9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/17801 E. , 2023/8556 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2014/491 Esas, 2016/198 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.11.2020 tarihli ve 14-2016/346836 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemenin delil değerlendirmesinde hataya düştüğüne, Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında teşebbüs hükümleri uygulanmak üzere ek savunma hakkı verilmesine karşın hüküm kurulurken bu husus gözardı edilerek suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdure arasında 2013 yılı Ağustos ayı içerisinde duygusal mahiyette bir ilişki bulunduğu, olay günü adı geçenlerin tarlalık bir alanda buluşarak iç kısımlara doğru yürüdükleri, anılan mahalde iken katılan mağdurenin rızası dahilinde öpüştükleri, devamında suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin arka kısmına geçerek kalça kısımlarına dokunduğu sırada adı geçenin kıyafetlerini aşağı indirerek cinsel organını katılan mağdurenin anüsüne sokması ile adı geçenin tepki göstermesi üzerine eylemine son verdiği, anılan hadiseden bir yıl sonra sosyal medya uygulamaları üzerinden anılan olaya ilişkin paylaşımların yapılması ile intikalin gerçekleştiğinin kabulüne dair Mahkemenin gerekçesinde suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki ikrara dayalı savunması, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 25.01.2016 tarihli raporda; katılan mağdurenin mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve olaya ruhsal yönden mukavemete engel olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmadığının bildirilmesi, katılan mağdurenin istikrarlı beyanları, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamı itibariyle her ne kadar suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasındaki beyanlarında inkara sayalı savunmada bulunduğu görülse de mevcut deliller itibariyle suçtan kurtulmaya yönelik sonraki beyanlara itibar edilmeyerek suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde on üç yaşında olup geçerli rıza beyan edemeyen katılan mağdure ile cinsel ilişki yaşamak suretiyle üzerine atılı eylemi sabit görülerek mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2014/491 Esas, 2016/198 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.