4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/20412 E. , 2023/6832 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu, dava dışı sigortalısının kullanımında bulunan taşınmazın soğuk hava deposunda çıkan yangın neticesinde meydana gelen hasar bedelini sigortalısına ödediğini, dava dışı sigortalısının halefi olduğunu beyanla müvekkili şirket ödediği hasar bedeli olan 117.500,00 TL’nin rücuen davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kira sözleşmesi kapsamında soğuk hava deposunun kiracıya çalışır durumda bırakıldığını ve kira sözleşmesinde soğuk hava deposunun rutin bakım ve onarımının kiracıya ait olacağına yer verildiğini, sigorta şirketinin hem yangın sigortası düzenleyip hem de rizikoyu başkasından talep etmesinin yangın poliçesinin amacı ile bağdaşmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.01.2016 tarihli ve 2014/171 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporundan, soğuk hava depolarının rutin bakım gerektirmediği, arıza halinde tamirinin yapıldığı, yangından önce soğuk hava deposunda arıza olduğu iddiasının olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69 uncu maddesinde düzenlenen ve kusursuz sorumluluk hali olan bina malikinin sorumluluğu kapsamında davalının sorumlu tutulabilmesi için bina veya yapı eserinin yapımında bozukluk veya bakımında eksiklik bulunması gerektiği, bilirkişi raporunda yangının soğuk hava deposunun fanlarının olduğu kısımdaki elektrik hattından çıktığı ve soğuk hava deposunun rutin bakım gerektirmediği belirtildiğinden, yangının bakım eksikliğinden kaynaklandığı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 03.10.2019 tarihli 2016/5284 esas 2019/8883 karar sayılı ilamı ile; ''...Somut olayda; davacı ... şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı Uysallar Tavukçuluk Gıda Taşımacılık Otomotiv Akaryakıt Sanayi Ticaret Ltd. Şti. arasında kira sözleşmesi bulunduğu; davacı sigortalısı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek;
HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi'' gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen yangın neticesinde, davalıya ait bina ve bina içinde yer alan eşyalar zarar gördüğü, bilirkişi raporundan soğuk hava depolarının rutin bakım gerektirmediği arıza halinde tamirinin yapıldığı, yangından önce soğuk hava deposunda arıza olduğu iddiasının olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesinde düzenlenen ve kusursuz sorumluluk hali olan bina malikinin sorumluluğu kapsamında davalının sorumlu tutulabilmesi için bina veya yapı eserinin yapımında bozukluk veya bakımında eksiklik bulunması gerektiği, bilirkişi raporunda yangının soğuk hava deposunun fanlarının olduğu kısımdaki elektrik hattından çıktığı ve soğuk hava deposunun rutin bakım gerektirmediği belirtildiğinden, yangının bakım eksikliğinden kaynaklandığı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporun eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak düzenlendiğini, soğuk hava deposunun elektrik sisteminin bakımı zorunlu olmasa dahi sahibinin deponun tehlike arz etmeyecek ve çevreye zarar vermeyecek şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, soğuk hava deposunun yangına sebep vermeyecek şekilde çalıştırılması davalının yükümlülüğünde olduğunu, sorumluluğun kimde olduğunun tespitinin mahkemece yapılması gerektiğini, bilirkişiler yalnızca yangının çıkış sebebini araştırmak ve meydana gelen hasarlar ile yangın arasında illiyet bağı olup olmadığını tespit etmekle görevli olduğunu, yanlış tespitte bulunduklarını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince maddi tazminat istemli davaların reddi halinde davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti olması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işyeri sigortası kapsamında davacının sigortalısına ödediği bedelin rücuen tazmini ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427 vd. maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13/4 üncü maddesi ise "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. " şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemce davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Tarifenin 13/4 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının 5. bendinde yer alan "15.109,08 TL. ibaresi çıkartılarak yerine "1.740,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.