44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2279
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/06/2018
NUMARASI: 2014/55 E. - 2018/222 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)|Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...' in yazarı ... olan Türkçe ismi "..." isimli eseri tercüme ederek Türkçe'ye çevirdiğini, dava konusu "..." isimli işleme eserin mali ve manevi haklarının eseri Türkçe' ye tercüme eden müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin davalılardan ... Ltd. Şti arasında "..." adlı eserin ve basım, yayın haklarının davalı ... Ltd. Şti.'ne devri için 23.12.2004 tarihinde tercüman sözleşmesi imzalandığını, davalı ...tarafından müvekkilinin "..." isimli işleme eseri diğer davalı ... Ltd. Şti.'ne ait ... markası ve logosu ile birlikte basılıp yayınlanarak, satışa sunulduğunu, dava konusu kitapta müvekkilinin ismi bulunmadığını, davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan 23.12.2004 tarihli sözleşmenin 4.ve 5.maddelerinde müvekkiline kitabın yayınlanması ile birlikte telif ücretinin ödeneceği belirtildiği halde müvekkiline bugüne kadar telif ücreti ödenmediğini, davalı ... Ltd. Şti tarafından müvekkiline telif ücretinin karşılığı olarak ... Bankasının 30.03.2005 tarihli çeki keşide edilerek verildiğini, ancak çekin ödenmemesi nedeniyle davalı ... Ltd. Şti hakkında İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, icra dosyanın derdest bulunduğunu, davalıların müvekkilinin dava konsu çeviri eserini şu an itibariyle de internet üzerinden satışa arz ettiğini ve müvekkiline telif ücreti ödemediklerini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile tazminat konusu yaptıkları eserin sözleşme hükümlerine riayet edilmeyerek telif ücretinin ödenmemesi suretiyle basılıp yayınlanarak, satışa sunulması sonucunda müvekkiline ödenmesi gereken maddi tazminatın tespitine ve şimdilik 3.000,00 TL maddi tazmninatın dava konusu kitabın basım tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından sunulan 16.12.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dosyada her ne kadar taraf olarak gösterilseler de, dava konusu olayla bir ilgilerinin bulunmadığını, huzurdaki davaya önce yetki itirazında bulunduklarını, yetkili Mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, görev yönünden de itiraz ettiklerini ve davanın konusunun alacak davası olup, görev alanının Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, husumet yönünden ise davada sözleşmenin davacı ve ... Ltd. Şti arasında akdedilmiş olup, buna ilişkin olarak ödemesine ilişkin çek keşidecisinin de ... Ltd. Şti olduğunu, bu sebeple müvekkili yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca işbu davaya yönelik zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın konusunun, davacı tarafından tercüme edilen ve yazara ... olan ... ( ..., ...) Türkçe adı ile "..." isimli eserin, davacı ile ... Ltd. Şti arasında akdedilen 23.12.2004 tarihli Tercümanlık Sözleşmesi gereği çeviri bedelinin ödenmediğinden bahisle alacağın tahsili istemine ilişkin olduğunu, davacı her ne kadar alacak istemine dayanak olarak 23.12.2004 tarihli Tercümanlık Sözleşmesini göstermekte ise de, anılan sözleşmenin 8 numaralı maddesinin "Bu telif sözleşmesi yalnız beş yıl geçerlidir" hükmünü havi olduğunu, dolayısı ile geçerlilik arz etmeyen Tercümanlık Sözleşmesi'nin dayanak kabul edilmesi hususuna itiraz ettiklerini, müvekkili ...' in ... Ltd. Şti'nin şirket yetkilisi olduğundan bahisle huzurdaki davada taraf olarak gösterildiğini, ancak davacının muhatabının bir sermaye şirketi olması nedeniyle müvekkilinin şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceği gibi müvekkilinin anılan şirketle olan ilişiğinin iddia edilenin aksine kağıt üzerinde olduğunu belirterek, haksız ve mesnedsiz davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı tarafça her ne kadar kitabın basımını yapan ... Tic. Ltd.Şti ve yetkilileri ..., ... aleyhine de dava açılmışsa da sözleşmenin tarafı olmadıklarından, davacı vekilinin de 23.11.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında tercüman sözleşmesinde kararlaştırılan 3.000,00 TL telif ücreti için dava açtıklarını beyan etmesi karşısında sözleşmenin tarafı olmayan .. Ltd. Şti. Dışındaki davalılar hakkında davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı şirketin yargılama sırasında tasfiye edildiği ancak Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/450 E - 2015/614 K sayılı ihya davası ile ihya edildiği, sözleşme gereğince ödemekle yükümlü olduğu 3.000,00 TL yi ödemediği kanaatine varılarak, davanın kabulü ile telif alacağının, 30.09.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline " karar verilmiştir. Davalı ..., ..., ..., ... Vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilleri yönünden davanın reddine karar verildiğini ancak tarafları lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini, AAÜT'ne göre lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, Mahkeme Kararının sadece müvekkili lehine vekalet ücreti yönünden düzeltilerek lehine vekalet ücreti takdirine müvekkili yönünden onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davada davalılar ..., ..., ..., ...'in davalılar vekili tarafından temsil edildiği ve bu davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği halde bu davalıların vekil ile temsil edildiği gözetilmeksizin lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte dava değerinin 3.000,00 TL olduğu, 6100 sayılı HMK 341/2. maddesinde miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar hakkındaki kararların kesin olduğu ve istinafa konu edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiş; üç bin liralık kesin sınırı, HMK'nın Geçici 1. maddesi hükmü gereğince 2017 yılında verilen kararlar için 3.110,00 TL, 2018 yılında verilen kararlar için 3.560,00 TL, 2019 yılında verilen kararlar için 4.400,00 TL, 2020 yılında verilen kararlar için ise 5.390,00 TL olarak belirlenmiştir. Somut olayda; davalı taraf, fark bedel olan 3.000,00 TL'lik meblağa denk gelen masraflara ilişkin istinaf isteminde bulunmuş olup, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında karar yılı olan 2018 yılı için 3.560,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen miktar itibariyle mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.