Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6549 E. , 2023/2340 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait (…) plakalı aracın "T" plaka hakkı ve Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, … Taksi Durağındaki üyeliğinin üst üste iki yıl süre ile çalışma izin belgesi alınmadığından bahisle iptal edilerek seriden plakaya dönüştürülmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, … plakanın …Taksi Durağında kayıtlı araç olduğu, 2014-2015-2016 yıllarına ait çalışma izin belgesi olmadığı, iki yıllık sürenin bittiği 14/11/2017 tarihinden önce de yapılmış bir başvurusunun bulunmadığı ve iki yıl üst üste çalışma belgesi almadığı, bu durumda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ticari Taksi (T Plaka) ve Taksi Durakları Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin T plaka hakkı bulunan araçların arz ve talep dengesini sağlayacak şekilde taşımacılık hizmetinde kalmalarını sağlamak, hizmetin ifası için verilen ticari plakaların yatırım aracı olarak kullanılmasını engellemek, kamu hizmeti olan ulaşım hizmetinin devamlılığını sağlamak, korsan taşımacılığın önüne geçmek diğer bir ifade ile verimli, etkin ve düzenli bir taşımacılık hizmeti oluşturmak amacıyla, üst üste iki yıl süre ile çalışma izin belgesi vize ettirmeyenlerin/ almayanların/ yenilemeyenlerin plaka/durak hakkının iptal edileceği hüküm altına alınmış olup, üst üste iki yıl süreyle izin belgesi almadığı sabit olan davacının, adına tescilli … plakalı aracına çalışma izin belgesi verilmesi talebiyle 26/12/2017 tarihinde yaptığı başvurusunun reddedilerek durak üyeliğinin sonlandırılması ve bu durak hakkına bağlı (T) plakasının iptal edilerek seriden plakaya dönüştürülmesi için İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi kararında; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı vekili tarafından, müvekkilinin çalışma izin başvurusu olmasa dahi davalı idarenin yalnızca idari para cezası kesme yetkisi olduğu, ticari plakayı seriden plakaya çevirme yetkisine sahip olmadığı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda, 1608 sayılı Kanunda ve UKOME Yönetmeliğinde (T) plaka iptalinin düzenlenmediği, davalı idarenin Yönetmelikle bu yetkiye sahip olamayacağı, kaldı ki dava konusu işleme dayanak Yönetmelik maddelerinden 6.13'ün 08/06/2017 tarihli değişiklikle getirildiğinden Yönetmelik maddesinin geçmişe etkili uygalanamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 18/10/1983 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrası; "Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar." şeklinde, "İl ve ilçe trafik komisyonları" başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi; "b) Görev ve yetkiler:
3.Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek" şeklinde düzenlenmiştir. 23/07/2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin f bendi; "f) Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek." şeklinde, "Ulaşım hizmetleri" başlıklı 9. maddesi; "Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır.
Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. 13/07/2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinin aşağıda belirtilen bentlerinde; "f) Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek. ", "p) Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek. " ..."Belediye, (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen hizmetleri Danıştayın görüşü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebilir; toplu taşıma hizmetlerini imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde ruhsat vermek suretiyle yerine getirebileceği gibi toplu taşıma hatlarını kiraya verme veya 67 nci maddedeki esaslara göre hizmet satın alma yoluyla yerine getirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. 5216 sayılı Kanun'un 9. maddesine dayanılarak çıkarılan 15/06/2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin "Bağlayıcılık" başlıklı 6. maddesi; "Alt yapı koordinasyon merkezi ile ulaşım koordinasyon merkezi tarafından alınan ortak yatırım ve toplu taşımayla ilgili kararlar; büyükşehir belediyesi, büyükşehir dâhilindeki diğer belediyeler ve büyükşehir sınırları içindeki kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişileri bağlar." şeklinde, "Ulaşım hizmetlerine ilişkin işlemler" başlıklı 28. maddesinin 2. fıkrası; "(2) Taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları ile toplu taşım araçlarının tahsis süreleri, ticari plaka sayıları ile bu plakaların verilmesine ilişkin usul, esas ve devir ücretleri UKOME’ce tespit edilir." şeklinde, "Kazanılmış haklar" başlıklı 29. maddesi; "(1) Büyükşehir belediyeleri dâhilinde daha önce il trafik komisyonları veya valiliklerce alınan karar veya izinlerle elde edilmiş haklar saklıdır." şeklinde hükme bağlanmıştır. 86/10553 sayılı Ticari Plakaların verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı her ne kadar 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 12. maddesi hükümlerine göre plaka tahdidi kararı alınan illerde uygulansa da, "amaç" başlıklı 1. maddesi ve "ticari plaka verilecekler" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında ticari plaka verilmesindeki kriterleri belirlemiştir. İlgili Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi: "Bu Karar'da amaç, vatandaşın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi ve disiplin altına alınması, korsan taşımacılığın önlenmesi ve fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarını tespit etmektir." şeklinde, 3. maddesinin 1. fıkrası; "Ticari plaka verilebilmesi için;
1.Taksi, dolmuş ve minibüslerde; şoförlük mesleğini geçim kaynağı olarak seçmiş olduğunu ve sürekli olarak icra ettiğini beyan etmiş ve ilgili meslek odasına, ilgili meslek odasının bulunmadığı yerlerde ise şoförler odasına üye olmak." şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyası ile Tekirdağ iline ait ulaşım dosyalarının, yukarıda belirtilen mevzuatın ve Anayasa Mahkemesi'nin Cafer Sezgin ve Diğerleri Başvurusu'na ilişkin 07/04/2021 tarih, Başvuru No:2018/20720 sayılı kararının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; ulaşımın bir kamu hizmeti olduğu, kamu hizmetinin devamlılığı ve sürekliliği kriterlerini taşıması gerektiği; taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarının belediyelerin denetim ve yönetiminde olup; dağıtımının da 2886 Kanun kapsamında ihale yoluyla yapılması gerektiği, bu şekilde elde edilecek plakaların mülkiyetinin, şartları sağlayan ve belediyece uygun görülen üçüncü şahıslara satış yoluyla devrinin mümkün olduğu, taşımacılık faaliyetine ilişkin plaka uygulamasının (örneğin M, S, T ve J plaka gibi) plakaların şehir içi toplu taşımacılık yapan araçların belirli bir düzende faaliyet göstermeleri ve takibinin kolaylığı açısından getirilmiş bir uygulama olduğu, bu plakaların temelinde çalışma izni olmaması halinde başka bir harf grubuna dahil olmasıyla bu harf grubuna dahil olması arasında hukuken herhangi bir fark bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca bu plakaların mülkiyet hakkı gibi süreklilik arz edemeyeceği, sahipliklerinin dayanak işlemlerinin süresiyle sınırlı olduğu; Tekirdağ ilinin büyükşehir olmasından sonra davalı Büyükşehir Belediyesince şehrin ulaşım hizmetleri konusunda güncelleme çalışmaları yapıldığı ve çeşitli Yönetmelikler çıkarılarak yeni düzenlemeler getirildiği görülmüş, her ne kadar belediye sınırları içerinde ulaşıma ilişkin düzenleme ve karar verme yetkisinin belediyelere / büyükşehir belediyelerine ait olduğu açık olsa da, düzenlemenin yapıldığı tarihten önce T plakası olan yani mülkiyet hakkı kapsamında gözetilmesi gereken bir menfaati olan ve aktif olarak taksicilik yapan esnafa, ilgili belediyenin güncelleme çalışmalarından ve yapılan yeniliklerden olumsuz, aşırı ve tek taraflı olarak etkilenmemesi amacıyla makul beklentilerinin karşılanabilmesi için uygun geçiş süreci tanınması gerektiği anlaşılmıştır.
Olayda ise, durak ve T plaka sahibi olan davacının, çalışma izin başvurusu için 26/12/2017 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunduğu, dava konusu işlemin dayanağının Ticari Taksi (T Plaka) ve Taksi Durakları Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 13. fıkrası ile 7. maddesinin 5. fıkrası olduğu, söz konusu Yönetmeliğin 14/11/2015 tarihinde yerel gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, davalı idare tarafından çalışma izni başvurularında Yönetmeliğin 7.5 maddesinin iki yıllık süresi son tarihinin 14/11/2017 tarihi olduğu kabul edilerek bu tarihten sonra yapılan başvuruların reddine karar verildiği görülmüştür. Hukuk kurallarının zaman bakımından uygulanmasıyla ilgili temel bir ilke olan geriye yürümezlik ilkesi gereği, kural olarak düzenleyici işlemler yürürlüğe girdikleri andan başlayarak hukuki etkilerini doğurur ve yürürlük tarihinden sonraki olaylara uygulanırlar.
Dava konusu işlemin dayanağı Yönetmelik maddelerinden 7.5'in yürürlük tarihi 14/11/2015 tarihi olsa da, diğer dayanak madde olan 6.13'ün … tarih ve … sayılı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla ilgili Yönetmeliğe eklendiği anlaşıldığından ve Yönetmelik maddesinin yayımlandığı tarihten ileriye doğru uygulanabileceği dikkate alındığında, davacının çalışma iznine ilişkin 26/12/2017 tarihli başvurusunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali gerekirken davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak 18/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X-) Hukuk düzeninde normlar hiyerarşisi, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve adsız düzenleyici işlemler olarak sıralanmakta; daha altta yer alan bir norm, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler getiremeyeceği gibi bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamaması gerekmektedir. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca, normlar hiyerarşisinde kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden sonra gelen ve idarelerin, takdir yetkisini kullanarak yaptıkları yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenleyici işlemler, bir üst hukuk kuralının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla açıklayıcı hükümler taşıyan, dayanağı mevzuatta yer alan hükümlere aykırı düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir.
Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." denilerek "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." ifadesine yer verilerek "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.
Bir fiilin idarî yaptırıma konu edilebilmesi için, bu fiil kanunda açıkça tanımlanmalı veya kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve kuralın içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle doldurularak bu fiilin idarî yaptırımı gerektirdiği ortaya konulmalı, bir fiil nedeniyle uygulanacak yaptırımın türü, süresi ve miktarı ise kanunla belirlenmelidir.
Belirli normların sadece kanunlarla düzenlenebileceğini öngören kanunilik ilkesi, ceza hukukunda olduğu gibi idarî yaptırımlarda da uygulanması zorunlu olan bir ilkedir. Hangi fiillerin idarî yaptırım gerektirdiğinin kanunda açıkça tanımlanması, bunun doğal sonucu olarak bir eyleme yaptırım uygulanabilmesi için yaptırım uygulanacak eylemin belirli olması ve kıyas yoluyla yaptırıma başvurulamaması gerekmektedir.
Dava konusu işlem idari yaptırım niteliğinde olduğundan Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturacağından bozulması gerektiği görüşü ile gerekçe yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum. KARŞI OY : (XX)- Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olduğu haliyle 3011 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 2. maddesinde, "Mahalli idarelerce düzenlenen ve bu idarelerin yetki ve görev alanlarına giren yönetmelikler, mahallinde çıkan gazete veya diğer yayın yolları ile ilan olunur." düzenlemesine yer verildiği, davalı idare olan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin 30/03/2014 tarihi itibariyle kurulduğu, sonrasında ulaşım işlerine yönelik düzenleme ve güncelleme çalışmalarına başladığı, dava konusu işleminde dayanağı olan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Ticari Taksi (T Plaka) ve Taksi Durakları Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği çıkararak yerel gazetede yayımladığı anlaşılmaktadır. Ancak davalı idarenin ulaşım işlerine yönelik yeni düzenlemeler getirmesi sebebiyle daha öncesinde Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde aktif olarak yolcu taşımacılığı yapan şoför esnafının mülkiyet gibi anayasal haklarını ilgilendiren söz konusu Yönetmeliğin, Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 2. maddesinde yer alan mahallinde çıkan gazete veya diğer yayın yolları hükmü uyarınca ilgili taraflara, yerel gazete ilanının yanında diğer yayın yolları ile de duyurulması, yeni düzenleme hakkında ticari yolcu taşımacılığı yapan kişilere ve meslek odalarına bilgilendirme yapılması gerektiği, bu nedenle kararın bozulması görüşüyle gerekçe yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.