Vasi Atanması ve Kısıtlama Davası Rehberi
Vasi atanması davası, kendi işlerini göremeyecek kişilerin hukuki koruma altına alınması için Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan bir kısıtlama (hacir) davasıdır. Davanın kabulüyle kısıtlı, velayeti altında bulunmadığı sürece atanan vasi tarafından temsil edilir.
Vasi atanması davası, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı ya da özgürlüğü kısıtlayıcı ceza gibi nedenlerle kendi işlerini yürütemez hâle gelen kişilerin mahkeme kararıyla koruma altına alınması sürecidir. Dava, Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılır; kısıtlama kararının kesinleşmesiyle birlikte atanan vasi, kısıtlının hem kişisel hem malvarlığına ilişkin işlemlerini temsil yetkisiyle yürütür. Kısıtlama ve ardından gelen vasi tayini, ailelerin bürokratik labirente girdiği, küçük bir usul hatasının aylarca gecikmeye yol açabildiği davalardandır; bu rehber o süreci adım adım açıklamaktadır.
Vasi Atanması ve Kısıtlama (Hacir) Nedir?
Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 405 ila 416. maddeleri, ergin kişilerin hangi koşullarda vesayet altına alınabileceğini düzenler. "Hacir" ya da kısıtlama, bir kişinin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınırlandırılması anlamına gelir. Kısıtlanan kişi, ergin olmasına karşın küçüklerle benzer biçimde temsil zorunluluğu altına girer. "Vasi" ise bu kısıtlının hukuki temsilcisi olarak atanan ve vesayet makamının denetiminde görev yapan kişidir.
Kısıtlama davası ile vasi tayini davası uygulamada çoğunlukla aynı dava dilekçesinde bir arada talep edilir. Mahkeme önce kısıtlama kararı verir, ardından vesayet makamı sıfatıyla en uygun vasiyi atar. Kısıtlı hâlihazırda resmi velayete tabi değilse —yani anne veya baba hayatta değilse ya da velayet kaldırılmışsa— vasi tayini zorunlu hâle gelir.
Kısıtlamanın Şartları ve Sebepleri
TMK, kısıtlamayı beş temel nedene bağlamıştır. Her birinin ispat yöntemi ve gerekli belgeler farklılaşır.
Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı (TMK m. 405)
En sık karşılaşılan kısıtlama sebebidir. Şizofren, demans, ileri derece zihinsel yetersizlik gibi tanılar bu kapsamda değerlendirilebilir. Yalnızca bu nedene dayalı kısıtlama kararı verilebilmesi için resmi sağlık kurulu raporu zorunludur; özel hastane ya da tek hekim belgesi yeterli sayılmaz. TMK madde 409/2, hakimin karar vermeden önce kurulun raporunu göz önünde bulundurarak kısıtlamaya hükmedeceğini açıkça düzenlemiştir.
Savurganlık, Alkol veya Uyuşturucu Bağımlılığı (TMK m. 406)
Bu nedenler kişinin kendi menfaatini ya da aile bireylerinin menfaatini tehlikeye sokmasını gerektirir. Soyut alışkanlık iddiası yetmez; mahkeme somut vakayı ve bu durumun sürekliliğini araştırır.
Bir Yılı Aşan Özgürlüğü Kısıtlayıcı Ceza (TMK m. 407)
Bir yıl veya daha uzun hapis cezasına kesin olarak mahkûm edilen kişi de kısıtlanır. Mahkûmiyet kesinleşir kesinleşmez Cumhuriyet Savcılığı re'sen bildirim yapar; ancak ailenin ayrıca başvurması da mümkündür.
İstek Üzerine Kısıtlama (TMK m. 408)
Yaşlılık, engellilik veya deneyimsizlik nedeniyle işlerini yeterince yönetemediğini beyan eden kişi bizzat kısıtlanmayı talep edebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Vasi atanması davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Yetkili mahkeme ise TMK madde 411 uyarınca kısıtlanacak kişinin yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Yetki kuralı kamu düzenine ilişkindir; taraflar anlaşmayla yetkili mahkemeyi değiştiremez.
Kısıtlı adayının fiilî ikameti ile nüfus kaydının ayrı illerde bulunması hâlinde yetki uyuşmazlığı doğabilir. Birden fazla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yetkisizlik kararı vermesi durumunda dosya Yargıtay'a gönderilerek yargı yeri belirlenir. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin incelediği bir davada mahkemenin yetki tespitini yalnızca vasi adayının beyanına dayandırması usule aykırı bulunmuş; kısıtlı adayının nüfus kaydına göre yetkili mahkemenin belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Arabuluculuk dava şartı: Vasi atanması ve kısıtlama davaları, niteliği itibarıyla zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir; doğrudan dava dilekçesiyle mahkemeye başvurulabilir.
Dava Süreci: Nasıl Açılır, Belgeler ve Adımlar
Vasi atanması davası aşağıdaki adımlarla ilerler:
- Dilekçe ve harç: Kısıtlama sebebi ile talep edilen vasi adayı (varsa) dilekçede açıkça belirtilir. Nispi değil maktu harç ödenir; dava hasımsız olabileceği gibi ilgili kişi de hasım gösterilebilir.
- İlk duruşma ve ilgili kişinin dinlenmesi: Hakim, kısıtlanması istenen kişiyi bizzat dinlemekle yükümlüdür (TMK m. 409/1). Bu usul güvencesi, taşıma güçlüğü ya da ağır sağlık durumu gerekçesiyle atlanamaz.
- Sağlık kurulu raporu: Akıl hastalığı/zayıflığı iddiasında mahkeme, ilgiliyi resmi sağlık kuruluna sevk eder. Gerektiğinde Adli Tıp İhtisas Kurulu'na sevk de yapılabilir. Mevcut hastane dosyaları ve tedavi evrakları kurula iletilir.
- Sosyal inceleme: Mahkeme gerekli görürse sosyal hizmet uzmanından yaşam koşullarına ilişkin rapor talep eder.
- Karar ve ilan: Kısıtlama kararı kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne bildirilir; kısıtlının kayıtlarına şerh düşülür.
- Vasi tayini: Vesayet makamı (aynı Sulh Hukuk Mahkemesi), kısıtlının yararına en uygun kişiyi vasi olarak atar; atanan kişiye görevi kabul belgesi verilir.
Dava için hazırlanması gereken temel belgeler şunlardır:
- Kısıtlı adayına ait nüfus cüzdanı ve nüfus kayıt örneği
- Tıbbi belgeler (varsa hastane raporları, epikriz, taburculuk özeti)
- Aile bireylerinin nüfus kayıtları (vasi adayı gösterilecekse)
- Mahkûmiyet kararı (TMK m. 407 kapsamında açılıyorsa)
- Malvarlığı listesi (mülkiyet, tapu, banka cüzdanı gibi)
Süreler: Zamanaşımı ve Özel Düzenlemeler
Vasi atanması davası bir talep davası niteliğinde olup zamanaşımına tabi değildir; kısıtlama sebebi mevcut olduğu sürece her zaman açılabilir. Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken bazı özel süreler vardır:
| Konu | Süre / Kural | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Vasi tayini için başvuru (kısıtlama kararı sonrası) | Kısıtlama kesinleşince mahkeme re'sen harekete geçer | TMK m. 418 |
| Vasinin hesap verme yükümlülüğü | Her yıl vesayet makamına hesap verilir | TMK m. 471 |
| Vasinin görev süresi | Kural olarak 4 yıl; uzatılabilir | TMK m. 455 |
| Kısıtlamanın kaldırılması talebi | Sebep ortadan kalktığında her zaman | TMK m. 471 |
| Temyiz süresi (kısıtlama kararına karşı) | Tebliğden itibaren 2 hafta | HMK m. 361 |
Hapis cezasına dayalı kısıtlamada (TMK m. 407) cezanın infazına başlanmasıyla birlikte kısıtlama kendiliğinden devreye girmez; Cumhuriyet Savcılığı'nın bildirim yapması ve mahkemenin karar vermesi gerekir. Uygulamada bu bildirimin gecikmesi kısıtlamada da gecikmeye yol açabilir.
Emsal Kararlar Işığında Vasi Atanması
Yargıtay içtihadı, vasi atanması davalarında usul güvencelerini ve ispat yükümlülüklerini titizlikle koruyan bir çizgi izlemiştir. Aşağıdaki kararlar bu ilkeleri somutlaştırmaktadır.
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/14586, K. 2013/1475, T. 11.02.2013
Yargıtay bu kararında, akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayalı kısıtlama yapılabilmesi için resmi sağlık kurulu raporunun zorunlu olduğunu vurgulayarak TMK madde 409/2'deki güvenceyi açıkça uygulamıştır. Mahkemenin, kurulun raporunu gözönünde tutarak karar vermeden önce ilgiliyi bizzat dinlemesi gerektiği de hükme bağlanmıştır.
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/911, K. 2013/2273, T. 21.02.2013
Hükümlüye vasi atanması talebiyle açılan bu davada Yargıtay, TMK madde 407 kapsamındaki kısıtlama usulünü irdelemiş; mahkeme kararının kurulması aşamasında izlenecek yöntem ve vasi adayının göreviyle ilgili temel ilkeleri ortaya koymuştur. Karar, özgürlüğü kısıtlayıcı cezaya dayalı hacir davalarında sıkça başvurulan bir referanstır.
18. Hukuk Dairesi, E. 2015/6343, K. 2016/52, T. 11.01.2016
Birden fazla kısıtlı adayının bulunduğu bir davada Yargıtay, mahkemenin her aday için ayrı ayrı değerlendirme yapması gerektiğini saptamıştır. Ayrıca davanın konusuyla ilgisi bulunmayan bir kanun maddesi gerekçe gösterilerek kurulan hüküm bozulmuş; gerekçe-hüküm uyumunun zorunluluğu bir kez daha teyit edilmiştir. Benzer çok-adaylı davalarda bu içtihadı İçtihat Pro'nun Anlamsal arama moduyla hızla bulabilirsiniz.
17. Hukuk Dairesi, E. 2014/23635, K. 2015/527, T. 19.01.2015
Yetki uyuşmazlığına ilişkin bu emsal kararda Yargıtay, vasi atanması davasında yetkili mahkemenin kısıtlı adayının nüfus kayıtlarına göre belirlenmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Salt vasi adayının beyanı veya fiilî yaşam yerinin yetkili mahkemeye esas alınamayacağı açıkça ortaya konmuş; dosya yargı yeri tespiti için Yargıtay'a gönderilmiştir.
18. Hukuk Dairesi, E. 2014/21870, K. 2015/368, T. 15.01.2015
2015 tarihli bu kararında Yargıtay, kısıtlama kararı verilmeden önce mevcut tıbbi belgeler yetersizse kısıtlı adayının Adli Tıp İhtisas Kurulu'na sevk edilerek muayene ettirilmesi gerektiğini, tüm tedavi evraklarının ve hastane dosyasının kurula iletilmesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Bu karar, eksik tıbbi soruşturmaya dayalı kararların bozulacağını tescil etmesi bakımından önemlidir.
14. Ceza Dairesi, E. 2016/7135, K. 2016/7389, T. 27.10.2016
Hafif zihinsel engelli bir bireyin mağdur olduğu ceza davasında Yargıtay, öncelikle mağdurun vesayet altına alınıp alınmadığının ya da velayetin devamına karar verilip verilmediğinin araştırılmasını emretmiştir. TMK madde 335/2'nin uygulanabilirliğinin tespiti, yargılamanın devamı için ön koşul sayılmıştır; bu karar, ceza davaları ile vasi/vesayet statüsünün kesiştiği süreçlere dair kritik bir referanstır.
Sık Yapılan Hatalar
- Özel hastane raporuyla mahkemeye başvurmak: TMK madde 409/2 açık olmakla birlikte uygulamada aileler özel kliniklerin raporunu yeterli sanmaktadır. Mahkeme, resmi sağlık kuruluna sevk yapacaktır; bu aşamayı baştan hazırlamak süreci kısaltır.
- Yanlış mahkemede dava açmak: Kısıtlı adayının nüfusa kayıtlı olduğu yer ile tedavi gördüğü ya da fiilen yaşadığı yer farklıysa hangi mahkemenin yetkili olduğu tartışmalı hâle gelir. Nüfus kaydının öncelikli kriter olduğunu gösteren Yargıtay içtihadı gözetilmelidir.
- İlgili kişiyi duruşmaya getirmemek: Hakim, kısıtlanacak kişiyi bizzat dinlemek zorundadır. Sağlık durumu çok ağır değilse bu zorunluluğun yerine getirilememesi bozma sebebi oluşturur.
- Vasi adayının uygunluğunu belgelememek: Vasi olarak önerilen kişinin sicil kaydı, mali durumu ve kısıtlıyla ilişkisi mahkemece incelenir. Aile içi çatışmalar ya da vasinin borçlu olması sonucu etkileyebilir.
- Malvarlığı listesi sunmamak: Atanan vasinin görevini yerine getirebilmesi ve yıllık hesabı doğru tutabilmesi için kısıtlının tüm mal ve alacaklarının dayanakları ile dosyaya girmesi gerekir.
- Kısıtlama kaldırıldıktan sonra sicil şerhini silmemek: Kısıtlama sebebi ortadan kalktığında mahkeme kararıyla ehliyet geri kazanılır; ancak nüfus müdürlüğüne bildirim yapılmadan şerh silinmez, bu durum üçüncü kişilerle işlemlerde sorun yaratır.
- Temyiz sürelerini kaçırmak: Kısıtlama kararı kısıtlıya tebliğ edildikten sonra iki haftalık istinaf/temyiz süresi işlemeye başlar. Süre aşılırsa karar kesinleşir ve kısıtlama hemen sonuçlar doğurur.
İçtihat Pro ile Emsal Taraması: Dilekçeye Güç Katın
Vasi atanması davaları, görece basit göründükleri hâlde usul hatası nedeniyle bozulan kararların yoğun yaşandığı bir alan olmaya devam etmektedir. Sağlık kurulu raporunun içeriği, Adli Tıp sevkinin zamanlaması, yetkili mahkemenin tespiti, çok-adaylı davalarda ayrıştırma zorunluluğu — her biri farklı bir Yargıtay dairesiyle, farklı bir tarihle kesişen içtihat sorularıdır. Dilekçenize yerleştireceğiniz doğru emsal, hem müvekkilinizin korunmasını güçlendirir hem de mahkemeyi yönlendirir.
İçtihat Pro, 10,8 milyonu aşkın karar arşivinde (Yargıtay 8,75M, Danıştay 755K, İstinaf 451K, Yerel 853K) Klasik, Yapay Zekalı ve Anlamsal olmak üzere üç farklı arama moduyla çalışır. "Kısıtlama — sağlık kurulu raporu zorunluluğu" gibi kavramsal bir sorguyu Anlamsal modda aratmak, tam metne sahip olmadığınız bir ilkeyi de saniyeler içinde gün yüzüne çıkarır. Haziran 2026 itibarıyla yerleşik içtihat platformlarının yıllık 34.200–48.000 TL, yapay zeka odaklı platformların ise 60.000–80.000 TL talep ettiği piyasada İçtihat Pro Pro planı aylık 199 TL'ye (yıllık 2.866 TL KDV dahil) erişim sunar.
Arşive ücretsiz kayıt olabilir, Pro planını deneyebilirsiniz: İçtihat Pro'ya Ücretsiz Kaydolun →
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her davanın koşulları farklıdır; somut durumunuz için avukatınıza danışmanız tavsiye edilir.
Sık Sorulan Sorular
Vasi atanması için mahkemeye kim başvurabilir?
Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesi uyarınca ilgili kişinin kendisi, yakınları ve savcılık kısıtlama davası açabilir ya da mahkemeye bildirimde bulunabilir. Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi, gerekli gördüğünde re'sen de harekete geçebilir.
Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama için resmi rapor şart mı?
Evet, TMK madde 409/2 gereğince akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayalı kısıtlama kararı verilebilmesi için resmi sağlık kurulu raporu zorunludur. Hakim, bu raporu göz önünde bulundurarak kısıtlamaya hükmedebilir; tek hekim raporu ya da özel sağlık kurumu belgesi tek başına yeterli değildir.
Vasi atanması davası ne kadar sürer?
Dava; bilirkişi raporlarının alınması, ilgili kişinin dinlenmesi ve gerektiğinde Adli Tıp sevki gibi aşamaları kapsadığından ortalama 3 ila 12 ay sürebilir. Tıbbi raporların tamamlanması ve kurumlardan evrak getirilmesi süreci belirleyici etkendir.
Kısıtlı kişinin ikametgahı farklı iki şehirde tartışmalıysa hangi mahkeme yetkilidir?
Yargıtay içtihadına göre yetkili mahkeme, kısıtlı adayının nüfus kaydındaki ya da fiilen ikamet ettiği yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Yetki uyuşmazlığı varsa dosya Yargıtay'a gönderilerek yargı yeri belirlenir; vasi adayının beyanı tek başına yetki tespitine esas alınamaz.
Vasi atandıktan sonra kısıtlı hangi işlemleri kendi başına yapabilir?
Kısıtlı, kural olarak hukuki işlem ehliyetinden yoksundur; günlük yaşam giderleri ve kişisel nitelikteki küçük işlemler ile kural olarak kişisel haklar ayrık tutulur. Ancak mülk devri, miras reddi, dava açma gibi önemli işlemler vasinin temsiliyle, bir kısmı ise vesayet makamının ya da denetim makamının onayıyla gerçekleştirilebilir.