Esas No
E. 2023/2371
Karar No
K. 2023/2209
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2371

KARAR NO: 2023/2209

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/226 D.İş
KARAR TARİHİ: 07/11/2023
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
DAİRE KARAR TARİHİ: 05/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 05/12/2023

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2023 Tarih ve 2023/226 E. D.İş esas sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM

Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; kendisinin Serbest Mali Müşavirlik mesleği yaptığını, cezalı fatura düzenlenmeden önce davalı kurum çalışanlarınca müvekkilin bürosuna gelinmiş ve daha sonra da kaçak elektrik kullandığı iddiası ile itiraz konusu 345.090,43 TL elektrik bedeli tahakkuk ettirildiği, fatura bedelinin son ödeme tarihinin 13/11/2023 olduğu taraflarına şifahen söylendiği, 02.11.2023 tarihinde müvekkilinin telefonuna 345.090,43 TL tutarında kaçak faturası tahakkuk ettiği, müvekkiline geçen Eylül ayında iki fatura tahakkuk ettirildiği, ilk faturanın 2023-09-20 dönemli iken ikinci fatura 2023-09-26 dönemline ait olduğu, 20 Eylül 2023 tarihinde müvekkilin saati davalı kurumca değiştirildiği, daha sonra 26 Eylül 2023 tarihine kadar yeni elektrik saati üzerinden müvekkilin elektrik kullanımı test edildiği, kurumun yaptığı bu test, tahakkuk etmiş olduğu 345.090,43 TL faturaya hiçbir dayanak teşkil etmediği, Davalı kurum, davacı müvekkilin bulunduğu bölgede elektrik dağıtımı konusunda tekel konumda olduğu, müvekkil şirketin ihtilafa düşmüş olduğu, davalı haricinde bir kurumdan elektrik enerjisi de alması da mümkün olmadığı, tahsil ve enerji kesimi işlemleri hakkında faturanın iptali için açılacak davanın sonuna kadar ihtiyati tedbir kararının verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi 07/11/2023 Tarih ve 2023/226 D.İş Esas sayılı kararında özetle; İhtiyati tedbir talep eden vekilinin dilekçesi incelendiğinde, istemin 6100 sayılı 389 vd. Maddelerine uygun olmadığı, tedbir verilmesi yönünde yaklaşık ispatın istemde bulunan tarafça yerine getirilmediği, elektrik kesim işleminin henüz mevcut olmadığı, zaten bu hususun tahakkuk ettirilen bedelin tahsili açısından tedbir vermeyi gerektiren bir neden olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin isteminin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:

Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı avukatı tarafından verilen 07/11/2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; davalı kurumun davacının bulunduğu bölgede elektrik dağıtımı konusunda tekel konumunda olduğunu, bu nedenle şirketin ihtilafa düşmüş olduğu davalı haricinde bir kurumdan elektrik enerjisi de almasının mümkün olmadığını, bu nedenle tahsil ve enerji kesimi işlemleri hakkında faturanın iptali için açılacak davanın sonuna kadar ihtiyati tedbir kararınının verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kaçak elektrik tespit tutunağına dayalı değişik iş yoluyla verilen ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.

HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.

İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.

İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.

Somut olayda davacı vekili; serbest Mali Müşavirlik mesleği yaptığını, cezalı fatura düzenlenmeden önce davalı kurum çalışanlarınca müvekkilin bürosuna gelinmiş ve daha sonra da kaçak elektrik kullandığı iddiası ile itiraz konusu 345.090,43 TL elektrik bedeli tahakkuk ettirildiği, fatura bedelinin son ödeme tarihinin 13/11/2023 olduğu taraflarına şifahen söylendiği, 02.11.2023 tarihinde müvekkilinin telefonuna 345.090,43 TL tutarında kaçak faturası tahakkuk ettiği, müvekkiline geçen Eylül ayında iki fatura tahakkuk ettirildiği, ilk faturanın 2023-09-20 dönemli iken ikinci fatura 2023-09-26 dönemline ait olduğu, 20 Eylül 2023 tarihinde müvekkilin saati davalı kurumca değiştirildiği, daha sonra 26 Eylül 2023 tarihine kadar yeni elektrik saati üzerinden müvekkilin elektrik kullanımı test edildiği, kurumun yaptığı bu test, tahakkuk etmiş olduğu 345.090,43 TL faturaya hiçbir dayanak teşkil etmediği, Davalı kurum, davacı müvekkilin bulunduğu bölgede elektrik dağıtımı konusunda tekel konumda olduğu, müvekkil şirketin ihtilafa düşmüş olduğu, davalı haricinde bir kurumdan elektrik enerjisi de alması da mümkün olmadığı, tahsil ve enerji kesimi işlemleri hakkında faturanın iptali için açılacak davanın sonuna kadar ihtiyati tedbir kararının verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi yaklaşık ispatın talep eden tarafından yerine getirilmediği elektrik kesilme işleminin henüz mevcut olmadığı zaten bu hususun taahhut ettirilen bedelin tahsili açısından tedbir vermeyi gerektiren bir neden olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermiştir. Bu değişik iş kararına karşı davacı vekili tarafından davacıya ödeme olmadığı takdirde elektrik enerjisinin kesileceğinin davacıya bildirildiği davacının telafisi imkansız surette mağduriyetinin söz konusu olduğu verilen kararın haksız olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Kaçak elektrik tespit tutanakları aksi ispat oluncaya kadar geçerli niteliktedir.

Davacı taraf yaklaşık haklılığının bu aşamada ispatlayacak nitelikte delil sunmamıştır. Dava konusu ihtilaf yargılamayı gerektirmektedir. Bu sebeple ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu ihtiyati tedbir isteminin reddi ara kararı usul ve yasaya uygun görülmekle davacı vekilinin istinmaf isteminin HMK 353(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2023 Tarih ve 2023/226 E.2023/228 K. sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

3.İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 05/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.