Esas No
E. 2012/28117
Karar No
K. 2013/19821
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Ceza Dairesi

E. 2012/28117 K. 2013/19821 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/28117, K. 2013/19821, T. 20.06.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2012/28117
Karar No
2013/19821
Karar Tarihi
20.06.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Ceza Dairesi         2012/28117 E.  ,  2013/19821 K.

"İçtihat Metni"

Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Giresun 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 09/02/2007 gün ve 2006/426 esas, 2007/62 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 06/12/2011 gün ve 2009/17859 esas, 2011/23351 sayılı kararıyla; "2-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA," karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/01/2012 gün ve 2007/175756 sayılı yazısı ile; "Mahkemenin karar tarihinden sonra 5728 sayılı Kanun'un 562. Maddesinin 1. Fıkrasıyla değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5 madde ve fıkrası değişikliği, 08/02/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Somut olay bağlamında 5271 sayılı CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülmüş hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanabilmesi için aşağıda belirtilen koşulların bir arada bulunması gerekmektedir. Buna göre: a-Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olması; ( CMK. 231/5)

b)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

c)Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

d)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

e)Sanığın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı kabul etmesi gerekmektedir. (CMK 231/6) Sanığa ait, dava dosyası arasında bulunan 30/08/2006 düzenleme tarihli ve 2006/2439 sayılı, sabıka kaydının incelenmesinde: birçok suçtan sabıkası bulunan sanığın sabıkasına dayanak oluşturan mahkumiyetlerinin kasten işlemiş suçlardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. ./.. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu Geçici Madde 2 - (1) "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76 ncı Maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır." düzenlemesini içermektedir. 5352 sayılı Kanun'un Geçici Madde 2 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun "Adli Sicildeki Kaydın Çıkartılması " başlığını taşıyan Madde 8 /1-c madde, fıkra ve bendine göre: "Beş yıl veya daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkumiyet halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,[...] Evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olunmadığı takdirde ilgilinin,

Cumhuriyet savcısının veya Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince duruşma yapılmaksızın adli sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verilir. [..]" düzenlemesini içermektedir.

09.02.2007 günü icra edilen duruşmada sanığa doğum ve sabıka kayıtları okunmuştur. Sanık okunan kayıtlara karşı bir diyeceğinin olmadığını söylemiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin 20/01/2011 tarih, 2008/44 Esas ve 2011/21 Karar sayılı kararıyla "[...] C- 5352 sayılı Kanun’un; 1- 12. maddesinin,a- (1) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, b- (2) ve (3) numaralı fıkralarının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 2- Geçici 2. maddesinin, (1) numaralı fıkrasının “Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır.” biçimindeki son cümlesi ve (2) numaralı fıkrasının “… Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için …” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, D- 5352 sayılı Kanun’un; 1- 12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının,2- Geçici 2. maddesinin, (1) numaralı fıkrasının “Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır.” biçimindeki son cümlesi ve (2) numaralı fıkrasının “… Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için …” bölümünün, iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKÜMLERİNİN, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, [...]" karar verilmiştir.

Sanığın yukarıda sözü edilen sabıka kaydının incelenmesinde: 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8/1 maddesinde öngörülen; "Evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkûm olunmadığı takdirde ilgilinin,

Cumhuriyet savcısının veya Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince duruşma yapılmaksızın adli sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verilir." düzenlemesinde öngörülmüş sabıka kaydının silinmesi koşulunun, sanık lehine gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

Sanığın temyiz itirazları çerçevesinde Başsavcılığımızca yapılan inceleme sürecinde, sanığın sabıka kaydı incelenmiş, kayıtların silinme koşulunun oluşmadığı, bir başka ifadeyle, sanık lehine hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlenmenin uygulanmasında olmazsa olmaz koşullardan olan (conditio sine qua non) “ “ a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,” CMK 231/-a madde, fıkra ve bendinde öngörülmüş bu koşulun gerçekleşmemiş olduğu değerledirilerek, kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. ./.. -3-

Mahkûmiyet hükmünün CMK’nın 231/5 madde ve fıkrası bağlamında bozma konusu yapılabilmesi, sanığın kasten işlemiş bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması, kasten işlemiş olduğu suçtan bir mahkûmiyetinin bulunması durumunda da bu mahkûmiyetinin Adli Sicil Kanunu çerçevesinde silinme koşulunun gerçekleşmiş olduğunun açıkça anlaşılması halinde mümkündür.

Dava dosya içeriğinden sanığın kasten işlemiş olduğu suçlar nedeniyle mahkûmiyetlerinin bir yansıması olarak oluşturulmuş sabıka kayıtlarının silinme koşullarının gerçekleşmediğinin açıkça anlaşıldığı durumlarda , temyiz başvurusunun kararın esasına girilerek değerlendirilmesi gerekirken, kararın yalnızca bu nedenle bozma konusu yapılması yasal düzenlemeye aykırılık oluşturmaktadır.

Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06/12/2011 Tarih ve 2009/17859- 2011/23351 Esas ve Karar sayılı ilamının 2. maddesinde yer verilen bozma gerekçesinin CMK’nın 231/5, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesine aykırılık teşkil ettiği kanaatine ulaşılmakla, Yüksek Daire kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 308/1 madde ve fıkrasından kaynaklanan yetki çerçevesinde itiraz yasa yoluna başvurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 06/12/2011 gün ve 2009/17859 Esas, 2011/23351 Karar sayılı bozma kararının 2. maddesinin KALDIRILMASINA, gereği için dava dosyasının Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dosyanın incelenmesinde, sanığın suç tarihinden öncesine ve sonrasına ait kasıtlı suçlardan mahkumiyet kararlarının bulunduğu anlaşıldığından, Dairemizce tehdit suçundan verilen 06/12/2011 gün ve 2009/17859 esas, 2011/23351 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

Giresun 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 09/02/2007 gün ve 2006/426 esas, 2007/62 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;

Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından sanık ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE tehdit suçundan kurulan HÜKMÜN ONANMASINA, Dairemizin önceki kararında yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog