 Yılı Mal ve Hizmet Alışlarına ilişkin bildirim formu Form BA davacının verdiği mallara karşılık düzenlediği 5.000 TL ve üzerindeki mal veya hizmet alımlarını 9 Adet fatura karşılığı KDV Hariç 24.779,30 TL tutarında mal ve hizmet aldığını içeriği yer aldığı, 2021 yılına ilişkin BA formlarının incelenmesinde, takip konusu faturaların davalının BA formunda yer aldığı, sunulan belgelerden 5.000 TL ve üzerindeki mal veya hizmet alımlarını toplamı KDV hariç 24.779,30 TL olan 9 adet davacı faturasının, davalı tarafça vergi dairesine bildirildiği anlaşıldığı, bir satım faturası BA formu ile vergi dairesine bildirilirse malın bildiren tarafça teslim alındığına karine olduğu, davalının BA formlarında bu faturalar bağlı bulunduğu vergi e bildirildiğine göre, takibe konu faturalar içeriği malın teslim edildiğinin davalının bildirdiği BA formlarında yer alması nedeniyle ispatlandığı, hal böyle olunca ödeme ispatıda davalı tarafa geçtiği, alacaklı davacı malın tesli B Formları belgeleri ile ispat ettiğinden bu kez teslim edilen malların bedelinin ödendiğini ispat külfeti davalı borçluya geçtiği, davalı tarafa borcu olmadığını iddia eden davalı tarafça faturadaki mal ve hizmetin bedelinin davacı tarafa ödendiğine dair davacı tarafından imzası tasdik edilmiş veya da davacı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile yahut...bir makbuz veya yazılı vesika ispat etmesini, davalı icra takibine itiraz etmiş isede, ödeme konusundaki itirazını davacı tarafından tanzim ve imzası tasdik edilmiş veya davacı alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile yahut...bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecbur olup dosya kapsamından davalının dava konusu borçları ödemenin herhangi bir ödemesine rastlanılmamış olup ve de takip dönemlerine ilişkin olarak ödemelerini gösterir herhangi bir delilide ibraz edilmiş bulunmadığı, buna göre, alacaklı davacı malın teslimini B Formları belgeleri ile ispat ettiğinden bu kez teslim edilen malların bedelinin ödendiğini ispat külfeti kendisine geçen davalı borçlunun ödediğini ispat edemediğinden devam eden cari hesap ilişkisi içinde, -----,() Satınalma Faturası- --- 152,93-TL nin mahsubuyla birlikte takip tarihi itibariyle dava konusu faturalardan kaynaklı davacı alacağının 29.356,29 TL olduğu (TALEP: 29.509,20-TL ) olduğu sonucuna varıldığı, davacı tarafından icra takibinde alacağa takip tarihinden önce 939,38-TL işlemiş yasal faiz talep edildiği, icra dosyasında ödeme emrinin tebliğinden önce bir alacağa takip tarihinden önce işlemiş faiz talep edilebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belirli olması yada borçlunun takip konusu alacağa ilişkin noter aracılığıyla bir ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmesi gerektiği, Zira, TBK.Mad.17 gereği, Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla veya borcun ifa edileceği gün sözleşmede açıkça muayyen bir vade ile belirlenmişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş sayıldığı, dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmadığı, bu nedenle ilgili alacak için ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yıllık Ticari Temerrüt Faizi talep edilebileceği, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı ile 2021 yılında bir alım satıma ilişkin ticari ilişkisi olduğu, davalının kısmi banka ödemeleri olduğu, davalıyı tutmuş olduğu ------ cari hesabında takip ettiği, dava ve takip konusu olan davalı adına 2021 Yılı Ağustos -Eylül -Ekim aylarında toplamda 12 düzenlendiği görülen toplam 29.511,41-TL tutarındaki E- faturaların ticari defterinde alacak olarak kayıtlı olduğu, devam eden cari hesap ilişkisi içinde, ------Satınalma Faturası 152,93-TL nin mahsubuyla birlikte takip tarihi itibariyle davacı alacağının 29.356,29-TL alacak olarak kayıtlı olduğu, ((TALEP: 29.509,20-TL ) uyuşmazlık kapsamında vergi dairelerinden dosyaya celp edilen, her iki tarafın incelenen BA-BS Formlarına göre, taraflar arasında bir ticari ilişki olduğunu doğruladığı, davacı tarafın vergi dairesine verdiği 2021 Yılı Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu Form BS' de davalıya verdiği mallara karşılık düzenlediği 5.000 TL ve üzerindeki mal veya hizmet satımlarını 9 Adet fatura karşılığı KDV Hariç 24.779,30-TL tutarında mal ve hizmet sattığını beyan ettiği, davalı tarafın vergi dairesine verdiği 2021 Yılı Mal ve hizmet alışlarına bildirim formu Form BA' davacının verdiği mallara karşılık düzenlediği 5.000 TL ve üzerindeki mal veya hizmet alımlarını 9 Adet fatura karşılığı KDV Hariç 24.779,30-TL tutarında mal ve hizmet aldığını bildirerek doğruladığı durumda takibe ve davaya konu davacı faturalarının davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile davalı tarafça bildirime göre takibe konu faturalar içeriği malların davalıya teslim edildiği, davalının bildirdiği BA formlarında yer alması nedeniyle ispatlanmış olduğundan, ödeme ispatının davalı tarafa geçtiği, davalı icra takibinde itiraz etmiş ise de, ödeme konusundaki itirazını noterlikçe tanzim ve imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile yahut...bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecbur olup dosya kapsamından davalının dava konusu borçları ödediğine ilişkin herhangi bir ödemesine rastlanılmamış ve de takip dönemlerine ilişkin olarak ödemelerini gösterir herhangi bir delili ibraz edilmemiş olduğundan, davacı tarafın alacak iddiasını ispat etmiş sayılacağından davacının takip tarihi itibariyle faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının 29.356.29-TL olduğu, ödeme emrinin tebliğinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmadığından, takip öncesi dönemde işlemiş faiz borcu bulunmadığı, ödeme emrinin tebliğinden işleyecek faizden sorumlu olduğu bildirilmiştir.

Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 29.356,29 -TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması,

TTK 1530. Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacının icra takibi ile 29.509,20-TL asıl alacak talebinde bulunduğu, davacının 29.356,29 -TL alacaklı olduğu, alacak miktarının yargılama sonucunda belirlendiği ve likit olmadığı değerlendirilmekle, icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,

2.---- İcra Dairesi'nin------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 29.356,29 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3.Şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin REDDİNE,

4.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 1.274,06-TL'nin davalıdan, 45,94-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

5.Karar ve ilâm harcı olan 2.005,33-TL harçtan peşin alınan 367,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 1637,58-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

6.Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7.Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1092,29-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

8.Davacı tarafça yapılan 1.847,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre 1781,93-TL ve 367,75 TL peşin harç toplamı 2149,68-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

9.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,

10.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog