Esas No
E. 2023/1056
Karar No
K. 2024/39
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ

T.C.

GAZİANTEP

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1056

KARAR NO: 2024/39

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/09/2023

NUMARASI : 2022/695 Esas, 2023/784 Karar

DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: .......
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 19/01/2024
YAZIM TARİHİ: 19/01/2024

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife sözleşmede yazılı C tipi dükkanın yapılması amacıyla ...... yılında üye olduğunu, üye olduktan sonra tüm aidatlarını ödediğini, .......... yılında kooperatife gittiğinde müvekkiline üyelikten çıkarıldığının söylendiğini, KK uyarınca ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağını, çıkarılma sebebinin açık ve net bir şekilde ana sözleşmede belirtilmesi gerektiğini, çıkarma kararının genel kurulca verilmişse gerekçeleriyle birlikte genel kurul karar defterine, yönetim kurulunca verilmişse aynı gerekçelerle yönetim kurulu karar defterine yazılacağını, çıkarma kararının müvekkiline tebliğ edilmediğinden çıkarma kararının usulüne uygun yapılmadığını, mali yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle ihraca karar verilmesi için ortağa ana sözleşme hükümlerine uygun olarak ihtar çekilmesi gerektiğini, ayrıca 1 aylık süre yerine 30 günlük süre verildiği gibi birinci ihtarnamenin de müvekkiline tebliğinin usulüne uygun olmadığını, geçerli tebliğ edilmeyen ihtarnameler sonucu ihraç kararı verilemeyeceğini, ayrıca müvekkili hakkındaki çıkarma kararı kesinleşmediğinden yerine yeni ortak alınamayacağını, ortaklık hak ve yükümlülüklerinin çıkarılma kararının kesinleşene kadar devam edeceğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğine girerken üyelikten beklediği haklı menfaatlerine ulaşamadığını, kooperatifin bu haksız ve usul ve yasaya aykırı kararı ile mağdur edildiğini belirterek davalı kooperatifin üyelikten çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, genel kurulun ........ karar numaralı kararının 9. maddesinde de belirtildiği üzere aidatlarını ödemeyen üyelerin dükkan tiplerinin küçültülmesi veya kooperatiften men edilmesi yönünde yönetim kuruluna yetki verildiğini, yönetim kurulunun da bu yetkiye istinaden davacı tarafa, aidatlarını ödemesi amacıyla çeşitli yollardan uyarılarda bulunmuş ise de davacı tarafın bu uyarıları dikkate almadığını, davacı tarafın bu tutum ve davranışları dolayısıyla kooperatif yönetim kurulunun kooperatif ana sözleşmesinin 14/2 maddesine dayanarak ....... karar numaralı yönetim kurulu kararıyla haklı olarak üyeliğini sona erdirdiğini, her ne kadar çıkarma kararının tebliğ edilmediği belirtilmişse de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın dilekçesinde üyelikten çıkarıldığını 2020 yılında kooperatife gittiğinde öğrendiğini beyan ettiğini, kararın davacı tarafa 2015 yılında bildirilmesine rağmen (mesaj ve tebligat vasıtasıyla) davacı tarafın öğrenme tarihi olan 2020 yılını esas aldıkları zaman bile dava açma süresinin üç aylık hak düşürücü sürenin sona erdiğinin görüleceğini, açılan davanın kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini dilemiştir.

YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece, her ne kadar ihraç kararının davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle kooperatif genel kurulunun ........ sayılı ihraç kararının iptaline ilişkin dava süresinde açılmışsa da davacının neredeyse 8 yıl sonra ihraç kararının iptalini istediği, davacı tarafından kooperatife yatırılan aidatlar dikkate alındığında son aidatın .......... tarihli genel kurula katıldığı, davacının bu tarihten itibaren yaklaşık 8 yıl kooparatifte işlem yapmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi; üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına geleceği, böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyi niyet kuralına aykırı düştüğünün ilke olarak kabul edildiği, somut olayda davacının ihraç kararı ile dava açma tarihi arasında geçen uzun süre ve ....... tarihinden beri kooperatife herhangi bir aidat ödemediği de nazara alınarak davacının iyiniyetli olmadığı, üyelik haklarından zımmen vazgeçtiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı vekili, gerekçeli kararda müvekkiline tebligat yapılmadığından bahsedilerek müvekkilinin kötü niyetli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmişse de dosyada müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil olmadığını, kararda davanın uzun süre sonra açıldığından bahsedildiğini, ancak kanunda süresinde yapılan işlemlerde sürenin dikkate alınmayacağının açık olduğunu, müvekkilini söz konusu davayı ülkede ve dünyada etkili olan salgından dolayı geciktirdiğini, salgın döneminde kooperatifin faaliyetlerine ara verildiğini, üyelerden herhangi bir mali talepte bulunulmadığını, müvekkiline kooperatif üyeliğinin sonlandırıldığına dair herhangi bir tebligat gelmediğini, çıkarma kararının kanuna aykırı şekilde verildiğini belirterek kararın kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.

Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir.

Mahkemece, davacının ihraç kararının iptali istemi yönünden, her ne kadar ihracın zımnen kabul edildiği belirtilmiş, bu gerekçenin dayanağının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı olduğu ve buna göre davanın TMK'nın 2. maddesi uyarınca reddedildiği anlaşılmakta ise de; davalı kooperatifin, dava tarihine kadar aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.

Bu durumda, davacının ihraç kararının alındığı ........ tarihinden, davanın açıldığı .......... tarihine kadar kooperatif ile ilişkisini devam ettirip ettirmediğinin tespiti için, davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise Ticaret Sicil Memurluğundan, mümkün olmazsa kooperatif anasözleşmesinin 41. maddesi uyarınca ........, kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri celbedilip kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, genel kurul kararları ile aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı ve üyelerin varsa kooperatif hesabına aidat yatırıp yatırmadıkları, diğer anlatımla kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı, davacının varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, genel kurul toplantılarına katılıp katılmadığı, hazirun listelerinde isminin yer alıp almadığı, anasözleşme uyarınca ortağın kooperatifine uğramasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğü varsa, bunun üzerinde de durularak, kooperatif ile bağlantı kurup kurmadığı, sonuç olarak davacının talebinin TMK'nın 2. maddesine uygun olup olmadığı ve davanın bu nedenle reddi gerekip gerekmediğinin yeterince tartışılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı olarak, kayıtlar bilirkişi marifetiyle incelettirilmeksizin, sadece tek yanlı düzenlenmiş ....... tarihli yazılı belge ve ......... tarihli genel kuruldan beri katılım gösterilmediğinden bahisle davanın reddine dair hüküm kurulması doğru olmamıştır.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KABULÜNE,

2........... Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,

3.Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,

4.Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı ............ TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,

5.İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,

6.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7.HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 19/01/2024 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ... *

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.