11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2072
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10.11.2023
NUMARASI : 2023/872 E.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkeme'sinin 10.11.2023 tarih 2023872 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili, davalı ... A.Ş.'nin gerçek sahibinin ... olduğunu, anılan şirketin tek ortağının davalının yeğeni ...'ün olduğunu, 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde ...'nun gerçek sahibi olduğu şirketler hakkında takipler yapıldığını ve kamu borçlarının bulunduğunu, soruşturmalar sırasında da adı geçen şahsın kara para elde ettiği ve akladığına ilişkin uzman raporları bulunduğunu, kanuni belgeler üzerindeki sahipleri farklı kişiler gözükse de gerçek sahibinin ... olduğunu ve adı geçenin kamu kurumlarına olan borçlarını ödememek ve takipten mal kaçırmak amacı ile yakın akrabalarını ve adamlarını aracı kullanarak şirket kurduğunu, belirterek; davalı ...' nun Tdavalı .... A.Ş'nin gizli ve hakim ortağı ile yönetim kurulunu temsile yetkili/başkanı olduğunun tespitine, davalıların adına kayıtlı gayrimenkullere, banka hesaplarına, trafiğe tescilli araçları üzerine, şirket paylarına, adına kayıtlı var ise uçaklarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacının davalı şirketten olan alacağının şirket malvarlığından tahsili bakımından takibe girişmesinde ve yasal haklarını kullanımında yasal engel olmadığından tedbir yoluyla geçici hukuki korumaya değer menfaati bulunmadığını, davalı ... hakkındaki iddiaların yargılamaya muhtaç oup yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini belirtilerek; tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili, davacı tarafından yapılacak hacizin tedibr gibi kapsamı bir koruma sağlamayacağını, hacizin taşınır taşınmaz mal varlığının devrine egnel olmayacağını, ihtiyati tedbir kararı verilmesinde davacının menfaatş bulunduğunu, dava dilekçesinde sunulan raporlarda davalının davalı şirketin gerçek sahibi olduğunun belirtlendiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, davalının davalı şirketin gizli ve hakim ortağı ile yönetim kurulunu temsile yetkili/başkanı olduğunun tespit davasında davalıların adına kayıtlı taşınır taşınmaz mal varlığı ile şirket şirket paylarının devrinin önlemesine yönelik ihtiyati tedbir kararının reddi kararına itiraz istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
3.Taşınır veya taşınmazın üçücü kişilere devrinin önlenmesi amacı ile ihitiyati tedbir konulabilmesi için ihtiyati tedbir talep edilen mal varlığının başlı başına dava konusu olması veya bir başka anlatımla davanının taşınır taşınmaz malvarlığının aynına ilişkin olması gerekir. Uyuşmazlık konusu olmayan taşınır taşınmaz malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkün değildir.
4.İhtiyati tedbirin alacağı güvence altına alma fonksiyonu da bulunmamaktadır. Bir alacağın güvence altına alınması için öngörülen geçici hukuki himaye yolu ihtiyati haciz olup, bununla mal üzerinde bir ayni hak iddiası ileri sürülmemekte, malın üçüncü kişiye devrine engel olunmamakta, bunun yerine alacağın o malın satış bedelinden karşılanması ve malın devri halinde haczin, devralana karşı da dermeyan edilebilmesi imkânı sağlanmaktadır.
5.Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.
6.Davacının talebi davalının, davalı şirketin gizli ve hakim ortağı ile yönetim kurulunu temsile yetkili/başkanı olduğunun tespiti istemine ilişkin olup eldeki davada tedbir talebinde belirtilen malvarlığının aynına ilişkin bir dava bulunmadığı gibi şirket hissesi davalılar adına kayıtlı banka hesaplarına, trafiğe tescilli araçları üzerine, adına kayıtlı var ise uçaklar gibi taşınır taşınmaz mal varlığı da davanın konusunu oluşturmadığından anılan istemler yönünden ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf itirazları yerinde değildir.
7.Esasen davalı şirketin hisseleri dava dışı üçüncü kişi adına kayıtlı olup, davacı tarafından davalı şirketin gizli ortağının davalı olduğunun ileri sürülmüş olmasına göre davalı şirketin hisselerinin yargılama sırasında devri davayı sonuçsuz bırakabileceğinden mevcut dosya kapsamı, delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesi için haklılığını yasaya uygun ve yaklaşık olarak ispat ettiğin anlaşılması karşısında davalı şirket hisselerinin devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmasına, şirket hisselerinin devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2023 tarih 2023/872 E. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile davalı şirketin hisselerinin üçüncü kişilere devrinin önlemesi amacı ile İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, fazlaya ilişkin tedbir talebinin REDDİNE,
Talep edenin sıfatına göre takdiren teminat alınmasına YER OLMADIĞINA,
3.İhtiyati tedbir kararının infazına ilişkin hususların ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
4.İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.