Esas No
E. 2023/20
Karar No
K. 2023/20
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/20 Esas - 2023/423

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ

K A R A R

ESAS NO: 2023/20
KARAR NO: 2023/423
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 09/01/2023
KARAR TARİHİ: 05/07/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 11/07/2023

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından, davalı hakkında ...19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/17592 Dosya No'lu dosyasından başlatılan ilamsız icra takibinde belirtilen borca davalı vekilince itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine arabulucu yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, icra takibine dayanak belge olan ve işbu davanın da konusu olan faturaya ilişkin alacağın davalı tarafça ödenmediğini, davalı tarafça arabulucu görüşmesinde borcun ödendiği ve çek verildiği belirtilmiş ise de, borcun ödenmediğini, davalı tarafın, verilen çeklerde müvekkili şirketin tek ortağı olan ...'in imzası olduğunu belirttiğini ancak imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir ödeme almadığını ve herhangi bir evrak imzalamadığını, faturanın davalı şirket tarafından ticari defterine işlendiğini, icra dosyasına yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin kanunun aradığı unsurları tam içermediği gibi yeterince açık ve anlaşılır nitelikte bulunmadığını, davacının itirazın iptali sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarda hukuken dinlenebilecek somut hiçbir sebep bulunmadığını, buna göre mahkemece davacıdan işbu davanın müvekkiline verebileceği muhtemel zarar ve ziyanı karşılayacak şekilde uygun bir miktar teminat göstermesine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde anlatılanların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, davaya konu gerçek bir borç olmadığından bu davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da, davacı şirketin, dava konusu faturaya konu malların teslimi noktasında müvekkili şirketi sürekli oyaladığını, müvekkili şirketin malların teslim edileceğine olan inancından dolayı süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğini ve iade yoluna gitmediğini, bu sebeple faturanın müvekkili şirketin e-arşiv kayıtlarına girdiğini, davacı şirketin sahte fatura düzenleyicilikten incelemeye alındığının öğrenildiğini, müvekkilinin kendi vergi dairesine düzeltme beyanı verdiğini ve ilgili döneme ilişkin KDV beyannamesinden davaya konu faturayı çıkardığını, yani davacının iddia ettiğinin aksine davaya konu faturanın müvekkili şirketin defter kayıtlarında hali hazırda yer almadığını, borcun çek aracılığıyla ödendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden reddine, aksi kanaatte olunacak olursa davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %40'ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.

GEREKÇE

Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. ...19. İcra Müdürlüğünün 2022/17592 sayılı dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından, davalı - borçlu hakkında 456.837,00 TL asıl alacak, 59.138,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 515.975,49 TL alacak için 08/11/2022 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edildiği anlaşılmıştır. Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 09/12/2022 tarihinde tarafların katılımı ile anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.

Taraf şirketlerin BA/BS formları ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilmiş, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, mali müşavir bilirkişi 15/05/2023 tarihli raporunda davacı şirketin incelenen 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinden 2021 yılı defterinin kapanış tasdikinin yaptırıldığını, 2022 yılı defteri yasal süresinin devam ettiğini, davalıya yönelik kayıtların incelenmesinde davacı tarafından davalı tarafa 27/05/2021 tarihli KDV dahil 456.837,00 TL'lik e-arşiv fatura düzenlendiği, üzerinde irsaliye bilgisinin yer almadığını, davalı şirketin incelenen 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinden 2021 yılı defterin kapanış tasdikinin yaptırıldığını, 2022 yılı defterin yasal süresinin devam ettiğini, dava konusu davacı tarafından düzenlenen faturanın ticari defterlere kaydedildiğini, ayrıca davalı tarafından yapılan çek ödeme kaydının da ticari defterlerine kaydedildiğini, davalı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirkete borcun olmadığı, 27/08/2021 vadeli 456.837,00 TL'lik davacıya çek düzenlendiği, çekin defter kayıtlarına işlendiği, çekin davacıya teslimine ilişkin teslim belgesinin sunulmadığı, çek tutarının ödendiğine ilişkin kaydın da olmadığını, davacının mal teslimi ile davalı tarafından çek bedelinin ödenmediğinin kabulü durumunda davacı şirketin davalıdan 456.837,00 TL alacaklı olacağını, davacı şirketin mal tesliminin kabul edilmemesi durumunda davalı şirketin davacıya borcu olmadığını, borç/alacak durumunun 0 TL olacağını bildirmiştir.

Davacı vekili 05/06/2023 tarihli rapora beyan dilekçesi sunarak, davalı kayıtlarında çek ile ödeme yapıldığı belirtilmekte ise de çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını bildirmiş, davalı vekili 01/06/2023 tarihli rapora beyan dilekçesinde davacı şirketin sahte fatura düzenleyicilikten vergi denetim kurumuna bağlı vergi müfettişleri tarafından özel esaslara alındığını, vergi incelemesi olduğunun müvekkili tarafından öğrenilmesi üzerine kendi vergi dairesine düzeltme beyanı verdiğini, KDV matrahından davaya konu faturanın çıkarıldığını, cevap dilekçesinde de ifade ettikleri üzere müvekkili şirketin gerçek bir alım işlemi için davacı şirket ile iletişime geçtiğini ve faturaya konu malların alımı noktasında uzlaşıldığını, faturanın düzenlenmesini müteakip müvekkili şirketin ödeme yapmak için şirket cari hesabından çek düzenlenerek çıkışının yapıldığını, ancak çek teslimi yapılmadığını bunun için davalı şirketin faturaya konu malları teslim etmesinin beklendiğini, ancak davacı tarafça malların teslim edilmemesi üzerine çekin cari hesaba yeniden alındığını bildirmiştir.

Mahkemece yapılan inceleme, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında dava konusu 27/05/2021 tarihli KDV dahil 456.837,00 TL'lik faturanın davalıya düzenlendiği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, BA/BS formları kapsamında vergi dairelerine beyanlarının yapıldığı, davalı şirketin beyanlarında da belirttiği üzere, 27/08/2021 vadeli çekin 24/08/2021 tarihinde ticari defterinde kayda alınmış ise de fatura düzenlenmesini müteakip ödeme amaçlı çekin düzenlendiği, ancak çekin tesliminin yapılmadığı, malların teslim edilmemesi üzerine çekin davalı şirket cari hesabına tekrar kaydedildiği belirtilmekle, çeke dayalı davacı tarafa herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğu anlaşılmış, davalı taraf her ne kadar faturaya dayalı mal teslimi yapılmadığı savunmasında bulunmuş ise de ticari defterinde faturanın kayıtlı olduğu, vergi dairesine beyan edildiği, faturanın her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olmakla faturaya konu malın tesliminin ticari defter kapsamında ayrıca kanıtlanması gerekmediği, malın teslim edilmiş sayılacağı, tarafların tacir olup basiretli tacir olarak ticari kayıtlarında hususların tarafları bağlayacağı, üzerinden çek tarihine kadar geçen sürede gözetildiğinde, deftere kayıtlı faturanın birkaç ay sonra defter kaydından çıkarılma hususunun ve malın teslim edilmediği, iddiasını kanıt yükünün, fatura davacı defterine de kayıtlı olup, davacı defterinde aksi kaydında bulunmadığı anlaşılmakla davalıda olduğu, bu hususun kanıtlanamadığı, defter kayıtları ve taraf beyanları da gözetildiğinde faturaya konu davacıdan davalıdan alacağının bulunduğu, miktarının 456.837,00 TL olduğu anlaşılmakla bu miktarın asıl alacağa itiraz yerinde görülmemiştir.

Davacı taraf icra takibinde işlemiş faiz isteğinde bulunmuş ise de takip tarihi öncesi itibariyle temerrüte düşürücü ihtarnamenin olmadığı, takip tarihi öncesi itibarıyla temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz alacağına yönelik itiraz yerinde görülmüş, davanın 456.837,00 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Alacak likit olmakla hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça kötü niyetli takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın kısmen kabulü ile, davalının ...19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/17592 sayılı takip dosyasında itirazının 456.837,00 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 91.367,4‬0 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 31.206,54 TL harçtan mahkememiz veznesine peşin yatırılan 6.360,58 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 2.579,88 TL toplamı 8.940,46 TL’nin mahsubu ile kalan 22.266,08 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına,

Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan, 04/10/2022 tarihinde yürürlüğe giren 2023 yılı Arabuluculuk asgari ücret tarifesinin 10.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.000,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranları da nazara alınarak 1.770,80 TL'sinin davalıdan, geri kalan 229,20 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 2.383,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %88,54’ü olan 2.110,44 TL ile 179,90 TL başvurma ve 8.940,46 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı tarafından yapılan 25,60 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin %11,46'sı olan 2,93 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 66.957,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden A.A.Ü.T. 13/1 uyarınca 9.462,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/07/2023 Yargılama Gideri Dökümü Davacı Posta Gideri : 98,00 TL Vekalet Harcı : 25,60 TL Bilirkişi Ücreti : 2.250,00 TL Dosya Kapağı Masrafı : 10,00 TL + TOPLAM 2.383,60 TL

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog