11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2079
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26.09.2023
NUMARASI : 2023/227 D.İş. 2023/227 K.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.09.2023tarih 2023/227 D.İş 2023/227 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir isteyen vekili, Müvekkilinin, ... Şirketinin iki ortağından biri olduğunu, bu şirketin tek gayrimenkulünün ... Mahallesi ... Cadde ... no:... .../... Adresinde bulunan ve ... ... ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı fabrika olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu şirkete ait fabrikanın satılacağını haber aldığını, şirkete ait tek bir gayrimenkulü, şirketi temsil eden yetkilinin yetkisini aşarak ve genel kurul kararı almadan söz konusu gayrimenkulü satamayacağını, müvekkilin telafisi güç zararlara uğramaması için bu satış girişiminin ihtiyati tedbiren durdurulmasını istemiştir.
İTİRAZ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, mahkemece 26.09.2023 tarihli ara karar ile dava konusu taşınmaza 100.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmiş bulunduğunu, bu kararın henüz tebliğ edilmemiş olmakla birlikte süresinde itirazlarını sunduklarını, eksik ve hatta yalan beyanda bulunulduğunu, dürüstlük kuralına aykırı davrananlar hakkında idari para cezası uygulanması ve suç duyurusunda bulunulmasını istediklerini, söz konusu taraflar bir aile şirketi olup hem Malatya'da bulunan ... Şirketinin hem de Nazilli'de bulunan ... Şirketinin ortaklık yapısını ve tasfiyesi konusunda anlaştıklarını ve aralarında 11.08.2023 tarihli bir protokol yapıldığını, bu protokol ve anlaşma çerçevesinde ise dava konusu şirketlerin tüm menkulleri paylaşılmış, Malatya'daki taşınmaz bu tarafa, Nazilli'deki taşınmaz ise talep eden ...'e kaldığını, talep eden kendi lehine olan hususlarda hiçbir şekilde sesini çıkarmadığını, bunlarla ilgili bir dava açmadığını ya da itirazda bulunmadığını, bir çok menkul malı (kasa, ürün vs) aldığını, birden çok değeri milyonlarca değerindeki araçları kendi ve ailesi üzerine aldığını, devamında da ... üzerindeki bulunan ve mahkemenizin tedbir koyduğu taşınmazın kendi üzerine alınması için Nazilli Tapu Sicil Müdürlüğünde başvuru yapıldığını, yani kaçırılacak mal denilen taşınmaz bizzat ...'e protokol kapsamında verilmeye çalışıldığını, yani davacı taraf mahkemeye maalesef büyük bir yalan söylediğini, müvekkilinin taraf son derece iyiniyetli olarak bu taşınmazı kendisine vermeye çalışmakta ancak kendisi bu devir yapılmaması için tapuya gelmediğini, devamında bu davayı açtığını, karşı taraf, anlaşma protokolü kapsamında kendi lehine olan tüm sair hususları almış (araçları kendi ailesi üzerine geçirmiş, şirketten 150.000,00 USD çektiğini, stok ürünlerini aldığını, kasa vs menkulleri aldığını vs) şimdi de bu şekilde davalar açarak ve tedbirler alarak taraflarını zor duruma düşürmeye ve harici avantajlar elde etmeye çalıştığını, davacı taraf bu anlaşma ve protokolden, mahkemenize hiç bahsetmemekte ve yanıltıcı beyanlarla tarafımıza haksız suçlamalarda bulunduğunu, talep eden taraf kesinlikle iyi niyetli olmadığını savunarak ihtiyati tedbire itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece, talepte bulunanın, ihtiyati tedbire konu taşınmazın şirkete ait olduğunu, şirketin tek taşınmazını bedelinden düşük fiyata satarak şirketteki çıkma payı alacağını azaltacağını, şirketin feshi, ortaklıktan çıkma ve çıkma payı alacağı için esas davayı tedbir kararından sonra açacaklarını iddia ve beyan ettiği, itiraz eden vekilinin ise tedbirin haksız olduğunu, tarafların bir aile şirketi olup hem Malatya'da bulunan ... Şirketinin hem de Nazilli'de bulunan ... Şirketinin ortaklık yapısını ve tasfiyesi konusunda anlaştıklarını ve aralarında 11.08.2023 tarihli bir protokol yapıldığını, bu protokol ve anlaşma çerçevesinde ise dava konusu şirketlerin tüm menkulleri paylaşıldığını, Nazilli'deki taşınmaz ise talep eden ...'e kaldığını, talep eden kendi lehine olan hususlarda hiçbir şekilde sesini çıkarmadığını, bunlarla ilgili bir dava açmadığını ya da itirazda bulunmadığını, tedbire konu taşınmazın tedbir talebedene devredileceğini belirterek haksız tedbirin kaldırılmasını talep ettiği, talep eden vekili ise ihtiyati tedbire itiraz duruşmasında; taraflar arasında yapılan adi yazılı ön sözleşmenin noterde yapılmadığından geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak genel kurul kararı olmadan taşınmaz müvekkiline dahi devir yapılacak olsa haksız olduğunu belirterek itirazın reddine karar verilmesini talep ettiğini, itiraz edenin dosyaya sunduğu, talep eden ile ... isimli şirket ortağı arasında yapılan adi yazılı sözleşme suretine göre, karşı taraf şirketin mallarının tasfiye ve paylaşımının yapılıp yapılamayacağı, bu sözleşmenin geçerli olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati tedbir talep edenin ortağı olduğu şirketin tek taşınmazının genel kurul kararı olmadan devrinin yapılıp yapılamayacağı hususlarının yargılamayı gerektirdiği, mahkememizce söz konusu uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde sakıncalı bir halin veyahut telafisi imkansız ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu, taşınmazın satışı halinde çıkma payı alacağının azalacağı, esas dava ile elde edilmek istenilen hukuki yararın tedbir talebi ile sağlanmaya çalışılması durumunun da söz konusu olmadığı, bu nedenle HMK' nun 389/1. maddesindeki yasal koşulların oluştuğundan mahkememizce verilen tedbir kararından hukuka aykırılık bulunmadığı, taşınmazın davacıya devredileceğine yönelik itirazın ise, lehine tedbir kararı verilen vekilinin duruşmada, geçersiz sözleşmenin geçerli kılınmaya çalışılması sebebiyle kabul edilmeyeceği gerekçesiyle tedbirde hukuki yararda mevcut olduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, şirketin bir aile şirketi olup hem Malatya'da bulunan ... Şirketinin hem de Nazilli'de bulunan ... Şirketinin ortaklık yapısını ve tasfiyesi konusunda taraflar arasında 11.08.2023 tarihli bir protokol yapıldığını, bu protokol çerçevesinde dava konusu şirketlerin tüm menkullerinin paylaşıldığını, Nazilli'deki taşınmazın talep eden ...'e kaldığını, talep eden kendi lehine olan hususlarda bir dava açmadığını ya da itirazda bulunmadığını, ... üzerindeki bulunan taşınmazın kendi üzerine alınması için Nazilli Tapu Sicil Müdürlüğüne başvuru yaptığını, yani kaçırılacak mal denilen taşınmazın bizzat ...'e protokol kapsamında verilmeye çalışıldığını, müvekkilinin iyiniyetli olarak bu taşınmazı kendisine vermeye çalıştığını, ancak kendisinin devir için tapuya gelmediğini, devamında bu davayı açtığını, davacının anlaşma ve protokolden bahsetmeyerek mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, teminat miktarının düşük olduğunu, tedbir koşullarının gerçekleşmediğini, bu sebeple ihtiyati tedbire yapmış oldukları itirazın reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddinin istinafı istemine ilişkindir.
Davacı, ortağı bulunduğu davalı şirket adına kayıtlı fabrikanın satışının tedbiren durdurulması hususunda ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, yerel mahkemece 26/09/2023 tarihli ara kararla 100.000-TL teminat karşılığında talebe konu taşınmazın tapu kaydına tedbir konulmasına karar verilmiş, yerel mahkemenin 08/11/2023 tarihli ara kararıyla aleyhine tedbire hükmedilen tarafça söz konusu tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiş, iş bu karara karşı aleyhine tedbire hükmedilen tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.
Somut olayda, ihtiyati tedbire konu taşınmazın talepte bulunanın da ortağı olduğu şirkete ait olduğu, şirketin tek taşınmazının bedelinden düşük fiyata satılarak şirketteki çıkma payı alacağının azaltacağı iddiasıyla tedbir talebinde bulunulduğu, şirketin bir aile şirketi olup, tarafların ortaklığın tasfiyesi konusunda 11.08.2023 tarihli bir protokol imzaladıkları ve protokol çerçevesinde dava konusu şirketlerin tüm menkullerinin paylaşıldığı, talebe konu taşınmazın talep eden ...'e kaldığı, taraflar arasındaki adi yazılı ön sözleşmenin noterde yapılmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak, genel kurul kararı alınmadan taşınmazın satışının yapılmasının mümkün olmadığı, itiraz eden tarafça dosyaya sunulan adi yazılı sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve şirketin tek taşınmazının genel kurul kararı olmadan devrinin yapılıp yapılamayacağı hususlarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle yerel mahkemece itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
HMK'nun 389 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati tedbir koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
1.İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.İhtiyati tedbire itiraz eden yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 434,65 TL'nin ihtiyati tedbire itiraz edenden tahsiline,
3.İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati tedbire itiraz edenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26.01.2024