Aramaya Dön

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/328
Karar No
K. 2023/328
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/328 Esas - 2023/434

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C

ANKARA

ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ

K A R A R

ESAS NO: 2023/328
KARAR NO: 2023/434

KATİP ...

DAVACI ...

VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...

VEKİLİ ...

DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/05/2023
KARAR TARİHİ: 06/07/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 03/08/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili 08/05/2023 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı alacaklıya olan icra takipli borçlarının ödenmesi konusunda taraflar arasında 08/04/2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşme gereği müvekkili tarafından davalı şirkete;

09/04/2021 tarihli 200.000,00 TL'lik çek, 15/01/2022 vadeli 10.000,00 TL'lik senet, 15/02/2022 vadeli 10.000,00 TL'lik senet, 15/03/2022 vadeli 10.000,00 TL'lik senet, 15/04/2022 vadeli 10.000,00 TL'lik senet olmak üzere toplam 240.000,00 TL'lik çek ve senet verildiğini, söz konusu borcun 15/04/2022 tarihinde protokol gereği tüm ödemelerin gerçekleştirilerek sona erdiğini, borcun sona erdiği tarihte son senedin ödenmesini takiben dosyalarda mevcut hacizlerin kaldırılması gerekirken, aynı gün müvekkilinin .... da olan alacakları üzerinde alacaklı şirketin hacizleri sebebi ile ... toplam 218.262,45 TL alacağı dava konusu 2 icra dosyasına ödediğini, olaydan kurum tarafından eczanelere ödemelerin yapılması ile birlikte haberdar olan müvekkilinin sürekli olarak davalı şirket yetkilileri ile görüştüğünü fakat bu güne kadar fazladan tahsil edilen paranın iadesinin sağlanamadığını, 10/04/2023 tarihinde başvurmuş oldukları arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da müvekkilinden mükerrer yapılan paranın iadesi konusunda olumlu bir sonuç elde edilemediğini, davalı alacaklının söz konusu icra dosyasındaki alacakları üzerinde borçlu olduğu bankalar tarafından konulan hacizler olması sebebi ile müvekkiline ait paranın davalı şirketin alacaklısı olan bankaya ödendiğini ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olunduğunu, borcun bitimi ile birlikte tüm icra dosyaları üzerindeki hacizlerin kalkması konusunda anlaşılmış olması sebebiyle, ödemeyi takip eden günlerde hacizlerin kalkması beklenirken borcun son taksit günü kurum tarafından yapılan ödeme ile müvekkilinin çok büyük mağduriyetler yaşadığını, ekte sunulan protokol hükümleri gereğince müvekkilinin alacaklı şirkete ödeme tarihi olan 15/04/2022 tarihinde borcu kalmadığını, bu nedenle .... tarafından müvekkili şirket dosyasına yapılan tutarın müvekkiline iadesi gerektiğini, müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ... yapılan ödeme miktarı kadar davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiğini, ... Esas sayılı dosyalarına ödemenin yapıldığı tarih olan 15/04/2022 itibari ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile yapılan kesintinin müvekkiline iadesine karar verilmesini sağlamak için için mahkememizde, iş bu menfi tespit ve istirdat davasının ikame edilmesi zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek; müvekkili ...in 15/04/2022 tarihi itibari ile davaya konu icra dosyalarına borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ... Esas sayılı dosyalarına dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan 218.262,45 TL'nin ödeme tarihi olan 15/04/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından kaleme alınan 08/05/2023 tarihli dava dilekçesinin, müvekkilinin fiziki tebligat adresi olan..... adresine fiziki olarak tebliğ edildiğini ancak müvekkilinin halihazırda anonim şirket olarak faaliyet yürütmekte olduğunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile 06/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği'ne uygun olarak temin edilmiş elektronik tebligat adresine sahip olduğunu, bu nedenle her ne kadar dava dilekçesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi uyarınca müvekkiline e-tebliğ vasıtasıyla tebliğ edilmesi zorunluyken fiziki olarak tebliğ edilmesi usulsüz tebliğe sebebiyet verse de müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına işbu cevap dilekçesini kaleme alarak haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiklerini, huzurdaki davaya ilişkin olarak husumet itirazlarının olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişki olduğunu, dava dilekçesinde davacı yahut davalı olarak gösterilen kişilerin şeklen davanın tarafı olsalar dahi dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verilebilmesi için, davacı ya da davalı olarak gösterilen kişilerin gerçekten bu sıfata sahip olmaları gerektiğini, bir davada dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasında bir ilişki bulunmaması halinde ise dava konusu sübjektif hakkın var olup olmadığı yargılama konusnu teşkil etmediğini, huzurdaki dava konusu somut olayda müvekkili taraflar arasında akdedilen protokole konu icra takip dosyalarını takipsiz bıraktığını, davacının borçlu aleyhine herhangi bir takip işlemi tesis etmediğini ve dahi kendisine yapılan ödemelerden hemen sonra ilgili icra dosyalarına haricen tahsil bildiriminde bulunmadığını, tüm bu işlemler müvekkilinin anılan protokole eksiksiz bir şekilde riayet ettiğinin apaçık bir göstergesi olduğunu ancak ....tarafından dava konusu .... Esas sayılı dosyasında gönderildiğini, söz konusu icra müdürlüğü işleminin tesis edilmesine ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir talebi bulunmadığından şayet davacı borçlunun bu işlemden kaynaklı olarak herhangi bir zarara uğramış olması ihtimalinde zarara ilişkin sorumluluğun müvekkile yükletilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin somut olayda esasen davalı sıfatına sahip olmamasına ve somut olayla ilgili herhangi hukuki bir sorumluluğu bulunmamasına karşın huzurdaki davanın hukuka aykırılık teşkil edecek şekilde müvekkiline yöneltilmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, anılan nedenlerle husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında akdedilen 08/04/2021 tarihli sözleşme gereklerinin müvekkili tarafından yerine getirilmiş olduğundan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki dava konusu somut olayda; müvekkili ile davacı arasında devam eden bir takım icra takip dosyalarının tasfiyesi amacıyla 08/04/2022 tarihinde borç tasfiye protokolü akdedildiğini, anılan protokol çerçevesinde davacının borçlu müvekkili şirketin alacaklı olduğu; ... Esas sayılı dosyalarından kaynaklı borca karşılık olarak davacı borçlunun toplamda 240.000,00 TL ödeme yapması hususunda anlaşma sağlandığını, söz konusu 240.000,00 TL'lik ödemenin 200.000,00 TL'sine ilişkin olarak davacı tarafından ciro edilen 09/04/2021 tarihli çek ile müvekkiline ödeme yapıldığını; bakiye borç olan 40.000,00 TL'lik ödemenin ise davacı tarafından keşide edilen ve her biri 10.000,00 TL bedelli ödeme tarihleri sırasıyla 15/01/2022, 15/02/2022, 15/03/2022 ve 15/04/2022 olan 4 adet bono ile yapılacağının kararlaştırıldığını, ayrıca söz konusu protokolde: "...Anlaşma tarihi olan 08.04.2021 tarihinden geçerli olmak üzere ve protokol kapsamında düzenlenen bonoların da vadelerinde ödenmesi kaydıyla alacaklı ..... Tarafından borçlu Sevgin Bedir aleyhine herhangi bir takip işlemi yapılmayacağı ve dosyaların takipsiz bırakılacağı, 240.000,00 TL'lik ödeme tamamlandığında ve borçlu tarafından da talep edildiğinde dosyalara haricen tahsil beyanı gönderilerek borçlunun icra dosyasına icra tahsil harçlarını yatırması halinde icra dosyalarının infazının sağlanacağı..." ifadesinın yer aldığını bununla birlikte protokol kapsamında yer alan icra dosyaları üzerinde davacı borçlu aleyhine herhangi bir icra takip işlemi yapılmayarak dosyaların takipsiz bırakıldığını müvekkilinin anılan protokole aykırı bir eylemi bulunmadığının peşinen kabulünün gerektiğini, her ne kadar 08/04/2021 tarihli protokolde "...borçlu tarafından da talep edildiğinde icra takip dosyalarına haricen tahsil beyanı gönderilerek davacının icra takip dosyalarına tahsil harçlarını yatırması halinde dosyaların işlemden kaldırılmasının sağlanacağı..." belirtilmişse de borçlunun talepte bulunması beklenmeksizin ... Esas sayılı dosyalarında; dosya borçlarının haricen tahsil edildiğinin beyan edildiğini ve davacı borçlunun tahsil harcını ödemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, bu haliyle taraflar arasında akdedilen protokol uyarınca müvekkili üzerine yüklenen edimlerin müvekkili tarafından eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, ancak müvekkilinin herhangi bir bilgisi ve dahli olmaksızın daha evvel davacı borçlunun ... hak ve alacakları üzerinde bulunan hacizler doğrultusunda .... tarafından .... Esas sayılı dosyasında mevcut "alacak haczi" kapsamında davacı borçlunun .... hak ve alacaklarının haczedilmesinde müvekkilinin herhangi bir dahli bulunmadığını, .... tarafından yapılan ödemenin anılan dosyaya gönderilmesi nedeniyle de müvekkili aleyhine sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, zira .... tarafından resen gerçekleştirilen ödeme işleminin müvekkilinin bir talebi neticesinde gerçekleşmediğini, dahası müvekkili tarafından haricen tahsil bildiriminde bulunulduğundan müvekkilinin anılan protokol uyarınca üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirdiğinin açık olduğunu, söz konusu işlemden kaynaklı olarak işbu davanın taraflarına yöneltilmesinin ve aleyhe sorumluluk yüklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkememizce aksi kanaatle dava konusu işlemden kaynaklı olarak müvekkilinin sorumluluğu bulunduğunun kabul edilmesi halinde dahi alacağı kabul manasına gelmemek kaydıyla davacının haksız ve hukuka aykırı talebinin reddinin gerektiğini, mahkemeniz dosyasında davacı tarafından kaleme alınan dava dilekçesinde özetle; "...davacının 15/04/2022 tarihi itibari ile dava konusu icra takip dosyalarına borçlu olmadığının tespiti ile ....tarafından yapılan 218.262,45 TL'nin tahsiline..." karar verilmesi talep edildiğini, her ne kadar .... tarafından toplam 218.262,45 TL değerinde ödeme yapılmışsa da, dosya giderleri ve tahsil harcının bu ödemelerden karşılandığı göz önüne alındığında davacının talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, nitekim taraflar arasında akdedilen 04/04/2021 tarihli protokol gereği; huzurdaki dava konusu olan .... Esas sayılı takip dosyasında davacı borçlunun haczedilen ... alacak ve hakları doğrultusunda dosyaya yatırılan 146.256,00 TL'nin 117.485,69 TL'si.... Esas sayılı dosyasına gönderildiğini, bu haliyle her ne kadar davacı tarafça tahsili talep edilen rakam 218.262,45 TL ise de davacının talep edebileceği miktar 173.502,73 TL olduğundan davacının aşkın talebinin reddinin gerektiğini, mahkememizin aksi kanaatle bir an için davacının haczedilen SGK alacak ve haklarından müvekkilinin sorumluluğu bulunduğu kabul edilse dahi davacının hukuka ve taraflar arasında akdedilen protokol esaslarına aykırı bir şekilde aşkın talepte bulunduğunu, gelinen noktada müvekkilinin, taraflar arasında akdedilen protokol gereklerini aynen yerine getirdiğini ve davacının zarara uğramasında herhangi bir dahli bulunmadığının göz önünde bulundurularak davanın reddini; mahkememizce aksi bir kanaate varılması halinde ise müvekkilinin sorumlu olacağı miktarın hesaplanmasında benimsenecek esas bakımından davacının haczedilen ... hak ve alacaklarının değil dosya alacağına konulan hacizler nedeniyle .... Esas sayılı dosyasına gönderilen paranın tespitiyle hesaplama yapılmasını talep etmemiz zaruretinin hasıl olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığa konu somut olay yönünden müvekkilinin herhangi bir kusurlu eylemi bulunmadığından aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi hukukun ve hakkaniyetin gereği olduğunu, icra müdürlüğü tarafından resen gerçekleştirilen işlemden kaynaklı olarak ikame edilen davanın taraflarına yöneltilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil etse de mahkememizin aksi kanaatte olması halinde müvekkilinin herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını, protokol gereği kendisine yüklenen sorumlulukları eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, anılan dosyalarda haricen tahsil bildirimi yapmış olmasına rağmen icra müdürlüğü tarafından "Alacak Haczi" kapsamında tahsil edilen paranın ....Esas sayılı dosyasına gönderilmesi noktasında herhangi bir dahlinin ve kusurunun bulunmadığı hususları göz önüne alındığında müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekmektiğini,.... Karar Sayılı ilamında bu hususa aynen: "...Dosyanın incelenmesinde; .... sayılı takip dosyasında alacaklı olan davalının talebi üzerine davacıya İİK’nın 89. maddesi gereğince 1. ve 2. haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacı tarafından bu ihbarnamelere süresinde itiraz edilmediği, 3. haciz ihbarnamesinin düzenlenmesinin doğru olduğu ve eldeki davanın açılmasına davalı alacaklının sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın açılmasında kusuru bulunmayan davalı... aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, .. Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar verilerek kararın bozulması gerekmiştir..." şeklinde ele alındığını, bu kapsamda anılan içtihadın huzurdaki uyuşmazlık yönünden de yol gösterici olması ve akabinde davanın kabulü cihetine gidilmesi halinde müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini belirterek usule ve esasa ilişkin itirazlarının kabulüyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

Tarafalar arasında 08.04.2021 tarihli borç tasfiye protokolü yapılmış olup, protokol kapsamında davacının borçlusu olduğu ...dosyalarında 240.000,00 TL üzerinden dosya borçlarının kapatılması için mutabakata varılmıştır. Mutabakat kapsamında belirtilen bedellerin ödenmesi için çek ve bonolar verileceği belirtilmiş , bu kapsamda davacı tarafından çek ve bono bedelleri ödenerek protokol icra edilmiştir. Yapılan ödeme ve protokol gereği davacı borçlu tarafından talep olması halinde ödemenin icra dosyalarına bildirileceğine ilişkin protokol maddesi ve davacı borçlunun bu yönde bir talebi olmamasına göre protokol ve protokol kapsamında yapılan ödeme ile ... Esas sayılı takip dosyalarında davacının davalıya borçlu olmadığı kabul edilmiştir. Bu kabule göre davalı tarafça hacizler kaldırılmadığından davacının... nezdinde olan hakedişinden yapılan kesinti ile ... Esas sayılı takip dosyasına yatırılan 146.256,00 TL ve ... Esas sayılı takip dosyasına yatırılan 72.006,95 TL 'nin bir kısmının tahsil harcı olarak bu dosyalara kesildiği kalan kısmın ise davalının borcu kapsamında yapılan haciz neticesinde .. Esas sayılı dosyasına gönderildiği ,protokole göre davacının bir talebi bulunmadığından tahsil harcından davalının sorumlu olduğu, yine bakiye kısım ile davalı borcunun ödenmiş olduğu, bu nedenle davacının mükerrer ödeme yapmış olduğu ve bu ödemeyi davalıdan talep etmekte haklı olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile, davacının ... Esas sayılı takip dosyalarında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, fazla ödenen 218.262,45 TL'nin 15/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;

Davacının davasının KABULÜ ile,

Davacının ... Esas sayılı takip dosyalarında davalıya borçlu olmadığının TESPİTİ ile, Fazla ödenen 218.262,45 TL'nin 15/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 14.909,508 TL harçtan 3.727,38 TL peşin harç ile 179,90 TL başvurma harctan mahsubu ile kalan 11.002,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan 99,25 TL posta ve tebligat giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yatırılan 3.907,28 TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.000,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 33.556,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/07/2023 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog