Esas No
E. 2023/2166
Karar No
K. 2023/2166
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2023/2166 - 2024/291

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/10/2019

NUMARASI : 2018/690 E. - 2019/559 K.

GEREKÇE

Dava, TBK.'nın 444 vd maddelerine dayalı, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığın tespiti ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak, rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımından hakime uyarlama yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 1.6 maddesine göre, davalının sözleşmenin sona ermesini takiben iki yıl içinde Ankara veya İstanbul sınırları dahilinde, davacı ile aynı faaliyet alanında çalışmamasının, buna aykırı hareket halinde, son brüt maaşının yirmi katı tutarında cezai şartın tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.

Somut olayda davalının davacı iş yerinden 30/07/2018 tarihinde ayrıldığı, aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı ... Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş. nezdinde, iki yıllık süre dolmadan 27/08/2018 tarihinde çalışmaya başladığı, davalının akü üretimi aşamasında görev alması ve işçilere eğitim verdiği de gözetildiğinde, davacıya ait üretim sırlarına vakıf olabileceği ve bu bilgilerin aynı faaliyet alanında çalışan ... Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş. nezdinde de kullanabileceği, bu durumun da davacı yönünden en azından zarar tehlikesi doğuracağı, dolayısıyla TBK 444/2 hükmü uyarınca somut uyuşmazlıktaki rekabet yasağı düzenlemesinin, süre ve kapsam itibariyle geçerli olduğu, bir an için "Ankara veya İstanbul sınırları içinde" koşulunun aşırı nitelikte bulunduğu düşünülse bile, davalının davacı ile aynı il olan Ankara'da çalışmış olması halinde, 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre, rekabet yasağı hükmünün ihlal edilmiş sayılacağı açık olup, esasen Yargıtay Yüksek 11. H.D. ile Dairemiz arasında bu konularda bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.

Ancak gerek davacı şirketin gerekse de davalının çalıştığı ... Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin ticaret merkezleri Ankara ilinde olmasına karşın, Çankırı TSM.'nin dosyaya sunulan 26.12.2018 tarihli yazısına göre, ... Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin "..." adresinde tecilli bir şubesi vardır. Anılan şirketin fabrikası da bu Çankırı adresinde bulunmaktadır. Davalı da dosyaya sunulan ücret bordrosuna, işe giriş bildirgesine ve iş sözleşmesine göre, Çankırı'daki bu fabrikada çalışmaktadır. Yargıtay 11. H.D. ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık da davalının rekabet yasağını ihlal edip etmediğini belirleyebilmek için fiilen çalıştığı iş yerinin bulunduğu adresin mi yoksa bu iş yerinin ait olduğu şirketin ticaret merkezinin bulunduğu adresin mi esas alınmasının gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Dairemizin önceki kararında da belirtildiği üzere, özellikle günümüz ekonomik hayatının gereklilikleri nazara alındığında, büyüme eğilimindeki birçok şirketin merkezlerini, ekonominin başkenti olarak kabul edilen İstanbul iline veya ticari ilişkilerin daha kolaylıkla kurulduğu ve yürütüldüğü Ankara ve İzmir gibi büyük kentlere taşımaya çalıştıkları bilinen bir gerçektir. Nitekim dosyaya sunulan 23.01.1987 tarihli anasözleşmesine göre, dava dışı ... Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin ortakları ve yönetim kurulu üyeleri dahi Çankırı ilinde ikamet ettikleri halde, şirketlerinin merkezini Ankara'da kurmayı tercih etmişlerdir.

Bu gibi durumlarda bir şirketin başka bir ilde tescilli şubelerinde faaliyet gösteren fabrika, üretim tesisi veya satış yeri gibi işletmelerinde çalışan işçilerinin, fiilen bu yerlerde çalışsalar dahi, şirketlerinin merkezinin bulunduğu İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük illerde çalıştıklarının kabul edilmesi, bu suretle de merkezleri yine aynı büyük şehirlerde bulunan işten ayrıldıkları şirketlerle rekabet yasağına aykırı davrandıkları sonucuna varılması, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile teminat altına alınmış çalışma hürriyeti ilkesine ve hakkaniyet ölçülerine açıkça aykırılık oluşturacağı gibi, 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasında düzenlenen, rekabet yasağı hükmünün kapsam bakımından sınırlanabilme ölçülerinin de dışında kalacağı kabul edilmelidir. Zira aksinin kabulü halinde, bu kez gerçekten Türkiye'nin en ücra köşelerindeki şubelerinde çalışsalar dahi, merkezleri üç büyük ilden birinde olan şirketlerin çalışanlarının,

TBK'nın 444 vd. maddeleri uyarınca rekabet yasağından kurtulamayacakları sonucu doğar ki bu durumun anılan hükümlerin amacı ile de bağdaşmayacağı açıktır.

Dolayısıyla Dairemizce davalının rekabet yasağını ihlal edip etmediğini belirleyebilmek için fiilen çalıştığı iş yerinin bulunduğu adresin esas alınmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davalının fiilen Çankırı ilinde çalıştığı ve ticaret merkezi Ankara'da bulunan davacı şirket ile aralarındaki rekabet yasağı hükmüne aykırı davranmadığı sonucuna varılmıştır.

Ayrıca davacı vekilince, davalının çalıştığı yerin adresinin Çankırı olarak gösterilmesinin, apaçık haksız rekabet ve sadakat yükümlülüğünü bertaraf etme amacını taşıdığı da ileri sürülmüştür. Elbette ki işçilerin gerçekte anılan büyük şehirlerde çalıştıkları halde, sırf rekabet yasağından kurtulmak amacıyla başka illerde çalışıyor gösterilmeleri durumunun ispatı halinde, kötü niyetle menfaat sağlamaya yönelik böyle bir fiile izin verilemeyeceği açıktır. Ancak somut uyuşmazlıkta dava dışı ... Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin Çankırı ilinde ticaret siciline tescilli bir şubesi vardır, üretim yeri ve fabrikası da Çankırı ilindedir. Davalının da fiilen Çankırı'daki bu fabrikada çalıştığı, dosyaya sunulan ücret bordrosuna, işe giriş bildirgesine, iş sözleşmesine, tanık beyanlarına ve tüm bilgi ve belgelere göre sabittir. Resmi belgelerle ve tanık beyanları ile sabit olan bu durumun aksinin ispatına yönelik olarak ise, davacı vekilince yargılama boyunca dosyaya hiçbir delil ibraz edilmemiştir. Bu durum karşısında Dairemizce de davacının bu soyut iddiasına itibar edilmesi mümkün görülmemiştir.

O halde mahkemece, davalının fiilen Çankırı ilinde çalıştığı, diğer bir deyişle davacının ticaret merkezinin bulunduğu Ankara ilinde çalışmadığı ve bu nedenle de yer itibariyle davacı şirketin zararına yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı bir faaliyette bulunmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi Dairemizce doğru görülmemiştir. Bu nedenlerle Dairemizce bozma ilamındaki görüşlere iştirak edilmemiş, önceki kararda direnilmesine ve önceki hükmün aynen kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Dairemizin 23/12/2021 tarih ve 2020/582 Esas- 2021/1638 Karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE,

2.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2019 gün ve 2018/690 E. - 2019/559 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

3.Davanın REDDİNE,

4.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 1.161,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 733,67-TL karar ve ilam harcının davacıya iadesine,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 60,00-TL tebligat ve posta masrafı, 148,60-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 208,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.322,54-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

9.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

10.Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine yer olmadığına, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı asil, davalı vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 21/02/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/02/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog