9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/12033 E. , 2023/8654 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmında tefhimle başlayan 15 günlük temyiz süresi içinde süre tutum dilekçesi verdikten sonra kararın tebliğiyle birlikte bir haftalık süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesinin verilmesi gerektiğine ilişkin ihtarat bulunmadığından sanık müdafiinin bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra vermiş olduğu gerekçeli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilerek gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/29 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında:
a)Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2022/1656 Esas, 2023/1020 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamında sanığın yoğun mesai altında haftasonu dahil çalıştığını ve bu durumdan kaynaklı cinsel iktidarsızlık yaşadığını beyan ettiğine, 05.04.2022 tarihli duruşmada ifadesi alınan tanık ...'in '' Kardeşim geç saatlere kadar çalışmakta, işten eve yorgun argın 23:30-24:00 arasında ancak varmaktadır.' diyerek geç saatlere kadar çalıştığını belirttiğine, e-devlet ve e-Nabız üzerinden temin ederek dosyaya sundukları sağlık raporları incelendiğinde bahsedilen dönemlerde sanığın sağlık problemleri yaşadığının aşikar olduğuna, sanığın özel hayatını bu denli ayaklarının altına almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanık ...'nin beyanlarının sanık lehine olduğuna, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, mağdurun (1+1) bir evde gerçekleştiğini iddia ettiği eylemler sırasında canının çok yandığını söyleyen bir çocuğun ses çıkartmaması, bağırmaması, ağlamaması veya bir tepki göstermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanık hakkında iyi hal indirimi yapılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Mağdurun iddialarının zamanının belli olmadığına, hatalı ve eksik delil taktir edildiğine, mağdurun psikolojik sorunları olduğuna, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, cinsel istismar suçunun ispatlanamadığına, mağdur anlatımının raporla çeliştiğine, mağdur beyanın sanık beyanına üstün tutulmaması gerektiğine, Mahkeme gerekçesinin tam olması gerektiğine, gerekçenin dosya içeriği ile çeliştiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdur beyanından başkaca delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurun Çocuk İzlem Merkezinde alınan ifadesinde, eniştesinin kendisini odada, çocukları salondayken pipisini ve totosunu ellediğini, pipisinin totosunun deliğine bastırdığını, bazen "beni öp" dediğini, pipisini ağzına almasını söylediğini ama yapmadığını, on dakika sürdüğünü, ondan sonra eniştesinin "Kimseye bu olayı söyleme" dediğini, zaten söyleme dediğinde taciz olduğunu anladığını, eniştesinin adının ... olduğunu, 41 yaşında olduğunu bildiğini, ...'un kendisini yatak odasına çağırdığını, yatak odasında pipisini ve poposunu ellediğini, elini kıyafetinin içine sokarak ellediğini, bazen alt kıyafetlerini tamamen indirip ellediğini, ...'un kıyafetlerini çıkardığını da gördüğünü, iç çamaşırını çıkarmadığını, bir seferinde pipisini çıkardığını gördüğünü, pipisini elleyince acıdığını, ...'un pipisiyle totosunun deliğine bastırınca çok acıdığını, bu olayın biraz olduğunu, bunları yaptıktan sonra da sessizce bunları kimseye söyleme dediğini, bu olayın en son ne zaman olduğunu hatırlamadığını, ikinci sınıfta başladığını, hareketlerinin ilerlemeye başladığını, üçüncü sınıftayken de yaptığını, bu yıl eylül ayında üçüncü sınıfa başladığını, kasım ayındaki bir haftalık tatilden sonra da olduğunu, bunun en son olay olduğunu tam tarihini hatırlamadığını, kendisinin poposunun deliğinin acıdığını, ...'un pipisinin yarısının poposunun deliğine girdiğini, çok bastırdığını canının acıdığını, bu şekilde girmelerinin bir kere olmadığını, çok olduğunu, birden fazla kez olduğunu belirttiği, mağdurun kovuşturma aşamasında alınan beyanında sanığın eyleminin sürtünme şeklinde gerçekleştiğini ifade ettiği, 30.11.2021 tarihli mağdur raporuna göre; mağdurun anal muayenesinde herhangi bir travmatik lezyona rastlanmadığını belirtildiği, şikâyetçinin alınan beyanında oğlunun kendisine olayı anlatması ile öğrendiğini, son olarak 26.11.2021 tarihinde söz konusu eylemi gerçekleştirdiğini, sanığın eylemlerinin iki yıl kadar ara ara sürdüğünü ifade ettiğini, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanında suçlamaları kabul etmediğini, iktidarsızlık sorunu olduğunu beyan etmesine rağmen 9 yıllık eşinin böyle bir sorunun olmadığını ifade ettiği, tanıkların dinlendiği, DNA raporu alındığı, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet kararı verildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açıldığı sanığın iddiaları doğrultusunda aldırılan Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 08.05.2023 tarihli raporunda sanığın cinsel ilişkiye girmesine engel olacak ruhsal anatomik ve fizyolojik patoloji tespit edilemediğinin anlaşıldığı ve diğer deliler ile birlikte değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği, yerinde ve yeterli gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2022/1656 Esas, 2023/1020 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.