9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2012/5797 E. , 2014/11105 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : CİHANBEYLİ ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/11/2011
NUMARASI : 2008/443-2011/597
DAVA :Davacı, asıl davada, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücretinin, birleşen davada, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatil ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kabul, birleşen davayı kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A)Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, asıl dava dilekçesi ile davacının halen davalıya ait tuz fabrikasında çalıştığını, aylık ücretinin 628 TL ile ek maaş olan 100 TL olduğunu, 11.04.2006 tarihinde işe başladığını, önceleri güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, yeterli sertifikaları olmaması üzerine kapı kontrol olarak çalıştığını, 07.00-19.00 arasında çalıştığını (12 saat), son bir aydır davacının çalıştığı birime özel güvenlikçiler alındığını, davacının halen kantarda çalıştığını, sabah akşam servis şoförlüğü yaptığını, 07.00-19.00 arasında 12 saat çalıştığını, Pazar ve resmi tatillerde de çalıştığını, dini bayramlarda ise ilk gün hariç diğer günlerde 12 saat çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek yıllık izin ve fazla mesai alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dava ile de, davacının 11.04.2006-07.08.2008 arasında çalıştığını, davalı işyerinde 2 yıl 3 ay 26 gün süreyle çalıştığını, 1.690 TL kıdem, 1.019 TL ihbar tazminatı, 1.576 TL hafta tatili ve 330 TL genel tatil alacağına hak kazandığını, Pazar ve resmi tatiller de dahil 24 saat çalışıp, 24 saat dinlenme süresiyle çalıştığını, dini bayramlarda da çalıştığını, kanuni haklarının ödenmediğini, daha önce dava açıldığını, dava tarihinde müvekkili henüz davalı işyerinde çalışmakta olduğundan iş bu davaya konu alacaklar nedeniyle dava ikame edemediğini iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının kendi imzası ile ikrar ettiği ücret dışında ek maaş adı altında bir ücreti olmadığını, çalışma saatlerinin yasal sınırlar içinde olduğunu, herhangi bir fazla mesai durumu olmadığını, işyerinin iddia edildiği gibi bir fabrika olmadığını, tuz gölü kenarında tuz üretimi yapan bir alan olduğunu, resmi tatil ve bayramlarda çalışma iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının taleplerini açıklaması gerektiğini savunmuş, işten ayrılış konusunda delil ve beyanlarını saklı tutmuştur.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kabulü ile fazla mesai, hafta tatili, birleşen davanın kısmen kabulü ile izin ücreti talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, genel tatil ücreti, kıdem tazminatı, alacaklarının tahsiline karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 46ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmi dört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmi dört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmi dört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtiraz-i kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtiraz-i kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtiraz-i kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde hafta tatili dahil her gün 12 saat çalıştığı iddiası ile alacak talep etmiş, birleşen davada ise davacının 24 saat çalışıp, 24 saat dinlenme esasıyla çalıştığı açıklanmıştır. Davacı tanıkları da, birleşen dava dosyasında iddia olunan çalışma sistemini doğrulamış olup, ayrıca dosyada bulunan giriş çıkış kayıtlarından işyerine kesintisiz 7 gün çalışma olmadığı anlaşılmaktadır. Bu çalışma sisteminde davacının haftada bir gün de olsa çalışmadığı ve buna göre hafta tatili ücretine hak kazanmadığının gözetilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F)Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.