Esas No
E. 2012/34202
Karar No
K. 2014/26728
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2012/34202 E.  ,  2014/26728 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. İŞ MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/03/2012

NUMARASI : 2009/326-2012/111

DAVA :Taraflar arasındaki, ödenmeyen ücretler ile fesihten sonra yoksun kaldığı ücret tutarında tazminat alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ile karşı taraf adına Avukat geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı işçi, 01/08/2008 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi ile uzman göz doktoru olarak davalı göz merkezinde çalışmaya başladığını, ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile 01/03/2009 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshettiğini, İş Kanunun 26.maddesi gereğince yoksun kaldıkları ücret tutarında tazminat talep ettiklerini beyan ederek alacaklarının faizi ile davalıdan alınmasını talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı işveren cevap dilekçesi vermemiş, yargılamaya katılmamıştır. Temyiz dilekçesinde dosyadaki dava dilekçesi ile ıslah dilekçesi ve hüküm tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu savunmuştur.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının 01/08/2008-010/08/2009 tarihleri arasında geçerli olan belirli süreli iş sözleşmesi ile davalı yanında çalışmaya başladığı, ücretlerinin yaptığı işe göre ödendiği, ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile davacının 01/03/2009 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshettiği, sunulan medula raporlarına göre eylül, ekim, kasım ve aralık aylarına ilişkin hesaplama yapılamaması sebebi ile bu aylar bakımından talebin reddine, ocak ve şubat ayları bakımından ödenmeyen 13.466,11 TL ücret alacağının kabulüne, İş Kanunu 26.maddesine göre iş akdinin sona erdiği tarihten sonra dava dışı işyerlerinde çalışması karşılığı aldığı ücretler düşüldüğünde bakiye 36.530,45 TL tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Tüzel kişilere yapılacak tebligatın usulüne ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/12-563 Esas, 2009/600 Karar sayılı ilamında, “7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun: Hükmi Şahıslara Ve Ticarethanelere Tebligat başlıklı 12.maddesinde: Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir. Hükmi Şahısların Memur Ve Müstahdemlerine Tebligat” başlıklı 13.maddesinde: Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır, hükümleri yer almaktadır. Yine Tebligat Tüzüğü’nün: Hükmi Şahıslara Ve Ticarethanelere Tebligat başlıklı 17.maddesinde; Hükmi şahıslara tebliğ salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Vekaletlerin ve bunların teşkilatının, mülhak ve hususi bütçeli idarelerle belediyelerin, köylerin ve hususi kanunlarına müsteniden kurulmuş olan teşekküllerle, şirketlerin ve cemiyetlerin salahiyetli oldukları mümessilleri tabi kanunlara ve statülerine göre tayin edilir. Hükmi ve hakiki şahsa ait bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticarethanenin o muamelede salahiyetli ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.” Hükmi Şahısların Memur Ve Müstahdemlerine Tebligat başlıklı 18.maddesinde: Yukarıdaki Madde mucibince tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, hükmi şahsın o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, hükmi şahsın yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tebligatın muhatabı olan hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle tavzif edilmiş bir şahıs olması lazımdır. Bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edildiği takdirde tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır, düzenlemelerine yer verilmiştir.

Görülmektedir ki, hükümlerine yukarıda aynen yer verilen Tebligat Kanununun 12. ve 13. ve Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18. maddelerinde tüzel kişilere tebligatın yapılma usulü açıklanmış; tebligatın, bunların tabi oldukları kanunlara ve statülerine göre belirlenecek yetkili temsilcilerine, eğer tüzel kişinin yetkili temsilcisi yoksa veya evrakı bizzat alamayacak bir halde ise; görev itibariyle temsilciden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi bu işle görevlendirilmiş bir kişiye, o da yoksa tüzel kişinin o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı öngörülmüştür. Eğer, tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılmamış ve sıralı kişilere yapılmışsa, bunun nedenlerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasına yazılması gereğine de işaret edilmiştir” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.

Somut olayda; tebligat memurunca tebligat evrakında sırasıyla tebliğe yetkili kişilerin durumu ve onlara tebliğ edilememe nedeni şerh edilmeksizin, hiçbir açıklamaya yer vermeden, doğrudan iş yerinde hangi unvanla çalıştığı belirtilmeden dosya kapsamından iş yeri çalışanı olduğu belirtilen bir isme yapılmıştır. Dava dilekçesinden sonraki tebligatlar ise 7201 sayılı Yasanın 35. maddesine göre yapılmıştır. Bu noktada davalının savunma hakkının kısıtlanmaması bakımından ilk olarak yapılan tebligatın geçerli olup olmadığı önem kazanmaktadır.

Dava dilekçesinde N.. Göz Merkezi davalı olarak gösterilmiş ve dava dilekçesi daimi çalışan şirket işçisi açıklamasıyla tebliğ edilmiştir. Davacının çalıştığı N.. Göz Merkezi ticari unvan olup, dava dilekçesi ekinde bulunan iş sözleşmesi L.. Özel Sağlık Hiz. Tur. Medikal İnşaat Ltd Şirketi tarafından imzalanmıştır. Bu durumda davacının çalıştığı sırada işveren L.. Özel Sağlık Hiz. Tur. Medikal İnşaat Ltd Şirketi olup tebligatın adı geçen şirkete yapılması gerekir. Bu yönüyle dava dilekçesi tebliği usulsüz olduğu gibi, tebliğin tüzel kişilere tebliğ için öngörülen prosedüre de uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; davalı işverene usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, yukarıda yazılı Hukuk Genel Kurulu kararı ve yasal düzenlemelere aykırı olarak yapılan tebligata dayalı olarak hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.100.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 7201 sayılı Tebligat Kanunu K7201 md.35
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog