4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/9970 E. , 2023/5224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
Davacının İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Feke Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde, davalı/borçlular adına kayıtlı aracın, 18.04.2015 tarihinde Adana İli, Saimbeyli İlçesi, Değirmenciuşağı Mahallesinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında traktörde yolcu konumunda bulunan ... ve ...'ın vefat ettiğini, kaza yapan aracın olay tarihini kapsayan geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmadığını, bu sebeple vefat eden ...’ın desteğinden yoksun kalan eşinin müvekkili kurum aleyhine ikame etmiş olduğu Feke Asliye Hukuk Mahkemesi ile vefat eden ...’ın desteğinden yoksun kalan eşi ve kızının müvekkili kurum aleyhine ikame etmiş olduğu Feke Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda müvekkili tarafından toplam 118.401.23 TL ödeme yapıldığını, kurumun zararına sebep olan araç işleteni ve sürücüsü olan davalılara karşı rücu hakkı doğduğunu, davalıların Feke İcra Müdürlüğünün 2017/54 E. sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama safhasında ortaya çıkabilecek tazminattan indirim sebeplerinin bulunması halinde mahkemece hak sahiplerinin gerçek zararının tespit ettirilerek tespit edilen gerçek zarar tutarından kusur ve her türlü indirim tutarları düşüldükten sonra masraflar ve vekalet ücretleri ile birlikte toplam 238.988,35 TL ve ödeme tarihlerinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 2.121,43 TL işlemiş yasal faizin davalılardan tahsili ile davalılar aleyhine alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davası ikame edebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak icra dairesi tarafından düzenlenmiş bir "ilamsız takiplerde ödeme emrinin" borçluya tebliği, borçlunun da buna karşı bir "borca itirazının" mevcut olması gerektiğini, icra dosyası incelendiğinde borçlulara "ilamsız takiplerde ödeme emri" tebliğinin söz konusu olmadığının görüldüğünü, icra dosyası içerisinde düzenlenmiş bir icra emrinin mevcut olduğunu, müvekkilerinin icra müdürlüğü tarafından "icra emri" tebliği yapıldığını ve bunun üzerine davacının elinde kendilerine karşı alınmış bir ilam olmadığını bilen müvekkilerinin borca itiraz ettiklerini, söz konusu icra emrinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'nin 12. Hukuk Dairesi'nin 2017/3303 esas ve 2018/250 karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini, mevcut hali ile icra dosyası içerisinde herhangi bir ödeme emri ya da icra emrinin mevcut olmadığını, davacı Feke Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/123 ve 2015/125 esas sayılı dosyalarına istinaden yaptığı ödemelerin rücusunu talep ettiğini, davaya konu kaza yolda bulunan çukurlar nedeni ile yolcu ...'nin direksiyona düşmesi ve neticesinde de müvekkili sürücünün direksiyonun hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana geldiğini, Kozan Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/134 esas sayılı dosyasının henüz Yargıtay incelemesinde olduğunu, öncelikle açılan davanın reddini talep etmekle, Kozan Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...'davanın itirazın iptali davası olup, takipteki şekil ve dava şartlarına sıkı sıkıya bağlı olduğu, ödeme emrinin tebliği, süresinde itiraz ve itiraz üzerine süresinde itirazın iptali davasının açılıp açılmadığına ilişkin şartların resen dikkate alınmasının gerekli olduğu, dosyadaki belgelerin incelenmesinde davaya konu Feke İcra Müdürlüğünün 2017/54 Esas sayılı dosyasındaki icra emrinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 05/02/2018 tarihli 2017/3303 esas 2018/250 karar sayılı ilamıyla iptal edildiği ve üst mahkemenin bu kararının kesinleştiği, eldeki dava tarihi itibariyle Feke İcra Müdürlüğü dosyasında usulüne uygun ödeme emri tebliği bulunmadığı, ödeme emrinin itirazın iptali davası açmak için dava şartı olduğu, bu nedenle itirazın iptali davası açılma koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 115 inci maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; uyuşmazlığın borçlulara ödeme emri tebliği bulunmadığı halde icra dosyasına yapılan itirazın geçerli olup olmadığı yönünde toplandığını, yerel mahkemenin ödeme emri tebliğinin itirazın iptali davası açmak için dava şartı olduğu yönündeki görüşünün yerinde olmadığını, yerel mahkemece itirazda bulunan borçlular hakkında ayrıca ödeme emri tebliği şartı getirilmesinin haksız ve usul ekonomisi ilkesine de aykırı olduğunu belirterek mahkemece davanın usulden reddine dair verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " Feke İcra Müdürlüğünün 2017/54 sayılı icra dosyasında henüz bir ödeme emri düzenlenmediği, buna süresi içinde usulüne uygun şekilde bir itiraz olup olmaması anlaşılamadığı ve buna bağlı olarak dava şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından HMK'nun 114 ve 115 inci maddeleri gereğince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu" gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle başvurunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın yönetmeliğin 16 ncı maddesi gereğince rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve ... Yönetmeliğinin 16 ve 17 nci maddeleri.
3.Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, itirazın iptali davası takip alacaklısı tarafından takibe itiraz edilmesi halinde, takip borçlusuna karşı açılabilecek dava olup, davalı borçluların ödeme emrine itiraz edilmemiş ya da itiraz geçerli değilse alacaklının itirazın iptali davası açılmasında hukuki yararının olmayacağı ve dava açma koşulları da oluşmayacağından Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2017/3303 Esas sayılı dosyasında 05.02.2018 tarihli kararında verilen icra emrinin iptali kararından sonra Feke İcra Müdürlüğü'nün 2017/54 Esas sayılı icra dosyasından ödeme emri gönderilmediği ve usulüne uygun itiraz olmadığı anlaşıldığından, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.